Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/10465 E. 2009/15373 K. 20.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10465
KARAR NO : 2009/15373
KARAR TARİHİ : 20.10.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki “KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ” davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda … ve sayılı yazılı hükmün; Dairemizin “23/09/2008 ” … ve “2008/9228-11702” sayılı ilamıyla “DÜZELTİLEREK ONANMASINA ” karar verilmiş, süresi içinde “DAVACI … MİRASÇISI … … VEKİLİ” ile “KARAR DÜZELTME İSTEMİNE KATILMA YOLUYLA … … MİRASÇILARI DURDU … VE ARKADAŞLARI VEKİLİ” tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

KARAR

Mavikent Kasabasında 1994 yılında yapılan arazi kadastrosundadavaya konu 101 ada 266, 267 ve 268 parsel sayılı taşınmazlar mülkiyeti davalı olduğundan … haneleri açık olarak tespit edilmiş, 101 ada 466 parsel sayılı taşınmaz ise 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yer olduğundan beyanlar hanesinde zilyedinin … … olduğu gösterilerek Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacılar … …, kadastro mahkemesinin 1988/262, … … kadastro mahkemesinin 1988/260 sayılı esasında, Mavikent Kasabasında 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik hükümlerine göre yapılan ve 07/07/1988 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sırasında bir kısım taşınmazlarının orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğu iddiasıyla 6 aylık sürede orman kadastrosunun iptali istemiyle dava açmışlar, yargılama sırasında dava konusu yerlere 01 ada 266, 267 ve 268 parsel numarası ile kadastro tespit tutanağı düzenlenmekle, davaya aynı zamanda kadastro tespitine itiraz davası olarak devam oluinmuş,diğer yandan … … …, davacı … adına, …, … ve … …’ya husumet yönelterek, Kadastro Mahkemesinin 1996/193 E. Numarasında Mavikent Kasabası 101 ada 266, 267, 268, 363 ve 466 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitine itiraz etmiştir.Kadastro Mahkemesinin 15/01/1999 … 1999/193/1 sayılı kararı ile 101 ada 466 parsel hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine, 101 ada 266 ve 267 parsel hakkındaki davanın Kadastro Mahkemesinin 1988/262 sayılı davası,yine 268 parsel hakkındaki davanın Kadastro Mahkemesinin 1988/260 sayılı davası, 101 ada 363 parsel hakkındaki davanın da Kadastro Mahkemesinin 1996/95 sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiş, karar davalı gerçek kişiler ile davacı … adına dava açan … … … adına tebliğ edilip 09/03/1999 tarihinde kesinleşmiştir. Davaya konu 101 ada 266, 267 ve 268 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki orman ve arazi kadastrosuna itiraza ilişkin davalar önce 101 ada 1 parsel içinde kaldığı zannedilerek 1988/ 243 ile 250 sayılı dosyalar ile birleştirilmiş ise de, bu davaların anılan parsel ile ilgili olmadığı anlaşılmakla tefrik edildikten sonra, en son 2004/8 sayılı esasa kaydedilen dosyada birleştirilmiştir. Mahkemece davanın reddine, 101 ada 266, 267 ve 268 sayılı parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … … mirasçıları, … … mirasçıları ve … oğlu … … mirasçıları tarafından temyiz edilmekle, Dairemizin “24/10/2007” … ve “2007/7613-12789” sayılı ilamıyla “Davacıların 101 ada 266, 267 ve 268 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile, eski tarihli resmi belgelerin uzman bilirkişi tarafından yerine uygulanması sonucu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu ve kısmen de üzerlerinde bulunan çok yaşlı … ağaçları nedeniyle eylemli orman niteliğinde bulunduğu belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığına göre bu parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına, … … mirasçılarının çekişmeli 466 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulüne; 466 sayılı parsel hakkında … adına … … …, …, … ve … … aleyhine Kadastro Mahkemesinin 1996/193 E. numarasında kayıtlı kadastro tespitine itiraz davası açmışsa da mahkemece … … …’ın …’ın damadı olduğu ve onun adına dava açıp takip etme yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet nedeniyle reddine, tesbit gibi tesciline karar verildiği, 466 sayılı parselin kadastro tesbitinin 2/B madde uygulaması nedeni ve 412 m2 yüzölçümüyle Hazine adına yapıldığı, beyanlar hanesinde … … kullanımında olduğu konusunda şerh verildiği,ancak 466 sayılı parselin, orman tahdidine itiraz davasının da konusu olduğu halde, 466 sayılı parsel hakkında karar verilmediği anlaşılmakla, 466 sayılı parselin eldeki orman tahdidine itiraz davasının konusu olduğu göz önünde bulundurularak bu parsel hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün 466 sayılı parsel yönünden BOZULMASINA” karar verilmiş, DAVACI … … MİRASÇILARI DURDU … VE ARK. VEKİLİ” tarafından süresi içinde kararın düzeltilmesi istenilmesi üzerine, Dairemizin “27/05/2008” … ve “2008/4517-7803” sayılı ilamıyla karar düzeltme istemleri reddedilmiş,daha sonra “… MİRASÇISI … … vekili tarafından …’ın 09/10/2001 tarihinde öldüğü, ancak kendilerinin davadan … haberleri olduğu, kararın kendilerine tebliği edilip temyiz … tanınmamasının doğru olmadığı ileri sürülerek, yerel mahkeme kararı duruşma istemli olarak temyiz edilmekle, … MİRASÇISI … … vekilinin temyiz itirazlarının incelenerek, … adına … … …’ın, …, … ve … … aleyhine açtığı Kadastro Mahkemesinde açtığı kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonucu, Kadastro Mahkemesinin 1996/193-1999/1sayılı kararı ile 466 parselin tespit gibi tesciline karar verildiği, oysa …’ın 3402 Sayılı Yasanın 31. madde çerçevesinde usule uygun vekaletname ile açılmış davasının bulunmadığı gibi, yine 466 sayılı parselin aynı zamanda … …’nın kadastro mahkemesinin 1988/262, yine … …’nın Kadastro Mahkemesinin 1988/260 sayılı esasında, orman kadastrosunun iptali istemiyle açtıkları davasının konusu olduğu dahi gözetildiğinde, … adına … … …’ın açtığı davada, Kadastro Mahkemesince 1996/193-1999/1sayılı karar ile 466 parsel hakkında verilen tescil kararının, kadastro tespit tutanağını kesinleştirmeyeceğinden, …’ın 3402 Sayılı Yasanın 31. madde çerçevesinde usule uygun vekaletname ile açılmış davası bulunmadığından … MİRASÇISI … … VEKİLİ’nin esasa ilişkin temyiz itirazlarının reddine,ancak, yerel mahkemece, …’ın usule uygun açılmış davası bulunmadığından,yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasındaki …’ın yargılama giderleri harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına ilişkin bölümlerin çıkarılmak suretiyle düzeltilerek ONANMASINA karar verilmiş olup, bu kez DAVACI … MİRASÇISI … … VEKİLİ ” ile “KARAR DÜZELTME İSTEMİNE KATILMA YOLUYLA … … MİRASÇILARI DURDU … VE ARKADAŞLARI VEKİLİ” tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.

