Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/2105 E. 2023/900 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2105
KARAR NO : 2023/900
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli … saldırı, nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun
kılma, eziyet
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında eziyet suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında nitelikli … saldırı, nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz

edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2015/271 Esas, 2021/313 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli … saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 38 inci maddesi delaletiyle 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; niteliki yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (h) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (b) bentleri, beşinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2021/801 Esas, 2021/1574 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz istemi, sanığın nitelikli … saldırı, nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının azmettiricisi olmadığı gibi müşterek faili de olmadığı, tüm organizasyonun inceleme dışı … tarafından yapıldığı, eylemlerin de bu sanık tarafından gerçekleştirildiği, sanığın eylemlere ilişkin sorumluluğunun 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi kapsamında yardım etme sınırında kalıp kalmadığı hususunun tartışılmadığı, kadın cinsiyetli olan sanığın nitelikli … saldırı suçunu fiilen işleyebilecek nitelikte olmadığı ve bu suçun aktif süjesi olamayacağı, katılanın aşamalardaki çelişkili beyanları dışında ortada yağma suçunun konusuna ilişkin somut delil bulunmadığı, bir kısım eşyaların ise mahkeme nezdinde katılana teslim edildiği ve hükme esas alınan telefonların kullanılıp kullanılmadığının tespitinin yapılmadığı, suçun işlendiği sırada ve eylemle sınırı süreyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, sanığın eylemleri olaydan önce katılan tarafından tecavüze uğraması sonucu haksız tahrik altında gerçekleştirdiği, sanığın sağlam bir psikolojiye sahip olmadığı bu nedenle sadece alanında uzman doktorlar tarafından gözlem altına alınarak 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında

cezai ehliyetinin tespiti gerektiği, yargılamanın tüm aşamalarında pişmanlığını dile getiren sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmaması, kanundaki bir kısım ibarelerin tekrarı suretiyle üst sınırdan hükümler kurulması hususları gözetilerek hukuka aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; katılan … ile sanık …’nin olaydan bir süre önce internet üzerinden tanıştıkları ve bu tarihten sonra karşılıklı olarak telefon ile görüşmeyi sürdürdükleri, hatta bir defasında geceyi katılanın çalıştığı iş yerinde birlikte geçirdikleri, 05.07.2014 günü saat 20.00 sıralarında sanığın telefonla katılanı arayarak Eryaman’da ev tuttuğunu ve yalnız kaldığını, kendisi ile burada buluşmak istediğini söylemesi üzerine katılanın bu eve gitmeye karar verdiği, ancak bu aşamada sanığın, arkadaşı (hakkında cezası kesinleşen sanık) …’ı da arayarak durumu bildirdiği, …’ın da bir şekilde arkadaşları inceleme dışı … ve …’e ulaşarak onları da bu eve çağırdığı, katılanın aynı gün saat 22.00 sıralarında bahse konu eve geldiği ve bir süre sanık ile oturup konuştukları, … ve …’in kapı zilini çalmaları üzerine sanığın kapıyı açmak üzere katılanın yanından ayrıldığı esnada, … tarafından çıkarak katılanın yanına gelen …’ın hiçbir şey demeden katılana vurmaya başladığı, sanık … ve …’ın sustalı bıçakla katılanın bacaklarına ve kollarına vurarak ve vücudunun çeşitli yerlerini çizerek katılanın acı çekmesine matuf eylemler yaptıkları, katılanın cam şişe parçalarıyla sırtını ve suratını çizdikleri, kemerle katılanı darp etmeyi sürdürdükleri, … ve …’in sanık … ile …’a yaptıklarının yanlış olduğunu söyleyerek evden ayrıldıkları, sanığın azmettirmesiyle …’ın … organını katılanın ağzına sokarak oral yoldan ilişkiye zorladığı, katılanın direnmesi üzerine sanık …’nin kendisinin sırtına, koluna ve bacağına bıçağı soktuğu, sanık … ve …’ın aynı fikir ve eylem birliği içerisinde çırılçıplak hale getirilen katılanın iki adet cep telefonunu, 80 TL parasını, üç adet kredi kartını, bir adet bankamatik kartını, ticari taşıt kullanma belgesini, ehliyet ve nüfus cüzdanını aldıkları, … cüzdanını yaktıkları, gece saat 03.00 – 03.30 sıralarında bir şekilde irtibat kurdukları taksici inceleme dışı …’dan kendilerine alkol getirmesini istedikleri, … …’ın bir süre sonra getirdiği alkol ile birlikte eve girdiğinde katılanı kanepe üzerinde yaralı ve çırılçıplak halde gördüğü, gördüklerini kimseye anlatmaması hususunda sanık … tarafından uyarıldığı, … … ayrıldıktan sonra …’ın katılana tekme, tokat ve bıçak ile vurmaya devam ettiği, sanık …’nin azmettirmesi suretiyle …’ın 06.07.2014 günü saat 13.30 sıralarına kadar bu tarz eylemlerini sürdürdüğü, …’ın katılan ile oral ve anal yoldan … ilişkiye girdiği, bu hususun dosyaya yansıyan sanıkların ikrar mahiyetteki anlatımları, flash bellek üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu, adli muayene raporları, olay yeri inceleme raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı kanaatine varılarak sanığın üzerine atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesince, katılan mağdura yönelik suçları hakkındaki hükümler daha önce kesinleşen … … ile birlikte fiiller

