YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15867
KARAR NO : 2023/119
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
… 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2019/456 Esas, 2020/456 Karar sayılı kararı ile hükümlüler …, … ve … hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 116/1, 119/1-c ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hükümlüler … ile … hakkında hükmedilen hapis cezalarının aynı Kanun’un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve hükümlüler … ile …’ın 1 yıl 2 ay süre ile denetime tabi tutulmalarına ilişkin hükümlerden … hakkında olanın, … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 25.03.2022 tarihli ve 2022/742 Esas, 2022/1050 Karar sayılı kararı ile (istinaf talebinin reddine ilişkin … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/02/2022 tarihli kararına yönelik) istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi suretiyle, … ile … hakkında olanların ise istinaf edilmeksizin 18.02.2021 ve 19.02.2021 tarihlerinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.10.2022 tarihli ve 2022/8667 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB 2022/135825 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB – 2022/135825 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, mahkemesince sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 116/1. maddesi gereğince hükmolunan 8 ay hapis cezasından, anılan Kanun’un 119/1-c maddesi uyarınca bir kat artırım yapılırken 16 ay hapis cezası yerine 1 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedilmesini müteakip, anılan Kanun’un 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığında 13 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği hâlde, hesap hatası yapılarak sanıklar hakkında 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarihli ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tamamen giderilmesidir. Ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşul aranmayacaktır. Somut olayda; konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilmeden, suç tarihi itibariyle adli sicil kayıtlarına göre engel sabıkaları olmadığı anlaşılan hükümlüler … ile … hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde yer alan ölçüt değerlendirilmek suretiyle tekrar suç işlemeyecekleri yolunda kanaate ulaşılarak tayin edilen cezalar ertelendiği halde, 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyecekleri hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken “Sanıkların maddi zararı gidermedikleri dikkate alınarak sanıklara verilen ceza hakkında CMK 231/5 vd. maddelerin uygulanmasına yer olmadığına,” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle erteleme müessesesinden daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. İnceleme konusu kararda belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 16.01.2023 tarihinde karar verildi.