Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/17944 E. 2023/1531 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17944
KARAR NO : 2023/1531
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği

temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sanık hakkında, Şarköy Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.

2. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Şarköy Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

3. Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli ve 2016/44 Esas, 2016/164 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve hak yoksunluğu ile müsadereye hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Olay günü suç üstü hali olması ve suç delillerinin yok edilmesini engellemek amacıyla sanığın yapılan kaba üst aramasında, cebinde 3 fişek halinde uyuşturucu madde bulunduğu, sanık hakkında başka bir suç nedeniyle 2014 yılında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, suç tarihi bu erteleme kararından sonra olduğu için 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırıldığı gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A) Her ne kadar sanık hakkında 13.07.2015 tarihli eylemi nedeniyle 23.10.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise de, UYAP’tan ve adli sicil kaydından yapılan incelemede; sanığın 24.08.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle de 26.09.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, devam eden yargılama sonucunda verilen mahkûmiyet kararının istinaf incelemesi sonucu bozulmasına karar verildiği, bozma kararı sonrası devam eden yargılama sonucunda verilen mahkûmiyet kararının istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmakla;

Sanık hakkında birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği, verilmesi halinde ilk kesinleşen kararın hukuken geçerli olup diğer kararların hukuki değerden yoksun olacağı, erteleme kararının kesinleşmesinden önceki tüm eylemlerin tek bir suç olarak kabulü ile temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmasının mahkemenin takdirinde olduğu dikkate alınarak;

a) Sanık bu suçu, 24.08.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle 26.09.2014 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işlemiş ve bu suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise; 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıca madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” ve ilgili dosyaya ihbarda bulunulmasına karar verilmesi,

b) Sanık bu suçu 24.08.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle 26.09.2014 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işlemiş değilse veya denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise; bu suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası ile altıncı fıkrasının uygulanabilirlik şartları değerlendirilerek bir karar verilmesi, gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,

B) Kabule göre de;

1. Adli emanette kayıtlı suç eşyaları hakkında müsadere kararı verilirken uygulama maddesi
gösterilmeyerek 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,

2. Sanık yönünden gerekçeli karar başlığında gözaltı tarihinin yazılmayarak 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendine aykırı davranılması,

3. Hükümden önce 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli ve 2016/44 Esas, 2016/164 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.