Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/579 E. 2009/4483 K. 22.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/579
KARAR NO : 2009/4483
KARAR TARİHİ : 22.06.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araçta yolcu iken meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandıklarını, olayda sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu belirterek, davacıların tedavi gördükleri özel hastaneye fatura karşılığında ödedikleri toplam 2.049.54 tedavi giderinden, davalı … şirketinden tahsil edilen 662.26 YTL’nın mahsubu ile bakiye 1.387.00 YTL’nın, 5.02.2007 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zarar miktarından poliçe limiti ile sorumlu olduklarını, özel hastane faturasında belirtilen tedavi giderlerinin kanunen öngörülen ve uygulanması gereken fiyatların çok üzerinde bulunduğunu, ödenmesi gereken 662.26 YTL azami meblağ davacılara ödenerek borcun sona erdiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, meydana gelen kazada yaralanan davacı … için 1.152.42 YTL ve davacı … için 897.12 YTL tedavi gideri yapıldığı, bu miktarların özel hastane giderleri içinde kaldığı anlaşılmakla, davanın kabulüne, davacı … şirketince yapılan 662.26 YTL’nın mahsubu ile bakiye 1.387.00 YTL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
07.10.2004 tarih, 25606 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanun ile HUMK’na eklenen ek madde 4 ile aynı yasanın 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2008 tarihinden itibaren 1.250.00 YTL’na çıkarılmıştır. Her bir davacı için hükmedilen tazminat miktarı kesinlik sınırının altında kalmaktadır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 22.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.