Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/7112 E. 2023/579 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7112
KARAR NO : 2023/579
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 14.09.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilin bir mağdura karşı kasten öldürme suçundan beraatine, diğer iki mağdura karşı kasten öldürme suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen ceza dava dosyası kapsamında 14.07.2014 – 11.12.2014 tarihleri arasında tutuklu kalması sebebiyle oluşan 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 04.10.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Davanın süresinde, görevli ve yetkili mahkemede açılıp açılmadığının, aynı konu ve nedene dayalı başka bir dava açılıp açılmadığının, tazminat talebinin dayanağı olan kararın kesinleşip kesinleşmediğinin, davacı vekilinin özel yetkilendirilmiş vekaletnamesinin bulunup bulunmadığının, davacının tutuklu kaldığı sürenin başka bir cezasından mahsup edilip edilmediğinin araştırılması gerekmektedir. Kanunda belirtilen tazminat isteme koşulları somut olayda gerçekleşmemiştir. Maddi ve manevi tazminat talepleri haksız zenginleşmeye neden olacak niteliktedir. Uğranıldığı iddia edilen maddi zarar ispatlanmamıştır. Davacının tutuklama tarihinden itibaren faiz istemesi kabul edilemez.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. Söke Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2018 tarihli ve 2017/304 Esas, 2018/138 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 31.05.2019 tarihli ve 2018/1995 Esas, 2019/2382 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.10.2021 tarihli ve 2019/90625 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının üç kişiyi öldürmeye teşebbüs iddiası ile tutuklamaya sevk edildiğine, hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen davacının tazminat taleplerinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkemece maddi tazminat alacağı yönünden bilirkişi aracılığıyla herhangi bir hesaplama yapılmadığına ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacı …’ün … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2017 tarihli ve 2015/707 Esas, 2017/75 Karar sayılı dosyası kapsamında, 14.07.2017 tarihinde gözaltına alındığı, 14.07.2017 tarihinde … 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/17 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, davacının … Cumhuriyet Başsavcılığının 11.12.2014 tarihli resen tahliye kararı ile de tahliyesine karar verildiği, yapılan yargılama neticesinde … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2017 tarih ve 2015/707 Esas, 2017/75 Karar sayılı kararı ile davacının (sanık) üzerine atılı katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan beraat kararı verildiği, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden davacının (sanık) katılan …’e yönelik eyleminin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun anlaşıldığı; davacının (sanık) katılan sanık … ve katılan …’e yönelik kasten yaralama suçunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 27 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kalan meşru savunmada sınırın heyecan korku telaş nedeniyle aşılması suretiyle gerçekleştirdiği kabul edilerek davacı (sanık) hakkında katılanlar … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı (sanık) hakkında düzenlenen tutuklama müzekkeresinde sanığın hangi suçtan dolayı tutuklandığı tespit edilememiş ise de; … Cumhuriyet Başsavcılığının 14.07.2014 tarihli üst yazısında, sanık …’ın tutuklanmasını kamu adına talep ederken ”müşteki şüphelinin ateşli silahla ateş etmesi sonucu yaraladığı müşteki şüphelilerden …’in halen hastanede yoğun bakımda olduğu” hususunun gerekçe olarak yazıldığı, sanığın beraat ettiği suçun mağduru olan …’in yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu ve … Cumhuriyet Başsavcılığının sanık …’ın tutuklanmasını talep ettiği 14.07.2014 tarihli üst yazısında katılan sanık …’den bahsettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık …’ın katılan …’e yönelik eyleminden dolayı tutuklandığı ve üzerine atılı suç sebebiyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiği, 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinde tazminat isteminde bulunulabilecek hallerin sınırlı sayıda sayıldığı ve ceza verilmesine yer olmadığına yönelik kararların tazminat davasının konusunu oluşturmadığı, aynı Kanun’un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişilerin tazminat isteyemeyecek haller ve kişiler arasında gösterildiği anlaşılmakla, davacı … vekilinin maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … (Yenihisar) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/707 E., 2017/75 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının üç farklı mağdura yönelik kasten öldürme suçundan 14.07.2014 – 11.12.2014 tarihleri arasında 150 gün tutuklu kaldığı, hangi mağdura yönelik eylemi sebebiyle düzenlenen tutuklama müzekkeresinin infaz edildiğinin tespit edilemediği, yapılan yargılama sonunda mağdurlardan birine yönelik kasten öldürme suçundan beraatine, mağdurlardan ikisine yönelik kasten öldürme suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, beraat hükmünün ve ceza verilmesine yer olmadığı kararının 07.06.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden;
İlk derece mahkemesinin davanın reddine yönelik takdirinde isabetsizlik görülmemekle birlikte; 5271 sayılı Kanun’un “Tazminat isteyemeyecek kişiler” başlıklı 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan ”Adlî makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar” hükmü ve madde gerekçesinde yer alan “Adli makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suçu işlediğini veya suça katıldığını ifade ederek gözaltı veya tutuklamaya neden olmuş ise tazminat istemeye hak kazanmayacaktır.” ibaresi de göz önünde bulundurularak, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında üzerine atılı suçu ikrar etttiği anlaşılan davacı yönünden tazminat isteme koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 31.05.2019 tarihli ve 2018/1995 Esas, 2019/2382 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.02.2023 tarihinde karar verildi.