Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/22197 E. 2023/796 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22197
KARAR NO : 2023/796
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/404 E., 2013/247 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Gümrük İdaresi
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, tasfiyesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2013 tarihli ve 2013/404 Esas, 2013/247 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, adli emanetin 2013/461 sırasında kayıtlı sigaraların 5237 sayılı
Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesi ile imha suretiyle tasfiyesine karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.06.2015 tarihli ve 2014/44566 sayılı, hükmün “Yargıtay CGK’nun 20.04.1999 gün ve 1999/61-74 sayılı Kararında belirtildiği gibi aynı suç işleme kararının varlığı; suçun işlenmesindeki özellikler, suçun işleniş biçimi, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme zamanı, fiiller arasında geçen süre, mağdurların farklı olup olmadıkları, ihlal edilen ile korunan değer ve yarar, olayların oluşum ve gelişimi ile tüm özellikleri değerlendirilerek belirlenecektir. Önceki ve sonraki eylemler arasında sübjektif bir bağlantı, aynı suç işleme kararı bulunduğunu gösterir. Buna göre, sanığın ticari amaçla bandrolsüz sigara satışı yaparken birden fazla kez yakalandığı ve üzerine atılı eylemlerin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, hakkındaki diğer dosyalar daha olduğu anlaşılmakla, suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi ve gerektiğinde birleştirilmesi hususu düşünülerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,” nedeniyle bozulması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

3.Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 11.05.2020 tarihli, 2019/1811 Esas, 2020/3848 Karar sayılı ilâmıyla suçtan zarar gören, dava ve duruşmalardan haberdar edilmeyen Gümrük İdaresi’ne gerekçeli kararın tebliği ile temyiz edilmesi halinde ek tebliğname de düzenlenerek Daireye gönderilmek üzere, dosya incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdii edilmiştir. Belirtilen eksiklik giderilerek dosya Hukuki Süreç başlığı altında 2 numaralı kısmında anılan tebliğname ile Dairemize yeniden tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz nedenleri; pişman olduğu göz önüne alınarak cezanın ertelenmesi veya paraya çevrilmesi ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.13.06.2013 tarihinde, sulh ceza mahkemesince verilen arama kararına istinaden, sanığın ikametinde yapılan aramada muhtelif markalarda 194 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.

2.Suça konu sigaraların gümrük kaçağı olduğuna ilişkin bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

3.Sanık aşamalarda değişmeyen savunmalarında suça konu sigaraları satma amacıyla bulundurduğunu beyan etmiştir.

4.04.12.2013 tarihli hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 19 uncu Ceza Dairesinin 11.05.2020 tarih, 2019/1811 Esas, 2020/3848 Karar sayılı ilamıyla gerekçeli kararın Gümrük İdaresine tebliğ edilmesi gerektiğine ilişkin tevdii kararı sonrası, mahkemece dosya yeniden ele alınarak Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/418 Esas, 2021/279 Karar sayısında hüküm kurulmasına yer olmadığına kararı verilerek, Yargıtay ilamında belirtilen hükmün Gümrük İdaresine tebliğine ilişkin karar verildiği, böylelikle eksikliğin tamamlandığı ve yeni esas üzerinde verilen kararın da taraflara tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Her ne kadar Tebliğname’de sanığın ticari amaçla bandrolsüz sigara satışı yaparken birden fazla kez yakalandığı ve üzerine atılı eylemlerin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi ve gerektiğinde birleştirilmesi hususu düşünülerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de sanığın UYAP kayıtları incelendiğinde yakın tarihli kaçakçılık eylemlerinin mevcut olduğu, ancak bu suçlara ilişkin iddianamelerin kısa sürede düzenlendiği, hukuki kesinti oluştuğu, iş bu dosyadaki suç tarihi ve iddianame tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas olan eyleminin bulunmadığı anlaşılmış, bu nedenle Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

Sanık hakkında kurulan hüküm,
1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;

10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrası 23 üncü fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi yirmi ikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 inci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ikinci fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek,

Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

2.Suçtan zarar görmeyen …’nun davaya katılmasına karar verilerek gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilmesi ve hakkında vekalet ücretine hükmedilmesi,

3.İddianamede müsaderesi talep edilmeyen dava konusu eşya hakkında ek savunma hakkı tanınarak 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsadere kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ek savunma hakkı tanınmadan yazılı şekilde müsadere ve imhasına karar verilmesi,

V. KARAR
Gerekçe bölümünde 1, 2, 3 numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2013 tarihli ve 2013/404 Esas, 2013/247 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.01.2023 tarihinde karar verildi.