YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13958
KARAR NO : 2023/788
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun
kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
katılanlar vekili
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan gerçekleştirilen yargılama sonucunda verilen beraat kararıyla ilgili istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kurulan hüküm katılanlar vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, müsnet suçu düzenleyen 5237 Türk Ceza Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hapis cezasının ağırlaştırıcı haller nazara alınmaksızın üst sınırının on yıldan az olması ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un (5271 sayılı Kanun) 286/2-g. maddesine göre üst sınırı on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükmün kesin olup temyiz edilememesi karşısında, söz konusu karara yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A. Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 26.01.2021 Tarihli ve 2018/84 Esas ve 2021/41 Karar Sayılı Kararı
1. Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddeleri uyarınca 19 yıl 9 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5271 sayılı Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası 62 inci maddesinin birinci fıkrası maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 09.04.2021 Tarihli ve 2021/589 Esas ve 2021/934 Karar Sayılı Kararı
1. İlk derece mahkemesince sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet ve sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik O yer Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafiileri, katılanlar vekili ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun, “Kendisini vekille temsil ettiren katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı için karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca takdir edilen 8.200 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; kararın onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II-TEMYİZ NEDENLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz istemi; Mağdurun ifadelerinin çelişkili olduğu ve izlediği pornografik yayınların tesirinde kurgulayarak anlattığı, sağlıklı bir aile yapısı içerisinde büyümediği için sonuçlarını idrak edemediği ithamlarda bulunduğu, mahkemece mağdurun cinsel yönelimleri ve izlediği pornografik yayın içeriklerinin araştırılmadığı, psikolojik problemleri olan mağdurun gerçek ile hayali ayırt edemediği, böyle birisinin beyanlarına itibar edilemeyeceği, sanığın 2011 Mayıs ayı sonrası 3 ay süre ile suça konu evde kaldığı, mağdurun ifadesinin aksine bir sene evde bulunmadığı, mağdurun ev hanımı olan annesinin yaşananlara tanıklık etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, mağdurun hiçbir ifadesinde cinsel ilişki esnasında yaşamış olduğu fiziksel acıdan bahsetmediği, cinsel muayene raporunda da sanık aleyhine herhangi bir bulguya rastlanmadığı, mağdurun ruh hali ve karakter yapısına ilişkin tanık beyanlarının dikkate alınmadığı, sanığın suçu işlediğine dair dosyada delil bulunmadığı ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık … müdafiinin temyiz istemi; Mağdurun ifadelerinin çelişkili olduğu ve izlediği pornografik yayınların tesirinde kurgulayarak anlattığı, sağlıklı bir aile yapısı içerisinde büyümediği için sonuçlarını idrak edemediği ithamlarda bulunduğu, mahkemece mağdurun cinsel yönelimleri ve izlediği pornografik yayın içeriklerinin araştırılmadığı, psikolojik problemleri olan mağdurun gerçek ile hayali ayırt edemediği, böyle birisinin beyanlarına itibar edilemeyeceği, mağdurun hiçbir ifadesinde cinsel ilişki esnasında yaşamış olduğu fiziksel acıdan bahsetmediği, cinsel muayene raporunda da sanık aleyhine herhangi bir bulguya rastlanmadığı, sanığın istismarda bulunduğunu iddia ettiği tarihte mağdurun kalçasında kırık bulunduğu ve sanığın sağlık