YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12662
KARAR NO : 2008/16957
KARAR TARİHİ : 01.12.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, 25.08.2006 tarihli dava dilekçesi ile yörede 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince orman kadastrosu yapıldığını ve 26.07.2006 – 25.08.2006 tarihleri arasında ilan edildiğini; çekişmeli İmamlar Köyü 283 ada 1 ve 283 ada 3 parsel sayılı taşınmazların orman sınırları dışında bırakıldığının, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu ve orman vasfı ile Hazine adına tescili talebi ile dava açmıştır. Genel arazi kadastrosu sırasında İmamlar Köyü 283 ada 1 ve 283 ada 3 parsel sayılı sırasıyla 3074,63 m2 ve 1843,28 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davalı adına tespit edilmiş ve tutanaklar kesinleştirilerek tapuya tescil ediliştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 283 ada 3 numaralı parselin orman vasfı ile Hazine adına, 283 ada 1 numaralı parselin tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … Yönetimi tarafından 283 ada 1 numaralı parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi gereğince yapılan ve dava tarihi itibariyle kesinleşmeyen orman kadastrosunun bulunduğu ve orman kadastro çalışmalarının … Köyünde 18.05.2006 – 19.06.2006 tarihleri arasında ilan edildiği, bu davanın 15.06.2006 tarihinde askı ilan süresi içinde açıldığı anlaşılmaktadır. Çekişmeli taşınmaz bu işlem sırasında orman sınırları dışında bırakılmıştır. Orman Yönetimi 30 günlük yasal süre içinde orman kadastrosuna itiraz davası açtığına göre kadastro komisyonunca 283 ada 1 ve 3 numaralı parsellerin kadastro tutanakları davalı olduğu bildirilerek 3402 Sayılı Yasanın 26, 27, 28, 29 ve 30. madde hükümlerine göre … hanesi boş bırakılarak Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerekirken taşınmazlar davalı adına tespit edilmiş ve tutanaklar ilana çıkartılarak kesinleştirilmiştir. Ancak, taşınmazlar davalı olduğundan kadastro komisyonunca yapılan bu işlem yok hükmündedir .
İncelenen dosya kapsamından davacı … Yönetiminin çekişmeli parsellerle birlikte dava dilekçesine ekli krokide gösterilen 283 ada 2, 4, 5, 6, 7, 8, 281 ada 1 ve 282 ada 1, 2, 3 ve 4 numaralı parsellere yönelik olarakta orman kadastrosuna itiraz ettiği; aynı gün temyiz incelemesi yapılan mahkemenin 2006/124-2008/422 sayılı dosyası ile 282 ada 3; 2006/122-2008/421 sayılı dosyasında 281 ada 1 ve 282 ada 1 numaralı parsellerin davalı olduğu ve 282 ada 1 numaralı parselinde orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği ve bu parsele yönelik hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
-2-
2008/12662 – 16957
Orman Yönetimi tarafından dava konusu edilen 283 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 281 ada 1 ve 282 ada 1, 2, 3 ve 4 numaralı parseller bir bütün olarak değerlendirildiğinde etrafları 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosu sırasında orman olarak sınırlandırılan (eylemli orman alanı) ile çevrili orman içi açıklık niteliğindedir.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
-3-
2008/12662 – 16957
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacı … Yönetiminin davasının kabulü gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 01/12/2008 günü oybirliği ile karar verildi.