YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11315
KARAR NO : 2023/2
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2015 tarih ve 2014/7747 soruşturma numaralı iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yollamasıyla 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci, üçüncü ve beşinci fıkraları gereğince cezalandırılması için dava açılmıştır.
2. Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2015 tarihli ve 2015/304 Esas, 2015/522 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hüküm yönünden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.01.2020 tarihli ve 14-2016/28227 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan mağdure vekilinin temyiz isteği mağdurenin cinsel ilişki sırasında uyuşturucu madde etkisi altında olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca cezalandırılması ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden kararın bozulması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Gebeliği tespit edilen mağdurenin sanığın evine rızası ile gittiğini beyan ederek uyuşturucu madde etkisi altındayken sanığın cebir kullanmak suretiyle cinsel ilişkiye girdiğini iddia ettiği, sanığın mağdurenin evine geldiğini kabul ettiği ancak ilişkiye girip girmediklerini hatırlamadığı yönünde savunmada bulunduğu, mahkemece sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyetine ve mağdurenin on beş yaşını doldurmuş olması ve sanığın evine gitmesi hususunda rızasının bulunması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, eylem tarihinde on beş yaşını dolduran mağdurenin sanığın evine rızası ile gittiğini beyan etmesi anlaşılmakla mahkemece kabul ve takdir kılınmış beraat hükmü usul ve kanuna uygun bulunduğundan hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesine gelince; sanığın işlediği kabul edilen eylemin suç tarihi itibarıyla lehe olup 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas,
2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan
karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu yönünden bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2015 tarihli ve 2015/304 Esas, 2015/522 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili tarafından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden hükmün, tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna ilişkin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.