YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15000
KARAR NO : 2023/2116
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Beraat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2009 tarihli ve 2007/88 Esas, 2009/924 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 11 ay 26 gün
hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 26.11.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2. Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2018 tarihli ve 2015/346 Esas, 2018/544 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile suça sürüklenen çocuk hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 11 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.05.2019 tarihli ve 2019/166 Esas, 2019/1144 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının (aleyhe) ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca hükmün “Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gereği” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2019 tarihli ve 2019/331 Esas, 2019/695 Karar sayılı kararıyla, suça sürüklenen çocuk hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan açılan kamu davasında eylemin, 5237 sayılı Kanun’un 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (e) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçuna dönüşme ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.
5. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2020 tarihli ve 2019/522 Esas, 2020/97 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2021/1201 Esas, 2022/609 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının (aleyhe) ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.12.2022 tarihli ve 2022/1-106735 sayılı sanığın mağduru kasten yaktığının kabulünün gerektiğinden bahisle bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, suça sürüklenen çocuğun, eylemine uyan neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Resmî nüfus kayıt örneğine göre 01.12.1991 doğumlu olup suç tarihi olan 21.12.2006 tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunduğu belirlenen suça sürüklenen çocuğun, olay günü sigarasını yakmak için kullandığı kibriti önceden tanımadığı aralarında husumet bulunmayan yanından geçmekte olan 11 yaşındaki mağdura doğru attığı, mağdurun bu olaydan kısa süre önce üzerine kazaen benzin dökülmüş olması nedeniyle kıyafetlerinin … alması neticesinde Adlî Tıp Kurumu … Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 18.09.2008 tarihli adlî muayene raporuna göre; “Sağ kulak arkası, göbek çevresi, sol lomber, her iki gluteal bölge alt yarası, sol uyluk orta dış kadranda toplam % 24,5 2-3. derece … yanık alanı mevcut, 23.12.2006 de Amilaz-140 olduğu, hastamız yanık yoğun bakımda 38 gün kaldığı, yapılan muayenesinde batın sol kadranda ve göbek etrafinda, sol uyluk ve bacağın tamamında, sağ bacakta, yüzde sağ kulak altından başlayıp tüm mandibula arkusuna uzanan 10×5 cm.’lik eski yanık skarı olduğu, yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu, yüzde sabit iz niteliğinde olduğu,” şeklinde yaralandığı anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk ile mağdur arasında önceye dayalı husumet bulunmaması, suça sürüklenen çocuğun mağdurun üzerine benzin döküldüğü anı dahi görmediğinin mağdur ve tanık …’nin anlatımları ile sabit olduğu, suça sürüklenen çocuğun aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği ancak İlk Derece Mahkemesince alınan 18.10.2007 tarihli savunmasında mağdurun üzerinden benzin kokusu geldiğine ilişkin savunmada bulunduğu anlaşılmakla suça sürüklenen çocuğun eyleminin olası kast ile yaralama suçunu oluşturduğu belirlenmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve ikinci fıkrasının ilgili bölümüne göre;
“(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
(d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl,
Geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada …; on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.”
4. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası; “Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” şeklinde düzenlemeye haizdir.
5. Suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasına konu suçun, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fırkasının (c) ve (d) bentleri kapsamında bulunduğu ve 10 yıl olağan, 15 yıl olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu tespit edilmiştir.
6. Bu açıklamalar ışığında dava zamanaşımı incelendiğinde; suça sürüklenen çocuğun atılı suçu 21.12.2006 tarihinde işlediği, 02.11.2009 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 26.11.2009 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun 13.01.2011 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca zamanaşımının 26.11.2009 ilâ 13.01.2011 tarihleri arasında 1 yıl 1 ay 17 gün süreyle durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 13.01.2011 tarihinden itibaren yeniden işlediği anlaşılmakla; suç tarihi olan 21.12.2006 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde temyiz inceleme tarihine kadar 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin 08.02.2023 tarihinde gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle BAM Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2021/1201 Esas, 2022/609 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.