Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/16835 E. 2023/723 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16835
KARAR NO : 2023/723
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/53 E., 2021/340 K.
ŞİKÂYETÇİ : Gümrük İdaresi
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na Muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyaların müsaderesine, nakil aracının iadesine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi

Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden;
Sanıklar hakkında suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6545 ve 7242 sayılı Kanun değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) hükümlerine göre uygulama yapılmış olsa da sanıkların eyleminin suç tarihi ve ele geçen gümrük kaçağı sigaralar yönünden 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun (4733 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı cihetle; atılı suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Şikâyetçi Gümrük İdaresi’nin dava konusu kaçak çaylar ve şeker yönünden ise 5607 sayılı Kanun uyarınca sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, keza sanık …’ın temyiz isteği yönünden kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu,1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz

isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2014 tarihli ve 2013/634 Esas, 2014/735 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ele geçirilen kaçak sigaralar açısından 4733 sayılı Kanun’un sekizinci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 4.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiş, ele geçirilen kaçak çaylar ve şeker açısından ise 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’ un 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı hapis cezasından çevrili 4.000,00 TL ve doğrudan hükmedilen 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, suça konu kaçak eşyaların ve nakil aracının 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir.

2.Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2014 tarihli ve 2013/634 Esas, 2014/735 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 21.12.2020 tarihli ve 2018/11865 Esas, 2020/19398 Karar sayılı ilâmıyla;
“Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
1.5237 sayılı TCK’nun 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup dosya kapsamına göre sanıkların benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiili, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde alt sınırdan uzaklaşarak teşdit uygulanmasını gerektirmediği halde, “suçun işleniş biçimi” gerekçe gösterilerek hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde sanıklar hakkında asgari hadden ayrılarak fazla ceza tayini,
2.Davaya konu eşyanın miktar ve hacim bakımından, suçta kullanılan nakil aracının tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı gibi aracın değeri ile dava konusu eşyanın değeri dikkate alındığında 5237 sayılı TCK’nun 54/1. maddesi uyarınca hakkaniyete de aykırı olduğu halde nakil aracının iadesi yönünde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi
,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2021/53 Esas, 2021/340 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi

yollamasıyla anılan Kanun’un üçüncü maddesinin birinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’ un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve
40 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince kaçak eşyaların müsaderesine ve nakilde kullanılan aracın müsadere talebinin reddi ile üzerindeki tedbirin kaldırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … idaresi vekilinin temyiz isteği, sanıklar hakkında, olay uygun düşmediği halde 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca değer azlığı indiriminin yapıldığına, alt sınırdan ceza verildiğine ve nakil aracının müsaderesi gerekirken iadesine hükmolunması ile re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık …’ın temyiz isteği, beraat kararı verilmesi gerekirken cezalandırıldığına, hapis cezasının ertelenmediğine ve re’sen belirlenecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Gümrük İdaresi Vekilinin (suç tarihi ve ele geçen gümrük kaçağı sigaralar yönünden kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin) Temyiz İsteği Yönünden
Sanıkların eyleminin suç tarihi ve ele geçen gümrük kaçağı sigaralar açısından 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı cihetle, Gümrük İdaresi’nin anılan dava yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca katılan sıfatının ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık … ile Gümrük İdaresi Vekilinin (gümrük kaçağı çay ve şekerler yönünden kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin) Temyiz İstekleri Yönünden
1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımının, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca suçun işlendiği 02.06.2009 tarihinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar anılan maddelerde öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

3.Sanıkların aşamalardaki savunmalarına, sunulan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ele geçirilen 30 kg dökme çay 230 kg şeker ve 1661 paket sigaranın yabancı menşeili ve kaçak olduğu olduğu kanaatine varılmıştır.

IV. KARAR
A. Gümrük İdaresi Vekilinin (suç tarihi ve ele geçen gümrük kaçağı sigaralar yönünden kurulan mahkumiyet hükmüne dair) Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2021/53 Esas, 2021/340 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi
vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık … ile Gümrük İdaresi Vekilinin (gümrük kaçağı çay ve şekerler yönünden kurulan mahkumiyet hükümlerine dair) Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2021/53 Esas, 2021/340 Karar sayılı kararına yönelik Gümrük İdaresi vekili ile sanık …’ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollaması ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, suçta kullanılan nakil aracının sahibine iadesine, trafik sicilinde yer alan tedbirin kaldırılmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2023 tarihinde karar verildi.