Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/550 E. 2006/1652 K. 02.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/550
KARAR NO : 2006/1652
KARAR TARİHİ : 02.03.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, ortak gider borcundan dolayı yapılan icra takibine borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden tarafların kat irtifak sahibi oldukları anataşınmazda kat irtifakının kurulmuş bulunduğu anlaşılmaktadır. Kat Mülkiyeti Yasasının 17.maddesi 3.fıkrası hükmüne göre anataşınmazın yönetiminde, bu bağlamda ortak giderlerin yönetici ya da kat irtifak sahiplerinden birinin borçlu kat irtifak hakkı sahibinden istemesi durumunda kat mülkiyeti hükümlerinin uygulanabilmesi için kat irtifaklı arsa üzerindeki yapının fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerinin 2/3’ü fiilen kullanılmaya başlanmış olması gerekir. Bu koşulun gerçekleşmiş olması durumunda yanlar arasında çıkacak uyuşmazlık genel hükümlere göre değil Kat Mülkiyeti Yasası hükümleri uyarınca çözümlenecektir.
Mahkemece yukarıda değinilen yasa maddesi hükmü öncelikle gözönünde tutularak davalının kat irtifak hakkı sahibi bulunduğu anataşınmazdaki yapının tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin en az üçte ikisinin fiilen kullanılmakta olup olmadığının öncelikle yerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile saptanması, yapının tamamlanmış olduğu ve bağımsız bölümlerin üçte ikisinde oturulmakta bulunulduğunun belirlenmesi durumunda uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Yasası hükümlerine göre çözümleneceği ve anılan yasanın Ek l.maddesi hükmü uyarınca davaya Sulh Hukuk Mahkemesince bakılacak, tersi durumunda davanın değeri de gözetilerek şimdiki gibi genel hükümler çerçevesinde yargılama sürdürülüp hüküm kurulacaktır. Kamu düzenine ilişkin bulunan ve mahkemece kendiliğinden gözönünde tutulması gereken görevli mahkemenin belirlenmesi için yukarıdaki hususlarda yeterli araştırma ve gerekli inceleme yapılmadan Asliye Hukuk Mahkemesince davaya bakılıp hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmak- sızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 02.03.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.