YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2854
KARAR NO : 2007/4624
KARAR TARİHİ : 21.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Kamulaştırma Yasasında değişiklik yapılmasına dair olup, 05 Mayıs 2001 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanıp aynı gün yürürlüğe giren 4650 Sayılı Yasa hükümlerine göre, kamulaştırılan taşınmaz, kaynak veya irtifak hakkı ile ilgili kamulaştırma tebligatı ile bedel tespitinin, kamulaştırmayı yapan idarenin başvurusu üzerine mahkemece yapılması gerekmektedir. Öte yandan, 4650 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce kararlaştırılmış ancak idarece tebliğe çıkartılmamış kamulaştırmalar yönünden de bu hükümlerin uygulanması anılan yasanın geçici 1 inci maddesi hükmü gereğidir.
Bu durum karşısında, malik ve diğer hak sahiplerinin, 05 Mayıs 2001 tarihinden sonra kendilerine idare tarafından tebliğe çıkartılan kamulaştırmalarla ilgili olarak bedel artırım istemiyle mahkemede dava açma hakları bulunmamaktadır.
Somut olayda, kamulaştırma evrakının kamulaştırılan taşınmazın maliklerine tebliğe çıkartılmadığı, davacı tarafından 06.04.2005 tarihinde idareye yapılan başvuruya verilen 05.05.2005 tarihli cevap ekinde kamulaştırma evrakının da gönderildiği, taşınmazın tapu kütük kaydının 19.06.1997 tarihinde imar düzenlemesi nedeniyle kapatıldığı anlaşılmaktadır. Kamulaştırma evrakının açıklanan biçimde davacıya gönderilmesi Kamulaştırma Yasasının hükme bağladığı (mülga 13.madde) tebligat işlemi niteliğinde olmadığı gibi, yasa değişikliğinden sonra gerçekleşmiş olması nedeniyle hüküm de ifade etmemektedir. Taşınmazın tapu kütük kaydının imar düzenlemesi nedeniyle kapatılması ise ferağ verilmesi niteliğinde olmadığından tebligat ile eşdeğerde sayılmamaktadır.
Bu durumda 4650 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 05.05.2001 tarihinden sonra, malikin açtığı davanın yukarıda açıklanan yasa hükmü karşısında aktif husumet ehliyetinin yokluğundan dolayı reddedilmesi gerekirken işin esasına girilip davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.