Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/7724 E. 2023/976 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7724
KARAR NO : 2023/976
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/10084 iddianame numaralı 05.08.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/1, 116/4, 142/2-h, 143/1, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2016 tarihli ve 2015/521 Esas, 2016/396 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 62, 53. maddelerinden 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; 116/1, 116/4, 62, 53, 63. maddelerinden 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin “Sanığın haksız yere, eksik inceleme sonucu ceza aldığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın atılı suçlardan beraat etmesi gerektiğine” yönelik olduğu tespit edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın, ikamet ettiği apartmanın … katındaki boşluğa suça konu 750,00 TL değerindeki bisikletini bıraktığı, sanığın gece vakti tek başına apartmana girerek katılanın bisikletini çaldığı, olaya ilişkin apartman kamerasının görüntülerinin incelenmesi üzerine kollukça bilinen sanığa ulaşıldığı, sanığın aşamalardaki ikrarı, katılanın beyanları, dosya içerisinde bulunan tutanak ve belgeler ile tüm dosya kapsamından eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu tespit edilerek hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın adli sicil kayıtları dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
A) Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 116/1. maddesinin atfı ile yalnızca aynı Kanun’un 116/4 maddesinden hüküm kurulması gerekirken, anılan her iki maddeden ayrı ayrı hüküm kurulması sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamış ve tebliğnamedeki bozmaya ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
B) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1. maddeleri uyarınca belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62. maddesi gereğince 1/6 indirim yapılırken 6 yıl 3 ay yerine, hesap hatası sonucu 5 yıl 15 ay hapis cezasına karar verilmek suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
C) 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 20. Asliye Ceza Mahkemesi, 31.05.2016 tarihli ve 2015/521 Esas, 2016/396 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen gözetilen hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ileri sürdüğü temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.