Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/8530 E. 2009/11749 K. 14.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8530
KARAR NO : 2009/11749
KARAR TARİHİ : 14.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde eğitim ve öğretim gideri olan 45.481,63 YTL.nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı …’un Üniversitenin Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü araştırma görevlisiyken 2547 sayılı Yasanın 35. maddesi gereğince doktora eğitim yapmak üzere İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Anabilim Dalına kadrosunun tahsis edildiğini, burada eğitime devam ederken eğitimini bırakarak görevinden istifa ettiğini, davalıların taahhütname gereğince sorumlu olduklarını, adına 45.481,63 TL maaş ödendiğini, bu miktarın istifa tarihi olan 14.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı …’un davacı Üniversite tarafından 2547 sayılı Yasanın 35. maddesi gereğince doktora eğitimi yapmak üzere İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsüne kadrosunun tahsis edildiğinde ve istifa etmesi nedeniyle ilişiğinin kesilmesi ve böylece başarısız olduğunda bir şüphe yoktur. Adı geçen maddeye göre, yükseköğretim kurumları, kendilerinin ve yeni kurulmuş ve kurulacak diğer yükseköğretim kurumlarının ihtiyaçları için yurt içinde ve dışında, kalkınma plan, ilke ve hedeflerine ve Yükseköğretim Kurulunun belirteceği ihtiyaca ve esaslara göre öğretim elemanları yetiştirecekler, öğretim elemanı yetiştirilmesi amacıyla üniversitelerin araştırma görevlisi kadroları, araştırma ve doktora çalışması yapmak üzere başka bir üniversiteye Yükseköğretim Kurulunca geçici olarak tahsis edilebilecek, bu şekilde doktora ve tıpta uzmanlık veya sanatta yeterlilik payesi olanlar, bu eğitimlerinin sonunda kadrolarıyla birlikte kendi üniversitelerine döneceklerdir. Yurtiçi ve yurtdışında yetiştirilen öğretim elemanları, genel hükümlere göre bağlı oldukları yüksek öğretim kurumlarında mecburi hizmetlerini yerine getirmek zorunda olup, bu yükümlülüğü yerine getirmeyenlere yüksek öğretim kurumlarında görev verilmeyecektir. Buna göre öğretim elemanı yetiştirilmek üzere başka bir üniversiteye kadrosu tahsis edilen öğrencilerin başarısız olmaları veya görevlerinden ayrılmaları halinde kendilerine yapılan ödemeleri geri ödeyeceklerine ilişkin hiçbir düzenleme öngörülmemiştir. Ancak taraflar arasında sözleşme yapılmasını engelleyen bir hükme de yer verilmemiştir. Bu durumda davalı …’un doktora eğitimine başlaması sırasında verdiği yüklenme ve kefalet senedi hükümlerine göre sorumluluğunun tespiti gerekeceği açıktır. Adı geçen taahhütname bir bütün halinde incelendiğinde davalı hakkında taahhütnamenin 6. maddesinin uygulanacağı anlaşılmaktadır. Bu maddeye göre ise; “Kendi isteğimle öğrenimi bıraktığım doktora eğitimine devam etmek istemediğim veya doktora eğitimine başladıktan sonra sağlık nedenleri dışında başarısızlık nedeniyle ilişiğim kesildiği taktirde, tarafıma yabancı dil eğitimine başladığım tarihten itibaren yapılan masrafların tümünün” ödeneceği taahhüt edilmiştir. Buna göre davalının sorumlu olacağı kısım öğretim ve eğitim için yapılan masraflar olup, araştırma görevlisi kadrosunda bulunmanın karşılığı olan maaş ödemeleri bunun dışında kalmaktadır. Mahkemece taahhütnamenin bu hükmü dikkate alınarak davalıya eğitimi süresince maaş ödemeleri dışında yapılan masraflar (vize, ders ücreti, yatı ücreti, tez hazırlama, harç vs) varsa bunlar tespit edilip hüküm kurulması gerekirken, mahkemece davalı adına yapılan ödemelerin tamamının tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.