Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/10884 E. 2023/9501 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10884
KARAR NO : 2023/9501
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde oldukları, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2014 tarihli ve 2013/10251 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2014/441 Esas ve 2015/114 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2014/441 Esas ve 2015/114 Karar sayılı kararının sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 27/05/2021 tarihli ve 2018/2795 Esas, 2021/16237 Karar sayılı kararı ile;
“…Sanığın, benzin dolu şişeyi müştekinin ikametgahının kapısına bırakması dışındaki hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına sebep olan diğer tehdit eylemini ne suretle ve hangi hareketlerle gerçekleştirdiği yeterince açıklanıp tartışılmadan yetersiz gerekçe ile sanık hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16/09/2021 tarihli ve 2021/423 Esas ve 2021/396 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Atılı suç bakımından 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğuna,
2. Suçun unsurlarının oluşmadığına ve sanığın kartının bulunmadığına,
3. Şikâyetçinin şikayetçi olmamasına karşın şikayetçi olmamasına karşın yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü sanığın gayri resmi nikahlı eşi ile aralarındaki sorunların sebebi olarak gördüğü şikâyetçinin ikametgah kapısının önüne içi benzin dolu pet şişe bırakmak suretiyle tehdit ettiği anlaşılmıştır.

2. Şikâyetçinin tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

3. Sanığın üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği anlaşılmıştır.

4. Suça konu pet şişe üzerinde elde edilen bir adet vücut izinin şüphelinin sağ el yüzük parmak izi ile aynı olduğuna dair 21.04.2014 tarihli uzmanlık raporu dava dosyasında mevcuttur.

5. Suça konu pet şişe içerisindeki sıvının yangın başlatan ve hızlandırıcı petrol türevi maddelerden benzin içerdiğine dair 03/04/2013 tarihli ekspertiz raporu dava dosyasında mevcuttur.

6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebeplerine İlişkin Olarak;
1. Zamanaşımı Süresinin Dolduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanığın mahkemece kabul edilen suç vasfına göre; 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde tanımlanan tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 67/4 maddeleri uyarınca zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Suçun Unsurlarının Oluşmadığı Ve Sanığın Suç İşleme Kastının Bulunmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Tehdit suçu 5237 sayılı Kanun’un özel hükümlere ilişkin ikinci kitabın “kişilere karşı suçlar” başlıklı ikinci kısmının “hürriyete karşı suçlar” başlıklı yedinci bölümünde düzenlenmiştir. Tehdit “gözdağı” olarak ifade edilmektedir.
Tehdit, failin iradesine bağlı gelecekte meydana getirilmesi hedeflenen kötülüktür. Tehdit, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında iki şekilde yaptırıma bağlanmıştır. Mağdurun hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit edilmesi ilk yaptırım halidir. İkinci yaptırım hali ise, kişinin mağduru malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair kötülük edeceğinden bahisle tehdit etmesidir. Tehdit suçunun meydana gelmesi için soyut tehlike doğurmaya elverişli eylemin hangi vasıtayla olursa olsun (sözle, mektupla, işaretle vb.) karşı tarafa ulaşması gerekir. Tehdit suçunda önemli olan kullanılan vasıta değil, mağdurun kötülüğe maruz kalacağını bilmesidir. Sözle, yazıyla veya işaretle gerçekleştirilen tehdit eyleminin mağdurun iç huzurunu bozmaya, korku ve endişe meydana getirmeye elverişli olması gerekir. Elverişli olması suçun gerçekleşmesi bakımından yeterlidir. Ayrıca eylem neticesinde mağdurun sübjektif olarak iç huzurunun bozulması, korku ve endişe meydana getirmesi aranmaz. Bu aranan tehditin mağdurun iç huzurunu bozmaya mağdurda korku uyandırmaya elverişli olması yeterlidir.
5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasında ise nitelikli haller sayılmıştır somut olayımızla ilişkisi nedeniyle bu hallerden birisi de silahla tehdittir.
5237 sayılı Kanun’da hangi tür araçların silahtan sayılacağı, silah kavramının tanımı, “tanımlar başlıklı” 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde belirtilmiştir.
Hâl böyle olunca şikâyetçi beyanı ve suça konu pet şişe sanığın parmak izinin tespit edilmiş olmasına göre sanığın yakıcı madde olan benzin dolu şişeyi şikâyetçinin ikametgahının kapısına bırakması eyleminin tehdit suçunu oluşturduğu anlaşılmış ve hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Şikayetçinin Dinlenilmediği Ve Şikayetçi Olmamasının Dikkate Alınmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 235 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki yasal düzenleme gereğince adrese çıkartılan çağrıya rağmen gelmeyen kimseye yeniden tebligatta bulunulmayacağı belirtilmiş olduğundan ve 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde tanımlanan silahla tehdit suçunun takibi şikayete tabi bulunmadığından hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği anlaşıldığından, sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16/09/2021 tarihli ve 2021/423 Esas ve 2021/396 sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.