Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1114 E. 2023/1282 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1114
KARAR NO : 2023/1282
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/931 E., 2021/256 K.
vekili Avukat …
DAVALILAR : 1- … Sigorta A.Ş. … vekili Avukat …
2- …
DAVA TARİHİ : 19.04.2013
KARAR : Asıl davanın kabulüne,
birleşen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasından verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda; asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müteveffa …’un 30.05.2008 tarihinde, davalı …’a ait … plakalı kamyonun Korkuteli-… yolunda … Deresi Mevkii’nde yoldan çıkarak kayalıklara çarpması ile oluşan kazada kendisini araçtan atarak yolun solundaki bankete çarpıp banket ile araç arasında sıkışmak suretiyle vefat ettiğini, kazanın 506 sayılı Kanun’un 11 inci maddesince iş kazası olduğunu, kaza ile ilgili müfettiş incelemesi yapıldığını, müteveffanın yakınlarının açtığı Ödemiş 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin 2010/333 Esas sayılı tazminat dava dosyasının derdest olup burada alınan bilirkişi raporunda davalı …’a %75, müteveffaya %25 kusur belirlendiğini, ancak davalı işverenin %100 kusurlu olduğunu, kurumlarının kaza nedeniyle zarar uğradığını, hak sahiplerine 247,43 TL cenaze yardımı yapıldığını, haksahibi … ‘a 21.943,92 ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, … ‘a 6.998,99 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, yine …’a tamdan 31/05/2008-01/08/2008 süresinde toplam 472,88 TL fiili ödeme yapıldığını, aynı tarihler için …’a 236,44 TL fiili ödeme yapıldığını, toplam 29.652,232 TL’ye baliğ olan müvekkil kurum zararının karşılanması için davayı açma zorunluluğunun doğduğunu belirterek, hak sahiplerine ödenen cenaze yardımının 17.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, hak sahibi …’a bağlanan 21.943,82 TL ilk peşin sermaye değerli gelir ile 472,88 TL yapılan fiili ödemenin 19.614,70 TL’sinin ilk peşin sermaye değerli gelir yönünden onay tarihi olan 16/08/2012 tarihinden itibaren, fiili ödeme yönünden ise sarf ve ödeme tarihihnden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, hak sahibi …’a bağlanan 6.998,99 TL ilk peşin sermaye değerli gelir ile 236,44 TL yapılan fiili ödemenin 6.331,00 TL’sinin ilk peşin sermaye değerli gelir yönünden onay tarihi olan 16.08.2012 tarihinden itibaren, fiili ödeme yönünden ise sarf ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … cevap dilekçesinde özetle; Ödemiş C.Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada …’un vefatı nedeniyle bir kusuru bulunmadığı için hakkında takipsizlik kararı verildiğini, Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/333 Esas sayılı tazminat davasının da henüz sonuçlanmadığını belirterek bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.

2.Davalı … Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; poliçe teminatları kalmamış olup davanın reddinin gerekeceğini, sosyal güvenlik kurumunun bağlamış olduğu dul ve yetik aylıklarını rücu edemeyeceğini belirterek dava açılmasına keyfi ve haksız olarak sebep olmadıklarından yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalarına ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2016 tarihli ve 2013/245 Esas, 2016/612 Karar sayılı kararıyla; “Davacının iş bu 2013/245 Esas ve mahkememizin birleşen 2013/708 Esas sayılı dosyalarındaki davalarının kısmen kabulü ile;

Davalı … Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğu 22.424,74 TL (22.239,17 TL ilk psd gelir ve fiili ödeme ile 185,57 TL cenaze yardımı) ile sınırlı olmak kaydıyla 26.162,20 TL (25.945,70 TL ilk psd gelir ve fiili ödeme ile 216,50 TL cenaze yardımı)’nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı … Sigorta A.Ş. bakımından belirtilen miktara dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine; diğer davalı işveren yönünden ise ilk psd gelirine (25.945,70 TL) onay tarihi olan 16.08.2012, cenaze yardımına (216,50 TL) ise 17.11.2008 tarihlerinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Bozma ilamında; “Dava, 30.05.2008 tarihli kaza sonucu vefatı ile hak sahibine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir nedeniyle oluşan kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı, kaza tarihi itibariyle rücu alacağını düzenleyen 506 sayılı Kanun’un 26 ve 10 uncu maddeleridir.

Mahkemece, davalı 3 üncü kişi durumundaki kusurlu aracın sigorta şirketi ve davalı işveren … yönünden istemin kısmen kabulüne karar verilirken; kusuru bulunmadığından bahisle diğer davalı işverenler yönünden istemin reddine karar verilmiştir.