durumu sebebiyle cinsel birliktelik yaşamasının mümkün olmadığı, sanığın mağduru ahıra götürürken çevrede herhangi birinin görmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, olayın geçtiği iddia edilen yerin iki odalı olduğu ve devamlı suretle kalabalık olduğu, mahkemece suçun işlendiği yer ile alakalı keşif yapılmadığı, mağdurun ailesi ile sanık arasında hayvanların satımı sebebiyle husumet olduğu, sanığa bu sebeple iftira atıldığı, sanığın mağdurun cinsel eğilimlerini fark etmesi sebebiyle istismar eyleminin zorla yapıldığı iddiasında bulunulduğu, sanığın suçu işlediğine dair dosyada delil bulunmadığı ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanıklar müdafisinin temyiz istemi; Sanığın istismarda bulunduğunu iddia ettiği tarihte mağdurun kalçasında kırık bulunduğu ve bu sebeple tuvalete dahi gidemediği, hal böyleyken mağdurun iddia edilen cinsel ilişki pozisyonlarını icra edebilecek durumda olmadığı, mağdurun fiili livata yaşadığına dair cinsel muayene raporunda herhangi bir bulguya rastlanmadığı, mağdurun soruşturma ile kovuşturma aşamasında olay örgüsü ve sürelere ilişkin çelişki içerecek beyanlarda bulunduğu, mağdurun sanık …’ya anal yoldan organ soktuğuna dair beyanı olmasına rağmen sanık … hakkında tanzim edilen raporda fiili livata bulgusuna rastlanmadığı, tanıkların beyanlarında suça konu evde devamlı suretle bulundukları ve bu tarz olaylara tanık olmadıklarını belirttikleri, mağdurun beyanlarının annesinin beyanları ile de çeliştiği, sağlıklı bir aile yapısı içerisinde büyümediği için çevresinden öğrendikleri doğrultusunda kurgulayarak beyanlarda bulunduğu, devamlı pornografik yayınlar seyreden mağdurun sapkın bir cinsel kişiliğe sahip olduğu, beyanlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasında hayvanların satımı konusunda husumet bulunmasının da iftira atılmasında etkili olduğu, sanıkların suçu işlediğine dair dosyada delil bulunmadığı ve haklarında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Katılanlar vekilinin temyiz istemi; Mağdurun suç tarihinde kendisini koruyamayacak kadar küçük olması ve sanık …’nın eylemleri kolaylaştırmak için mağduru tehdit etmesi sebebiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluştuğu, sanık …’nın mağdurun öz dayısının oğlu olması sebebiyle 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılması gerektiği, sanıkların indirimsiz haliyle en üst sınırdan cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi; mağdurun özel durumu ve sanıkların eylemleri gerçekleştirme biçimleri göz önünde bulundurulduğunda üst sınırdan cezalandırılmaları gerektiği, haklarında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
2013 yılı ile 2014 yılı aralık ayı arasında sanık …’nın mağdur’a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismar iddiasına ilişkin açılan kamu davası;
Sanık …’nın 2013 yılında çalışmak için gelmesi sebebiyle mağdurun ikametinde kaldığı, sanık ile mağdurun tam olarak tespit edilemeyen bir tarihte evde yalnız başlarına kaldıkları, sanığın mağduru yanına çağırarak telefonundan porno filmler izlettiği, sonrasında “sen erkek adam oldun, bu tür şeyleri öğren ” dediği, filmleri izlettikten sonra ” gel bizde deneyelim ” dediği ve cinsel organını çıkararak mağdurun kalçasına sürttüğü, mağdurun sanığın cinsel organının makatından içeri girdiğini hissettiği, ilişkiye girmeden önce sanığın krem kullandığı, bu olaydan sonra haftada en az iki kez sanık ile mağdurun cinsel birliktelik yaşamaya devam ettiği, yaklaşık olarak 1 yıl süren cinsel ilişkilerin bazılarında sanığın mağdurun makatının içine ve sırtına boşaldığı, daha sonra sanığın köyüne döndüğüne ve bir daha cinsel ilişki yaşamadıkları, sanığın eylemlerini suç tarihinde on iki yaşını tamamlamamış olan mağdura karşı, 2013 yılının son ayları ile 2014 yılı Aralık ayı arasında anal yoldan organ sokmak suretiyle işlediği mahkemece kabul edilmiştir.
