YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5727
KARAR NO : 2023/2677
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Suruç Cumhuriyet Başsavcılığının 23.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, kasten yaralama suçundan ise aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Suruç 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, kasten yaralama suçundan ise, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca erteli 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin beyanlarından sonradan dönen müştekinin sıcağı sıcağına verdiği kolluk ifadesinde eşi olan sanığın kendisini iki gün boyunca odaya hapsettiğini beyan ettiğinden atılı suçun unsurlarının oluştuğuna, mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, kasten yaralama suçundan ise temel ceza tayin edildikten sonra 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinin uygulanmamasına ilişkindir.
2. Sanığın temyiz sebepleri ise, lehe hükümlerin uygulanmaması nedeniyle mağdur olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın resmi nikahlı eşi olan müştekiyi, sopayla darp ettikten sonra oturma odasına kilitleyerek iki gün boyunca aç ve susuz bıraktığı iddiasına ilişkindir.
2. Görevlilerce düzenlenen adli raporda, müştekinin sağ el bileğinde eski fraktür, sol ön kolunda morluk, sağ kaş üzerinde eski sıyrık ve sırtında eski diş izleri bulunan müştekinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı ve hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtilmiştir.
3. Müşteki kovuşturma aşaması ve soruşturma aşamasındaki 25.08.2015 tarihli kolluk beyanlarında kızgınlıkla ve sinirle verdiği beyanlarının doğru olmadığını belirtmiş ise de, 15.08.2015 tarihinde sıcağı sıcağına alınan kolluk beyanlarında, eşinin kendisini sopayla darp ettikten sonra oturma odasına kilitleyerek iki gün boyunca aç ve susuz bıraktığını, iki gün sonra kapıyı açarak tekrar darp ettiğini, eşinin evden ayrılması üzerine evden çıkıp polis merkezi’ne geldiğini beyan etmiştir.
4. Sanık suçlamayı kabul etmemiştir.
III. GEREKÇE
1. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yönelik temyiz incelemesinde;
Olaylar ve olgular bölümünde bahsedilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın resmi nikahlı eşi olan müştekiyi, sopayla darp ettikten sonra oturma odasına kilitleyerek iki gün boyunca aç ve susuz bıraktığı, iki gün sonra kapıyı açarak tekrar basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ve hayati tehlikesi bulunmayacak şekilde darp ettiği, evden ayrılması üzerine müştekinin evden çıkıp polis merkezi’ne giderek şikayetçi olduğu anlaşılan olayda, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi yerine delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek beraatine hükmedilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
2. Kasten yaralama suçuna yönelik temyiz incelemesinde ise;
a. Sanığın resmi nikahlı eşi olan müştekiyi, sopayla darp ettikten sonra oturma odasına kilitleyerek iki gün boyunca aç ve susuz bıraktığı, iki gün sonra kapıyı açarak tekrar basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ve hayati tehlikesi bulunmayacak şekilde darp etmesi ve doktor raporundan da anlaşılacağı üzere benzer eylemlerini daha önce de gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, insan onuruyla bağdaşmayacak şekilde odaya kilitleyerek iki gün boyunca aç ve susuz bırakması gibi eylemlerin 5237 sayılı Kanun’un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenen eziyet suçunu oluşturacağı gözetilmeden suçun vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında hukuka aykırılık görülmüştür.
b. Kabul ve uygulamaya göre de; Kasten yaralama eylemine ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tayin edilen temel cezada, aynı Kanun’un üçüncü fıkrasının (a ve e) bentleri uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsiz bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan 1 ve 2 numaralı nedenlerle Suruç 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde karar verildi.