üzerinde ortak hakimiyet kurarak işleyen sanık hakkında nitelikli … saldırı suçundan hüküm kurulurken, temel cezanın belirlenmesi sırasında sanığın 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi kapsamında müşterek fail olarak sorumlu tutulması gerektiğinin belirtilmesi yerine, oluş ve kabulle çelişki oluşturacak şekilde aynı Kanunun 38 inci maddesi delaletiyle azmettiren olarak sorumlu tutulduğunun belirtilmesi, anılan hususun uygulamaya ve sonuç cezaya etkisinin bulunmaması nedeniyle eleştiriye şayan görüldüğü belirtilerek sanık hakkında kurulan hükümler bakımından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Eziyet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, sanık müdafiin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık Hakkında Nitelikli … Saldırı, Nitelikli Yağma ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hüküm Yönünden
1. Katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları, flash bellek üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu, sanığın katılanın kollarına bıçakla çizikler attığını ve olaydan sonra katılanın kıyafetlerini aldığına dair kısmi ikrar içeren savunmaları, adli muayene rapor içeriği, hakkında cezası kesinleşen inceleme dışı …’ın aşamalardaki ikrar içeren savunmaları, inceleme dışı sanıklar …, … ve …’ın anlatımları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın nitelikli … saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçlarının icrasına etkin ve fonksiyonel hareketleriyle katılıp, fiiller üzerinde …’la birlikte ortak hakimiyet kurmak suretiyle atılı suçları 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi birinci fıkrası kapsamında müşterek fail sıfatıyla işlediğinin anlaşılması karşısında, mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Tüm dosya içeriği nazara alındığında, aralarında fikir ve eylem birliği bulunan sanık ile hakkında cezası kesinleşen …’ın birlikte kiraladıkları eve hile ile katılan mağduru çağırdıktan sonra cebir ve tehditle direncini kırmak suretiyle üzerinde … eylem süresini aşacak şekilde müşterek hakimiyet kurdukları 05.07.2014 günü saat 22.00’den 06.07.2014 günü saat 13.30 sularına kadar hürriyetinden yoksun kıldıkları, katılanı çırılçıplak hale getirerek üzerindeki tüm kıyafetleri ve değerli eşyaları alıp üzerinde giysi bulunmadığı halde dairenin önüne bırakıp evden ayrıldıkları, olay yeri incelemesi sonucu düzenlenen raporda katılana ait kol saati dışında hiç bir eşyanın evde bulunmadığı, kovuşturma evresinde bir kısım eşyaların katılana iadesi sağlanmış ise de katılanın kısmi iadeyi kabul etmediği anlaşıldığından, sanık müdafiin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun … saldırı eylemiyle sınırlı süreyle

gerçekleştiği, yağma suçunun konusuna ilişkin somut delil bulunmadığı ve bu suç yönünden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine dair temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Sanık lehine kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündeki sanık müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanığın mağdur hakkında daha önceden gerçekleştiğini iddia ettiği … saldırı suçuna yönelik daha önce adli mercilere başvurmayıp hakkında kamu davası açılmasından sonra bu yönde beyanlarda bulunması, bu iddialara ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2014/82159 ve 2018/85598 soruşturma numaralı dosyalarında kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar verilmesi nedenleriyle sanığın tahrik teşkil eden eyleme maruz kaldığına dair savunmalarına itibar edilemeyeceği, yağma ve nitelikli … saldırı suçlarından ise haksız tahrik hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında düzenlenen “nitelikli yağma ” suçundan tayin edilen temel cezanın “12 YIL” hapis cezası olarak; 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında düzenlenen “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan tayin edilen temel cezanın “3 YIL” hapis cezası olarak belirlenmesine hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5. Sanık hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve “Sanığın duruşmadaki hal ve tavırları, fiilden sonraki davranışları, eylemlerin gerçekleştirilme biçimleri, sanığın kastı, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alındığında sanığın gerçekte pişman olduğuna ve cezanın sanığın bir daha suç işlemesine engel olacağına dair olumlu kanaat oluşmadığı…” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

6. Sanığın ceza sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususunun araştırıldığı ve … Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen, 13.09.2017-825 tarihli ve sayılı, … Kurumu 4. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen, 13.02.2018-88 tarihli ve sayılı adlî muayene raporları arasında herhangi bir çelişki bulunmayacak şekilde ve her biri oy birliğiyle görüş açıklamakla; söz konusu raporların hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Sanık Müdafiin Eziyet Suçundan Kurulan Hükümle İlgili Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafiin Nitelikli … Saldırı, Nitelikli Yağma, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümle İlgili Temyiz İstemi Yönünden Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2021/801 Esas, 2021/1574 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.02.2023 tarihinde karar verildi.