YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13560
KARAR NO : 2023/252
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2021/337 Esas, 2022/73 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesince ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 27 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/1279 Esas, 9-2022/1406 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan mağdure ile Bakanlık vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.10.2022 tarihli ve 9-2022/121878 sayılı, özetle müşteki ve sanık arasındaki boşanma davasına ilişkin mahkemesinden dava dosyasının aslı veya onaylı suretleri getirtilip incelendikten ve mağdure ile tanığın beyanlarına itibar edilip edilemeyeceğine yönelik Adli Tıp Kurumundan rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiğine yönelik bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Talepleri
1. Kanunda öngörülen cezanın alt sınırından hüküm kurulmasına,
2. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasına,
ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Talepleri
1. Kanunda öngörülen cezanın alt sınırından hüküm kurulmasına,
2. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasına,
3. Lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesine,
ilişkindir.
C. Sanık Müdafiin Temyiz Talepleri
1. Katılan mağdure, müşteki ve tanık beyanlarının kendi içinde ve birbiriyle çelişkili olmasına,
2. Mağdure hakkında alınan muayene raporunun mağdurenin anlatımını doğrulamamasına,
3. İftira atıldığına
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece; “Sanık … ile katılan …’ın resmi nikahlı olarak evli oldukları, … …’ın müşterek çocuklarından olduğu, şikayet tarihi olan 03/08/2021 tarihinde yaklaşık olarak 10 gün önce müşterek ikametlerinde bulundukları sırada katılanın, sanığın cinsel organını … …’un ağzına soktuğunu gördüğü, Sanığın katılanı görünce hemen arkasını dönerek pantolonunu hızlıca çektiği, bu olay üzerine katılanın 4 yaşındaki kızı … ve 6 yaşındaki kızı …’ye olayı sorduğu, çocuk …’nin babasının cinsel organını kardeşi …’un ağzına soktuğunu gördüğünü fakat babasının “kimseye söyleme” diyerek kendisini tembihlediğini söylediği, yine babasının … …’u yüz üstü yatırıp üzerine bulunan giysisini çıkartıp makat kısmına cinsel organını soktuğunu ve poposuyla oynadığını söylediği,
… çocuk … ile aynı evde yaşayan ablası tanık …’ın ise tanık sıfatı ile alınan beyanlarında aynen ”’Biz kardeşim ile olay günü oda da filim izliyorduk, kardeşim … ‘un babası … … geldi, … … donunu dindirdi ve cinsel organını …’un ağzına sokmaya çalıştı, kardeşim ağlıyordu, ben 3-4 defa bu durumu gördüm, anneme söyleyecektim ancak söyleyemedim, … … bana bir defasında sakın kimseye söyleme keserim seni dedi, en son yaptığında annem de gördü ” şeklinde beyanlarda bulunduğu,
Olaya ilişkin beyanları alınan mağdurun dedesi Tanık … beyanlarında aynen” Bir akşam kızım … çocuklarını da alarak evime geldi, ben ne olduğunu sordum, bana ” kavga ettik ailevi problemimiz var” dedi, önce anlatmak istemedi, aradan bir iki gün geçtikten sonra önemli bir şey anlatacağını söylerek görüşmek istedi bu görüşmede damadım olan sanığın, …’a istismarda bulunduğunu, kızı …’un poposu ile oynadığını söyledi, tam herşeyi açıklamayamadı, bende sonradan …’a sordum … bana ” babasının s.k.ni yalattı bana, bir de beni ters çevirdi, elledi, dokundu ” dedi, bende bunun üzerine karakola gittim, şikayetçi oldum, görgüm, bilgim bundan ibarettir ‘ şeklinde beyanda bulunduğu,
Sanık savunmalarında; özetle eşi ile aralarında para meselesinden dolayı husumet bulunduğunu bu sebep ile kendisine iftira attığını beyan etmiş. Suçlamaları reddetmiştir.
… hakkında düzenlenen adli rapora göre mağdurun halen bakire olduğu, akut ve kronik livatanın maddi delillerine rastlanmadığını bildirir nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; Katılan …’nin olayları gördükten sonra sanık ile beraber ikamet ettikleri evi terkettiği, babası tanık …’ın evine giderek yaşadıklarını 10 gün sonra babasına anlattığı, bunun üzerine babasının çocukları alarak karakola götürdü ve şikayetçi oldukları, olayın adli mercilere intikal şeklinin sanık savunmaları ile bağdaşmadığı ve taraflar arasında önceye dayalı bir husumetin varlığının dosyamıza yansımamış olduğu, … çocuğun aşamalardaki beyanlarının yaşanına nazaran birbiriyle uyumlu kabul edilebileceği, … beyanlarının tanık ve katılan beyanları ile de birbirlerini destekler mahiyette olduğu hususları da gözetilerek, suçtan kurtulmaya yönelik sanık beyanlarına itibar edilmemiştir.
Buna göre sanığın … olan … …’ın ağzına sokarak ve makat kısmına cinsel organını sürterek eylemine uyan “12 Yaşından küçük çocuğa karşı organ sokmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı ” suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir
Her ne kadar sanık hakkında atılı mağdureye karşı ” Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma” suçu nedeniyle cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de sanığın fiillerinin eylem ile sınırlı olduğu ve sanığın üzerine atılı suçun kanuni unsurları oluşmadığından CMK 223/2-a maddesince yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle sanığın bu suçtan beraatine karar verilmiştir.” şeklinde hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak mahkumiyet hükmü alan sanık hakkında eylemi öz kızına karşı gerçekleştirmesi nedeniyle cezanın infazından sonra başlamak üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar velayet hakkının kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmemesi hatalı ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasına “TCK’nın 53/1-c maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanığın aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, verilen cezanın yarısı olan 13 yıl 6 ay süre ile bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına” kısmının eklenmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Katılan mağdure ve katılan Bakanlık vekillerinin teşdit ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması, katılan Bakanlık vekilinin lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve sanık müdafiin suçun oluşmadığına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; olayın intikal şekli, mağdurenin aşamalardaki beyanları, müşteki ve tanık ifadeleri, sanık savunması ve ilk derece mahkemesinin gerekçesi nazara alındığında; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu, Bakanlığın davaya katılması Anayasadan ve kanundan kaynaklanan bir kamu görevi olduğundan Bakanlık için suçtan zarar görme şartının oluşmadığı ve böylece vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Onama sebebine uygun olarak Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 27.06.2022 tarihli ve 2022/1279 Esas, 2022/1406 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilk derece Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine
gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2023 tarihinde karar verildi.