506 sayılı Kanun’un 26 ıncı maddesine göre sorumluluk, kusur sorumluluğu ilkesine dayanmaktadır. 506 sayılı Kanun’un 26/1 inci maddesinde, “kastı, işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi ya da suç sayılabilir bir eyleminin varlığı halinde işverenin rücû alacağından sorumluluğu” olanağı tanınmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise “İş kazası veya meslek hastalığı, üçüncü bir kişinin kasıt veya kusuru yüzünden olmuşsa, Kurumca bütün sigorta yardımları yapılmakla beraber zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara Borçlar Kanunu hükümlerine göre rücu edilir.” hükmü getirilmiştir.
506 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine dayalı tazmin sorumluluğu halinde ise; aynı Kanun’un 26. maddesine ilişkin davalardaki tazmin sorumluluğundaki gibi sosyal yardım zammı da dahil olmak üzere hak sahiplerine bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değeri ile yapılan masraf ve ödemeler toplamının tazmin sorumlularının kusurlarının karşılığı miktarla sınırlanması kuralının kıyas yoluyla uygulanması gerektiği, ancak 10 uncu maddenin öngördüğü sorumluluk halinin 26 ıncı maddeye oranla farklı ve daha ağır bir sorumluluk halini öngörmüş olması nedeniyle işverenin, 506 sayılı Kanun’un 9 ve 10 uncu maddesi kapsamındaki sorumluluk sınırını oluşturan miktar belirlenirken, iş kazasında işverenin kabul edilmesi gereken %100 oranında kusurundan, BK. 43, 44 üncü maddeleri uyarınca sigortalının müterafik kusurunun %50’sinden az olmayacak şekilde bir hakkaniyet indirim yapılmak suretiyle hesaplama yapılması, Yargıtay’ın konuya ilişkin yerleşik içtihatlarının gereğidir. Ayrıca davanın Borçlar Kanunu’nun 51 inci maddesinde düzenlenen teselsül hükümleri doğrultusunda açıldığı hallerde; birlikte sorumlu olanların müşterek kusurla hareket etmemiş olmaları nedeniyle, kusurlu üçüncü kişinin, 506 sayılı Kanun’un 26/2 inci maddesine uygun olarak, kusur sorumluluğu dahilinde belirlenen sosyal yardım zammı da dahil olmak üzere ilk peşin değer ile masraf ve ödeme toplamından sorumlu olacağı, münhasıran 10 uncu maddeden kaynaklanan sorumluluğun ise işverene ait olacağı; tüm kusurun üçüncü kişide olması veya olayın tümüyle kaçınılmazlık sonucu ortaya çıkması halinde dahi işverenin 10 uncu madde uyarınca ve yukarıda belirlenen ilkeler doğrultusunda oluşan Kurum zararının takdir edilecek bir oranıyla sorumlu tutulması zorunluluğu göz önünde tutulmalıdır.

Mahkemece, davalı … Sigorta A.Ş.’nin sorumlu olmayacağı gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar vermiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2010/333 esas sayılı dosyasına sunulan 28.10.2012 tarihli bilirkişi raporunda; davalının kusur oranının %75, …’un kusur oranının %25 kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Dosya içerisinde mevcut 04.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda; 10 uncu madde şartlarının dava konusu olayda mevcut olduğunun kabulü durumunda hakkaniyet indirimi yapılması gerekeceği, 10 uncu maddeye göre açılan davalarda BKnun 43. ve 44 üncü maddelerinde belirtilen hakkaniyet indiriminin uygulanması yönteminin sigortalının kusurunun yarısının işverenin kusuruna eklenmesi biçiminde olduğu, sigortalının %25 kusurunun yarısı olan %12,5 kusur oranı işverenin kusuruna eklendiğinde davalı işverenin 1.maddeye dayalı sorumluluğunun %87,5 olarak belirlenmekte olduğu belirtilmiştir. Davalı işverenin kusur oranı %87,5 olarak belirlendiğinde tazminat miktarı raporda 26.162,20 TL olarak belirtilmiştir.” gerekçelerine dayalı olarak “A) Asıl dava dosyası olan 2019/931 esas sayılı dosya yönünden hüküm:

1-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile;

26.162,20 TL (25.945,70 TL sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinden kaynaklı alacak ile fiili ödemeden kaynaklı alacak ve 216,50 TL cenaze yardımından kaynaklı alacağın) alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sigortalıya bağlanan ilk peşin sermaye değerinden kaynaklı alacak olan 25.945,70 TL’ye gelirin onay tarihi olan 16.08.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, cenaze yardımından kaynaklı alacak olan 216,50 TL’ye ödeme tarihi olan 17.11.2008 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

B) Birleşen dava dosyası olan 2013/708 esas sayılı dosya yönünden hüküm:

1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, ” karar verilmiştir. Ayrıca 08.12.2022 tarihli ek kararı ile de davalı … Sigorta A.Ş. vekilinin 21.11.2022 tarihli temyiz başvuru dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı SGK vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiği, kararda aleyhe olan hususlara itiraz ettikleri, kurum zararının tamamının davalılardan tahsili gerektiği, Birleşen dava yönünden, Mahkemece, … Sigorta A.Ş. yönünden husumet yokluğunun oluştuğu kanaatine varılmış olsa da buna ilişkin kararda hiçbir gerekçe sunulmadığı, birleşen dosya davalısı … Sigorta A.Ş.’nin, müvekkilin kurumun rücu etmiş olduğu alacak miktarlarına ilişkin sorumluluğunun bulunduğu belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 26 ve 10 uncu madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz edenin sıfatına ve ek kararın temyiz edilmemek suretiyle kesinleşmesine göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,

16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.