2017 yılı nisan ayı sonrası sanıklar… ve …’nın mağdur’a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismar iddiasına ilişkin açılan kamu davası;
Mağdurun 2017 yılının Nisan ayında okula giderken ayağının kırıldığı ve doktorun iki ay rapor verdiği, mağdurun istirahat süresini geçirmek için köyde halası…’ın evinde kalmaya başladığı, bu evin yakınlarında sanıklar… ile …’nın birlikte yaşadığı, bir gün …’nın … ihtiyacını gideren mağdurun koluna girerek yardımcı olduğu ve birlikte odaya gittikleri, …’nın odanın kapısını kilitledikten sonra yanına gelerek “sen hiç milli oldun mu birisiyle ilişkiye girdin mi” dediği, hayır cevabı veren mağdura …’nın “merak ettim, gel bir deneyelim” dediği, mağdurun da bu ısrara dayanamayıp kabul ettiği, …’nın kalçasını mağdurun cinsel organına sürttüğü, bu olaydan yaklaşık iki gün sonra …’nın evinde kalmaya devam eden mağdurun …’yı kucağına oturtarak ilişkiye girmelerini sağladığı ve mağdurun boşaldığı, akabinde mağdurun aynı şekilde …’nın kucağına oturarak ilişkiye girdikleri, bu olaydan sonra iki hafta içinde üç günde bir defa olmak üzere mağdur ile …’nın karşılıklı olarak anal yoldan cinsel ilişkiye girdikleri, …’nın bu ilişkiye…’in de katılmasını istediği ancak mağdurun bunu reddettiği, …’nın mağduru köye rezil etmekle tehdit etmesi sebebiyle mağdurun… ile ilişkiye girdiği ve…’in üzerine boşaldığı, bu olaylar yaşandığı zamanlarda evde kimsenin bulunmadığı ve bunlardan kimsenin haberinin olmadığı, üç dört hafta kadar daha … ile cinsel birliktelik yaşadığı, tarihini hatırlamadığı bir zamanda…’in kendisine “gel tekrar cinsel birliktelik yaşayalım, beni azdırdın, seni canım çekti” dediği, evde…’in annesi …’nin bulunması nedeniyle…’in mağduru ahıra götürdüğü, …’in cinsel organına krem sürerek mağdurla anal yoldan cinsel ilişkiye girdiği, bu ilişkiden sonra… ile mağdurun başka bir cinsel ilişki yaşamadığı, mağdurun bir ay daha köyde kaldığı ve bu süreçte üç günde bir olmak üzere … ile anal yoldan cinsel ilişki yaşamaya devam ettiği, sonrasında mağdurun Lüleburgaz’daki evlerine döndüğü, sanık … ve…’in eylemlerini farklı tarihlerde on beş yaşını tamamlamamış olan mağdura karşı, … ile ilişkiye girmemesi halinde köye rezil edecekleri şeklinde tehdit ederek direncini kırmak yoluyla müştereken anal yoldan organ sokmak suretiyle işledikleri mahkemece kabul edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda hüküm fıkrasına “Kendisini vekille temsil ettiren katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı için karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca takdir edilen 8.200 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesi hususu dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden müsnet suçlardan dolayı istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Suç tarihinin 2013 yılı ve 2014 yılı Aralık ayı arasında ile 2017 yılı Nisan ayı sonrası olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
A. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden;
1.Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan gerçekleştirilen yargılama sonucunda verilen beraat kararıyla ilgili istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kurulan hüküm katılanlar vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, müsnet suçu düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hapis cezasının ağırlaştırıcı haller nazara alınmaksızın üst sınırının on yıldan az olması ve 5271 sayılı Kanun’un 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendine göre üst sınırı on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükmün kesin olup temyiz edilememesi karşısında, söz konusu karara yönelik temyiz isteminin 5271 Sayılı Kanun’un 298 inci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
2.Ret sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmiştir.
