Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/3860 E. 2009/4538 K. 22.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3860
KARAR NO : 2009/4538
KARAR TARİHİ : 22.06.2009

MAHKEMESİ : İstanbul Asliye 6. Hukuk Mahkemesi
MAHKEMESİ : İstanbul Asliye 6. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili (asıl ve birleşen) dava dilekçesi ile davalı borçlu … aleyhine dava dışı … Aydınlatma Sanayi A.Ş. borçlarına kefaletinden dolayı icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak mallı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun dava konusu taşınmazdaki hissesini davalı …’e satışına onun tarafından da diğer davalı …’a devrine ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalıların birbirlerini tanımadıkları ve borçlunun hissesini diğer murislerle birlikte satmış olmasından dolayı satıcıların muvazaalı davranmalarının hayatın olağan akışına aykırı olacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Aynı Yasa’nın 27. maddesinde, amme alacağını ödememiş borçlulardan, müddetinde veya hapsen tazyikına rağmen mal beyanında bulunmayanlarla, malı bulunmadığını bildiren veyahut beyan ettiği malların borcuna kifayetsizliği anlaşılanların ödeme müddetinin başladığı tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme müddetinin başlamasından sonra yaptıkları bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar hükümsüz sayılmış ve 28/2 fıkrasında ise kendi verdiği malın, akdin yapıldığı sıradaki değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitlerin bağışlama niteliğinde olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda dava konusu taşınmazın davalı …’e satışına ilişkin tasarrufta, borçlu …’ın taşınmazdaki hisse oranı belirlemeli, bu payın satış tarihindeki gerçek değeri ile tapuda gösterilen bedeli arasında fahiş fark bulunup bulunmadığının belirlenmesi yönünden varsa 3. kişi …’ın tapuda gösterilen bedele ilaveten verdiği kaparo dışındaki ödeme belgeleri toplandıktan sonra fahiş farkın varlığı belirlendiği takdirde 6183 s. Yasa’nın 27. maddesi delaletiyle 28/2 maddesi gereğince 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceği de nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.