Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/546 E. 2009/4070 K. 11.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/546
KARAR NO : 2009/4070
KARAR TARİHİ : 11.03.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı … davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 627 parsel sayılı 3.399,70 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak çekişmeli taşınmazın adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne yönelik verilen kararın davacı … Yönetimi tarafından temyizi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08.12.2005 gün 2005/10114 – 14990 sayılı bozma kararında özetle “Hükme dayanak yapılan orman raporunun yetersiz olduğu, diğer taraftan orman niteliği ile Hazine adına tespit edilen taşınmazlara yönelik açılacak tesbite itiraz davalarında Hazinenin yasal hasım olduğu, pasif husumetin dava şartlarından olup mahkemece istek olmaksızın resen gözetilmesi gerektiğinden Hazinenin davaya katılımı sağlanarak husumetin yaygınlaştırılması, yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri eşitlenerek zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 6 yada 7 orman sınır noktasını gösterecek şekilde çekişmeli taşınmazın tahdit haritasına göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespit edilmesi halinde bu kez 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde düzenlenen zilyetlik ve imar ihya yoluyla taşınmaz edinme koşullarının araştırılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulup Hazinenin davaya katılımı sağlandıktan sonra usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen krokili raporda (B) ile işaretlenen 1.202,96 m2 yüzölçümlü bölümünün tarla niteliği ile … adına, (A) ve (C) ile işaretlenen sırasıyla 721,39 m2-1.475,35 m2 yüzölçümlü kesimlerinin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve dahili davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 28.03.1979 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasının 2.madde uygulaması, daha sonra 20.06.1990 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazları çekişmeli taşınmazın bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen krokili raporda (B) ile işaretlenen 1.202,96 m2 yüzölçümlü bölümüne yönelik olup mahkemece bu yer hakkında verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar davacının çekişmeli taşınmazı 1975 yılından bu yana piknik alanı olarak kullandığını açıklamışlardır. Taşınmazı piknik alanı olarak kullanmak 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddeleri anlamında ekonomik amacına uygun zilyetlik ve imar ihya olarak kabul edilemez. Bu durumda temyize konu yer üzerinde davacının 1975 yılından kadastro tespit tarihi olan 2004 yılına kadar 20 yıl süreyle ekonomik amacına uygun zilyetliği bulunmadığından davacı tarafından açılan davanın tamamen reddi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabul yönünde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … Yönetimi ve dahili davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 11.03.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.