Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/14593 E. 2009/14640 K. 13.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14593
KARAR NO : 2009/14640
KARAR TARİHİ : 13.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve orman iddiasına dayalı tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davaya konu … KÖYÜ, TİREKİ KRANI MEVKİİ’nde 27.02.1986 tarih 54 sırasında tapuda kayıtlı taşınmazına … Kerimesi Gülizar hududu tarafından davalının haksız olarak el attığını ve taşınmazdan yararlanmasına engel olduğunu ileri sürerek el atmanın önlenmesi istemiyle dava açmıştır
Mahkemece 29.12.1992 … ve l988/247 – 1992/310 sayılı kararı ile “Davacıya ait 27.02.1986 tarih 54 sırasında tapuda kayıtlı taşınmaza, davalının el attığı ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş,hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 21.06.1993 … ve 247-310 sayılı bozma kararı ile “Mahallinde iki kez keşif yapıldığı, bilirkişilerin tapu sınırlarını tam olarak gösteremedikleri, uzman bilirkişilerin rapor ve krokisinden keşfi tam olarak izlemeye olanak bulunmadığı nedeniyle, öncelikle tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının ilk tesisindeki sınırlar ile, tedavüldeki kayıtlarında değişiklik bulunduğundan, bunların sebebinin sorulup araştırılması, özellikle davalı tapusunun davacının dayandığı tapuyu sınır göstermesine karşın, davacı tapusunun davalı tapusunu sınır göstermemesi nedeninin üzerinde durulması, sınırların tam olarak kapanmadığı, açık yönler kaldığı takdirde tapuya, miktarıyla kapsam tayin edilmesi, son keşifte dinlenen uzman bilirkişi krokisinde, davacının çekişmesiz olarak elinde bulundurduğu yerin orman gösterildiği, bunun da dikkate alınarak orman araştırması yapılması, çekişmenin ortak sınırdan kaynaklanıp, kaynaklanmadığının saptanması, uzman bilirkişiden uygulamayı tam olarak yansıtan ve infazı sağlayan rapor ve kroki alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine” değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, davaya dahil edilen Orman Yönetimi 18/4/2003 ve 22/4/2003 tarihli dilekçeleri 25/4/2003 tarihinde harçlandırarak ile de davalının el atmasının önlenmesi ile çekişmeli taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Mahkemece davacılar tarafından takip edilmeyen işbu dava dosyasının H.Y.U.Y.’nın 409/5. Maddesi gereği İŞLEMDEN KALDIRILMIŞ SAYILMASINA, katılan davacı yönünden davanın KABULÜNE; … Köyü Tiraki Kıranı mevkiinde Şubat 1986 tarih 54 nolu taşınmazın TAPU KAYDININ İPTALİ ile taşınmazın ORMAN NİTELİĞİ İLE HAZİNE ADINA TAPUYA TESCİLİNE karar verilmiş, hüküm davacılar … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, elatmanın önlenmesi ve orman iddiasına dayalı tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır
Dairenin 17/03/2009 tarihli iade kararı gereğince yerel mahkemece yapılan araştırma sonucu, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 2008 yılında 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre genel arazi ve orman kadastrosunun birlikte yapıldığı ve davaya konu yer hakkında 126 ada 22, 23, 24 ve 47, 132 ada 7 ve 8, 134 ada 3 ve 4 parsel numarası ile kadastro tespit tutanaklarının düzenlendiği ve kadastro tespitinin 31/12/2008 – 28/01/2009 tarihleri arasında ilan edildiği anlaşılmaktadır.
3402 Sayılı Kadastro Kanununun 27. maddesinde, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastroyla ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında, o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte, bu mahkemelerin görevinin sona ereceği ve dava dosyasının resen mahkemesine devir olunacağı hükme bağlanmıştır. Eldeki dava hakkında verilen karar henüz kesinleşmediğinden, çekişmeli taşınmazın içinde bulunduğu126 ada 22, 23, 24 ve 47, 132 ada 7 ve 8, 134 ada 3 ve 4 parsel sayılı parsellerin tutanaklarının kesinleşmeyeceğine, davaya bakmakta genel mahkemelerin görevinin sona ereceğine göre, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 26 ve 27. maddesi uyarınca uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle, dava dosyasının görevli TİREBOLU Kadastro Mahkemesine gönderilmesi, kadastro mahkemesince tespit malikleri davada taraf değil ise, usulünce davaya dahil edilip taraf oluşturulduktan sonra, gerçek hak sahipleri adına sicil oluşturulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar … ve arkadaşlarının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 13/10/2009 günü oybirliği ile karar verildi.