… MİRASÇISI … … vekilinin temyiz istemi üzerine daireye gelen dava dosyasında tutulan tutanağa göre, temyiz duruşması için gereken tebligat pulunun dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, davacının duruşma isteminin tebligat gideri eksik olduğundan HUMY 438/I maddesi uyarınca reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gibi, … adına … … …’ın, …, … ve … … aleyhine , Kadastro Mahkemesinde açtığı kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonucu, Kadastro Mahkemesinin 1996/193-1999/1sayılı kararı ile 466 parselin tespit gibi tesciline karar verildiği,oysa …’ın 3402 Sayılı Yasanın 31. madde çerçevesinde usule uygun vekaletname ile açılmış davasının bulunmadığı, yine 466 sayılı parselin aynı zamanda … …’nın Kadastro mahkemesinin 1988/262, yine … …’nın Kadastro Mahkemesinin 1988/260 sayılı esasında, orman kadastrosunun iptali istemiyle açtıkları davasının konusu olduğu dahi gözetildiğinde, … adına … … …’ın açtığı davada, Kadastro Mahkemesince 1996/193-1999/1sayılı karar ile 466 parsel hakkında verilen tescil kararının, kadastro tespit tutanağını kesinleştirmeyeceği ve …’ın 3402 Sayılı Yasanın 31. madde çerçevesinde usule uygun vekaletname ile açılmış davası bulunmadığı anlaşıldığından dairemizin kararı usul ve yasaya uygundur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve H.Y.U.Y.nın 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı yasanın 442. maddesi uyarınca takdiren 170.00.-TL. para cezası ile 32.30.-TL ret harcının düzeltme isteyenlerden alınmasına 20.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.