Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/24547 E. 2023/2276 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/24547
KARAR NO : 2023/2276
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret – Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; 31.05.2011 tarihinde müvekkilinin kullandığı motosiklet ile davalıya sigortalı aracın yaptığı kaza neticesinde davacının yaralandığını, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor ile belirleneceğini, söz konusu kazada davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağında her ne kadar davacının kusurlu olduğu belirtilmiş ise de bunu kabul etmediklerini, kusur oranının tespiti bakımından rapor alınmasını talep ettiklerini, fazlaya ilişkin dava hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı, cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, sorgulama tutanağında davacının şikâyetçi olmadığını, karşı tarafla anlaştığını beyan ettiğini, hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, söz konusu kazada davacının kusurlu olduğunu, maluliyetin varlığının ispatlanması gerektiğini, geçici iş göremezlik taleplerinin teminat kapsamında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazaya karışan araçların kusur durumlarının tespiti maksadı ile Adli Tıp Kurumundan alınan raporda davacınn %100 oranında kusurlu olduğu belirlendiğinden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ana yolda seyir eden davacı sürücünün ilk geçiş hakkına sahip iken bu hakka riayet etmeyerek kazaya sebep olan sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu halde, aksi yönde değerlendirme yapan ve denetime müsait olmayan kusur raporuna dayanılarak davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleri ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli ve 2019/972 Esas, 2021/1454 Karar sayılı kararıyla; Kazaya ilişkin olarak, kaza tespit tutanağındaki tespit ve değerlendirmeler, kazaya karışan sürücülerin kendi beyanları, davacı idaresindeki motosikletin, sigortalı araca çarpma noktası ile araçların kavşaktaki çarpışma noktaları ve sair tüm deliller gözetildiğinde; kazanın davacı tarafın kusuru ile meydana geldiği, sigortalı araç sürücüsüne atfedilebilecek kusur bulunmadığı, oluş itibari ile mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporundaki kusur değerlendirmesi ve kusur oranının oluşa, usul ve yasaya uygun olduğu görülmüş, istinaf eden davacı vekilinin kusura yönelik istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının sigortalısının kusurunun bulunduğunu, denetime elverişli bulunmayan rapora dayalı karar verildiği, itirazlarının dikkate alınmadığı, tali yoldan gelen davalı sigortacının, ana yoldan gelen davacıya ilk geçiş hakkını vermeyerek kazaya sebebiyet verdiğini, davacıya isnat edilen kusurun hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğu gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 31.05.2011 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün maddi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; Adli Tıp Kurumu tarafından kusur oranlarının belirlenmesine ilişkin tanzim edilen raporda, 31.05.2011 tarihli kazada davacının %100 oranında kusurlu olduğunun beyan edilmesine göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.