Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/13288 E. 2023/83 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13288
KARAR NO : 2023/83
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Hükmedilen ceza miktarına göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesi uyarınca reddiyle duruşmasız yapılan değerlendirmede gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gölcük Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2021 tarihli ve 2021/1166 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci

maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,

2. Gölcük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2021 tarihli ve 2021/590 Esas, 2021/334 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının c bendi ve 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Görevsizlik Kararı verilerek dosyanın Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği,

3. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2021 tarihli ve 2021/394 Esas, 2021/540 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 102 nci maddesinin birinci fıkra birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği,

3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 27.06.2022 tarihli ve 2022/1284 Esas, 2022/1407 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verildiği,

4. Dava dosyasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.10.2022 tarihli ve 9 – 2022/118528 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olduğu, anlaşılmıştır.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
İstinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, mağdure ile sanık arasında husumet bulunduğuna, mağdure beyanlarının teknik delillerle çeliştiğine, mağdure beyanı dışında mahkumiyete yeter kesin delil bulunmadığına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanunu’nun 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine, eylemin kabulü halinde sarkıntılık suçunu oluşturacağına, kararın bozularak sanığın tahliyesine karar verilmesi istemine ilişkindir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın atılı suç sebebi ile en üst sınırdan cezalandırılması istemine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdurenin öz babası olan sanık ile aynı konutta yaşadıkları, olay günü sanığın mağdureyi “Gel, seninle bir şeyler konuşacağız.” diyerek kendi yatak odasına götürdüğü, burada katılana hitaben “Biliyorsun, annenle ayrıyız. Benim de birtakım ihtiyaçlarım var. Sadece seni seveceğim. Kızlığın bozulmayacak, ona zarar vermeyeceğim, sadece dokunacağım. Hem ben hem de sen tatmin olacaksın. İkimiz de boşalacağız, sonra da yıkanacağız.” şeklinde sözler söyleyerek zorla yatağa yatırdığı, katılanın kıyafetleri üzerinden kendi cinsel bölgesini katılanın ön cinsel bölgesine sürttüğü, yanaklarından öptüğü,

elini katılanın iç çamaşırının içine sokmaya çalıştığı, sanığın katılana bir kez öpüp bırakacağını belirterek art arda katılanın dudaklarından öpmesi şeklinde kabul edilen olayda,
2. Katılanın sanığa balkona geçmesini sonrasında kendisinin yanına geleceğini söyleyerek, sanığın balkona geçmesini sağladığı, sanığın kendisinden uzaklaştığını gören katılanın evin ikinci katına inerek yalın ayak evden uzaklaştığı, bir dükkana sığındığı, buradan kolluğu ulaşması üzerine olayın intikal ettiği,
3. Sanığın aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmediği, katılanın annesi tarafından yönlendirmesi ile hakkında bu şekilde beyanda bulunduğunu iddia ettiği,
4. Deliler; katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, olayın hemen ardından sıcağı sıcağına evden kaçarak sığındığı dükkan sahibi aracılığıyla kolluğa ulaştığının 20.09.2021 tarihli düzenlenme saatinin 12.00 yazılı olduğu kolluk tarafından tanzim edilen tutanak ile sabit olması,
5. Sarkıntılık yönünden değerlendirme; mağdurun direncine rağmen sürdürülen, cinsel bölgelere dokunma içeren, süreklilik arz eden eylem olduğu,
6. Teşdit nedeni; sanığın mağdur ile aynı konutta yaşadığı ve bunun sağladığı kolaylık ile eylemini gerçekleştirmesi, sanığın eylemine devam etmekteki ısrarı,
7. Suç vasfı yönünden değerlendirme; tüm dosya kapsamından sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanunu’nun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu değerlendirilmiş,
8. Takdiri indirim maddesinin uygulanmama nedeni; sanığın mağdurun hayatındaki yeri ve önemi, mağduru hayata hazırlaması ve koruması gereken bir figür olması, ancak mağdura yaşattığı fiillerinden çok vahim zararlar doğması ve bu zararın etkilerinin mağdurun geleceğindeki etkisinin uzun sürmesi ihtimali nazara alınarak,

Hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince uygulanan artırım maddesinin “102/3-c” olarak düzeltildiği ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkında 3 yıl 9 ay süre ile hak yoksunluğuna hükmedildiği, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. İlk Derece Mahkemesince iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, sarkıntılık suretiyle cinsel istismar ile nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçları ve suç vasfının tartışılarak değerlendirildiği, Mahkemece verilen kararda hukuki nitelemenin doğru olduğu anlaşılmakla, somut olayın intikal şekli ve süresi, katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları, mağdurenin direnmesi sırasında herhangi bir yaralanma ya da yara izinden bahsetmemesi karşısında beyanları ile beden muayenesine ilişkin 20.09.2021 tarihli raporun uyumlu olduğu kabul edilmiş,

2. Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilen uygulanan artırım maddesine yönelik incelemede; hukuka aykırılık görülmemiş,

3. Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilen 5237 sayılı Kanunu’nun 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasına yönelik incelemede;

5237 sayılı Kanunu’nun 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının, aynı maddesinin birinci fıkradasında sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkumiyet halinde uygulandığı, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan yetkinin kötüye kullanıldığından bahisle aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının hükme eklendiği, Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan düzenlemenin kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğu olduğu, sanığın eylemini kayden 04.08.1997 doğumlu suç tarihinde yirmi dört yaşı içerisinde bulunan mağdureye karşı işlediği, somut olayda koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş,

4. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen yukarı da anlatılın husus dışında hukuka aykırılık bulunmamış, düzeltilen sebep nedeniyle onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/1284 Esas, 2022/1407 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin verdiği yetiye istinaden hüküm fıkrasına eklenen; “TCK’nun 53/1-c maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suç işleyen sanığın aynı Kanunun 53/5 maddesi uyarınca cezanın infazından sonra başlanmak üzere verilen cezanın yarısı olan 3 yıl 9 ay süreyle bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına,” ibaresinin çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.01.2023 tarihinde karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY

Sanık savunması, mağdurenin beden muayenesinde herhangi bir darp cebir izine rastlanılmadığını belirten doktor raporu ve tüm dosya kapsamına göre, mağdurenin soyut beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması hususu birlikte değerlendirildiğinde cinsel istismar suçundan verilen kararın bozulması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun mahkumiyet kararının onanması yönündeki görüşüne katılmıyorum.