B. Sanıklar haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümler yönünden;
1.Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdur ve müştekilerin aşamalardaki çelişkili beyanları, sanıkların istikrarlı savunmaları, tanık anlatımları, Trakya Üniversitesi’nin 15.01.2018 tarihli raporu ile Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu’nca düzenlenen 21.01.2019 tarihli rapora göre mağdurun anal muayenesinde herhangi bir bulguya rastlanılmaması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanıkların mağdura cinsel istismarda bulunduğuna dair mağdurun soyut ve çelişkili beyanları dışında delil olmadığından sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Açıklanan nedenlerle tebliğnamede sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerin onanmasına yönelik görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde yer alan nedenlerle katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5275 Sayılı Kanun’un 298 inci maddesi gereğince Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde yer alan nedenlerle sanıklar müdafileri, katılanlar vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 09.04.2021 tarihli ve 2021/589 Esas, 2021/934 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üyeler … ve …’nun karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanıklar…, … ve …’nın TAHLİYELERİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadıkları takdirde derhal salıverilmelerinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy) (Karşı Oy)
KARŞI OY
Mağdurun ifadesi, katılanların beyanları, düzenlenen raporlar, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; mağdur … 03/12/2017 olan şikayet tarihinden yaklaşık 4 yıl önce, halasının oğlu sanık …’in kendi ikametlerinde misafir olarak kaldığı dönemde evde yalnız kaldıklarında …’nın kendisine telefondan porno filmler izleterek seninde öğrenme zamanın geldi “gel bizde deneyelim” dediği ve kendisi ile makatından cinsel ilişkiye girdiği, bu olaydan sonra …’nın kendilerinde kalmaya devam ettiği ve haftada iki kez … ile cinsel birliktelik yaşadıkları, bu ilişkilerin yaklaşık olarak 1 yıl kadar sürdüğü, 2017 yılının Nisan ayında ayağının kırılmasından sonra köyde halası …’ün evinde kalmaya başladığı ve halasının evinin yanında sanıklar … ve …’nin yaşadıkları, daha önce eşcinsel ilişki yaşadığını ikrar eden sanık …’nın bir gün kendisini çağırarak evde odanın kapısını kapatıp kendisine “sen hiç milli oldun mu gel bir deneyelim” diyerek ısrar ettiği ve mağdurun da bu ısrara dayanamayıp kabul ettiği, daha sonraki günlerde …’nın evinde kaldığı süre içerisinde evde iken … ile aktif ve pasif olarak ilişkiye girdikleri, bu olayın iki hafta zaman zarf içinde üç günde bir olduğu, daha sonra …’nın bu ilişkiye …’ün de katılmasını istediği mağdurun bu ilişkiyi kabul ettiği ve … ile evde odada …’nın da olduğu halde cinsel ilişki yaşadıkları, daha sonraki bir günde…’in kendisinden cinsel ilişki istediği ve kendisini köyde hayvan barınağına götürerek burada…’in mağdur ile cinsel ilişkiye girdiği, bu olayları 03.12.2017 günü annesine anlattığı, bunun üzerine mağdurun annesi olan … …’in şikayeti üzerine yapılan soruşturma ve kovuşturma sonucu sanıkların atılı suçlardan cezalandırılmalarına karar verildiği, mağdurun beyanlarında olayların yeri ve işleniş şekli konusunda tutarlılık bulunduğu ve ancak bu olayları yaşayanların anlatabileceği ayrıntı içerdiği, sanıkların inandırıcılıktan uzak suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilen savunmalarına itibar edilemeyeceği, kaldı ki sanık … zaman zaman mağdurla aynı yatakta yattıklarını, yine mağdurun rızası ile sanık … ile cinsel ilişkiye girdiğini kendisine anlattığını ifade ettiği, cinsel istismarın aile içindeki ve yakındaki bireyler tarafından gerçekleştirilmesi ve devamlı olması, mağdurun yaşı itibariyle bu durumun kendisinde yarattığı travma göz önünde bulundurulduğunda mağdurun meydana gelen olayı aradan geçen zamana rağmen kimseye anlatamayıp ilk olarak annesine bahsetmesinin olağan olduğu, Lüleburgaz Devlet Hastanesi’nin 03.12.2017 tarihli raporunda, mağdurun yapılan muayenesinde; anal bölgede hafif silikleşme olması nedeniyle kronik fiili livata düşünüldüğüne, rektal tuşede tonus kaybının hafif olduğunun görüldüğüne, akut livatayla ilgili bir bulguya rastlanmadığına ilişkin tespitin bulunduğu, her ne kadar Trakya Üniversitesinin 15.01.2018 ve ATK’nın 21.01.2019 tarihli raporlarında livata bulgusu bulunmadığı belirtilmiş ise de; eylemler gerçekleştirilir iken kayganlaştırıcı kullanıldığı, maruz kalınan son eyleme en yakın tarihte değerlendirme yapılmış olan Lüleburgaz Devlet Hastanesi’nin 03.12.2017 tarihli raporuna itibar edilmesi gerektiği anlaşılmakla, sanıkların cebir veya tehdit olmaksızın nitelikli cinsel istismar suçunu işlediklerinin sabit olduğu görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun beraata yönelik görüşüne katılmıyoruz. 21.02.2023