Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/13606 E. 2023/853 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13606
KARAR NO : 2023/853
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/270 E., 2018/55 K.

SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine, anılan Kanuna eklenen 5 inci maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde belirlenen süre içerisinde temyiz edildiği, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2018 tarihli ve 2018/102 Esas, 2018/98 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 4 ay 18 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 25.09.2018 tarihli ve 2018/270 Esas, 2018/55 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.
3. 7188 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.09.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, yerel mahkemece müvekkil hakkında TCK’nın 221-4 son maddesine göre indirim yapılarak hüküm tesis edilmiş ise de, müvekkil hakkında TCK’nın 221/3 fıkrasının uygulanması gerektiği, müvekkilin örgüt faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suç işlediğine dair bir iddianın bulunmadığı, müvekkilin etkin pişmanlığa dair beyanlarının örgüt mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgiler içerdiği, müvekkil hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin gerektiği, yerel mahkemenin kabulüne göre 1/2 olarak orta düzeyde indirim uygulanmış olmasının usul ve yasaya uygun olmadığına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın … … ilçesinde fetullahçı silahlı terör örgütü/paralel devlet yapılanması (FETÖ/PDY) ile ilişkili … isimli dersaneye üniversiteye hazırlık için gittiği, … İline 2009 yılında … Üniversitesi Matematik bölümünde okumak için gelen sanık …’ın dershaneden irtibatlı olduğu kişiler aracılığıyla yapıdan bağını koparmayarak … ilinde faaliyette bulunan ve fetullahçı silahlı terör örgütü/paralel devlet yapılanması (FETÖ/PDY) ile irtibat ve iltisakı tespit edilmiş olan evlerde kaldığı,
… Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından haklarında fetullahçı silahlı terör örgütü / paralel devlet yapılanması (FETÖ/PDY) suçu kapsamında kimisi hakkında soruşturma kimisi hakkında soruşturmanın ardından kamu davası açılmış olan kişilerle iletişim (HTS) kayıtlarının bulunduğu,
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kriptolu ve gizli haberleşme vasıtası olarak kullanmış oldukları ByLock uygulamasını, kendi kullanımında bulunan hat ile … ID numarası ile kullandığı, sanık …’ın bu hat üzerinden ByLock’a bağlandığını ve görüşmeler yaptığını yargılama aşamalarında beyan ettiği,
Sanığın fetullahçı silahlı terör örgütü/paralel devlet yapılanması (FETÖ/PDY) ile irtibat ve iltisakı tespit edilmiş olan ve … gibi küçük bir ilde ortalama sosyal hayatı takip eden herkes tarafından bu mahiyette olduğu bilinen öğrenci evlerinde kaldığı ve bu evlerde BTM (Bölge Talebe Mesulü) ve abilik yaptığı, fetullahçı silahlı terör örgütü/paralel devlet yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olma ve/veya yönetme suçundan şüpheli ve/veya sanık olan kişilerle görüşmelerine ilişkin HTS kayıtlarının bulunduğu,
Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçunun oluşması için gerekli olan örgüt ile örgüt üyesi arasında olması gereken organik bağ ile örgüt üyesinin süreklilik (devamlılık) çeşitlilik, bağlılık (kararlılık) ve yoğunluk taşıyacak şekilde bahsi geçen örgütün faaliyetlerine katıldığını gösterir eylemlerde bulunduğu ve dosya kapsamındaki delillerin sözkonusu unsurların dava konusu olayda gerçekleştiğini her türlü şüpheden uzak somut ve kesin olarak ortaya koyduğu dolayısıyla sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunun sübuta erdiği,
Ayrıca sanığın, özellikle örgüt üyelerinin FETÖ/PDY örgütü içerisindeki hiyerarşisindeki yeri ve güvenilirliği ile örgüte bağlılığı için önemli bir gösterge olan ByLock isimli örgüt içi kriptolu ve gizli haberleşme programını kullanmış olduğuna dair tespit ve kayıtların mevcut olması ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bağlı evlerde kalması ve BTM ve abilik yapmış olması suçun işleniş biçimi, sanığın kastı ile güttüğü amaç ve saik, suç konusunun önem ve değeri ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı yönünden işbu dava konusu olaya münhasır olmak üzere sanık açısından TCK’nın 61 inci maddesine göre aleyhe bir durum olarak mahkemece değerlendirilmiş olması nedeniyle sanığa işlediği sabit olan sözkonusu fetullahçı silahlı terör örgütü/paralel devlet yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olma suçundan takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza verilmiş ancak;
Soruşturma aşamasında suçlamaları kısmen kabul etmediğini beyan eden …’ın kovuşturma aşamasında işlediği suçları ikrar etmesi, sanığın duruşmadaki olumlu tutum ve davranışları ile cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri ve sanığın geçmişteki sabıkasız kişiliği gözetilerek TCK’nın 62 nci maddesi gereğince sanığın lehine bir durum olarak değerlendirilmiş olması nedeniyle de cezasından takdiren indirim yapılmak suretiyle sanığa verilen ceza belirlenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanık hakkında; incelenen dosya kapsamı, deliller ve mahkeme kabulüne göre, soruşturma ve kovuşturma aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere faydalılık derecesi gözetildiğinde, uygulanan kanun maddesinin amaç ve gerekçesi ile orantılılık ilkesi çerçevesinde belirlenen ceza üzerinden dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun daha makul bir indirim yapılması gerekirken indirimin derecesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza edildiğinden, sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 25.09.2018 tarihli ve 2018/270 Esas, 2018/55 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.