YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9181
KARAR NO : 2023/789
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/285 E. , 2015/717 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2015/285 Esas, 2015/717 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin ikinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü
maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyanın tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin hazineye irat kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollaması ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine, sanığa ait olan ve suça konu kaçak eşyanın naklinde kullanılan … plakalı aracın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi yollaması ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.12.2019 tarihli ve 2015/415497 sayılı, hükmün düzeltilerek onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz nedenleri hükmün hukuki mesnetten uzak olduğuna, savunma delillerinin göz ardı edildiğine, yasal olmayan gerekçeyle asgari hadden uzaklaşılarak teşdiden ceza verilmesine, lehe hükümlerin uygulanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin taleplerinin reddedilmesine ve resen sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. 28.03.2015 tarihinde, önleme arama kararına istinaden Adana otobanı organize sanayi bölgesi çıkışında, uygulama noktasında usulüne uygun olarak durdurulan, kendisine ait … plakalı araçta sanık 3490 paket gümrük kaçağı sigara ile yakalanmıştır.
2. Suça konu sigaraların gümrük kaçağı olduğuna ilişkin keşif sonucu alınan bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
3. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında, suça konu gümrük kaçağı sigaraların başkasına ait olduğunu, sigaraların kaçak olduğunu bilerek aracında taşıma karşılığında ücret alacağını beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hüküm,
1. 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası 23 üncü fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 inci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ikinci fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağı hüküm altına alındığı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun’un 7 inci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2. Sanık hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin ikinci fıkrası yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
3. Sanık hakkında verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımda taksit aralığı belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına muhalefet edilmesi,
4. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2015/285 Esas, 2015/717 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.