Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/15960 E. 2009/15768 K. 27.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15960
KARAR NO : 2009/15768
KARAR TARİHİ : 27.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … 01.01.2006 tarihli dilekçesiyle sınırlarını bildirdiği, … Beldesinde bulunan taşınmazı 30 yıl önce imar ihya edilerek … alanı olarak kullanıldığını, orman ile ilgisinin olmadığını, yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu, adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılmış taşınmazın, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medeni Yasanın 713 maddesi gereğince tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında yapılıp, ekip çalışmaları 23.4.1977, komisyonun itirazların incelenmesine ilişkin çalışmaları da 13.4.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında; çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışındaki orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirilmişse de, taşınmazın orman sınır hattına irtibatlı krokisi çizilmeyip, orman kadastro haritasında denetime olanak tanımayacak biçimde X ile gösterilmesi, eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile amenajmanda ne şekilde nitelendirildiğinin saptanmaması, genel kadastroda niçin tapulama dışı bırakıldığının yöntemince araştırılmaması, taşınmazın ne zaman imar ihya edildiği, zilyetliği ne zaman başladığı ve kimin tarafından ne şekilde zilyet edildiği, zilyetlik şeklinin taşınmazın ekonomik amacına uygun olup olmadığı yönündeki yerel bilirkişi ve tanık beyanları soyut olması nedeniyle, yapılan inceleme, keşif ve bilirkişi raporları yetersizse de,
Getirtilen tapu kayıtlarına göre, 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan imar ve parselasyonda, dava edilen taşınmazın, kısmen 245 ada 4, 244 ada 7 ve 9 sayılı parsellerin çap krokisi sınırları içinde kaldığı, bu parsellerin tapuda … Bürge adına kayıtlı olduğu, tapuda kayıtlı taşınmazın Medeni Yasanın 713. Maddesi gereğince tapuya tescili istenemeyeceği gibi, dava edilen taşınmazın tapudaki maliki aleyhine de dava açılması gerekirken, … … Bürge aleyhine dava açılmaması nedeniyle taraf teşkili sağlanmamıştır. Davanın genişletilmesi yasağı nedeniyle davanın … Bürgeye yaygınlaştırılaması olanağı da bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının rediyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine, 27/10/2009 günü oybirliği ile karar verildi.