Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/12110 E. 2023/1278 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12110
KARAR NO : 2023/1278
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/12 E., 2021/116 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2015/162 Esas, 2015/445 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 8 ay

15 gün hapis ve 25.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir.

2.Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2015/162 Esas, 2015/445 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.01.2020 tarihli ve 2019/7524 Esas, 2020/430 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Olay tutanağına göre iş yerinde kaçak sigara sattığı yönünde ihbar bulunan sanığın iş yerine giden kolluk görevlilerinin, sanığa ihbardan bahsetmeleri üzerine sanığın ayakkabı kutuları ile kolilerden çıkardığı kaçak sigara ve kıyılmış tütünü kendi rızasıyla polislere teslim etmesi şeklinde gerçekleşen olayda;
Sanığın iş yerinde arama yapılmasına dayanak teşkil eden mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, ele geçirilen eşyaların kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği nazara alındığında sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi,
Kabule göre de;
1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması ve yine aynı Yasanın 3/22. maddesinin de uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.5237 sayılı TCK’nun 61 ve 3/1. maddeleri uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kastı ve işlenen suçun ağırlığıyla orantılı ceza tayini gerekirken dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz etmeyen fiili ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde teşdidi gerektirmediği halde alt sınırdan ceza tayini yerine, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
3.24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4.Kaçak sigaraların 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi…” nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3.Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2020/12 Esas, 2021/116 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, suça konu imha edilerek tasfiye edilen ve kaçak eşya deposunda bulunan sigaraların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.10.2022 tarihli ve 2021/119112 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği;
1.Beraat kararının bozularak sanığın cezalandırılmasına ve kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesine,

2.Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığa ait iş yerinde kaçak sigara satışı yapıldığı yönündeki ihbar üzerine sanığın iş yerine giden kolluk görevlilerinin, sanığa ihbardan bahsetmeleri üzerine sanık ayakkabı kutuları ile kolilerden çıkardığı 230 paket kaçak sigara ve 16.2 kg. kıyılmış tütünü kendi rızasıyla polislere teslim etmiştir.

2.29.06.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre, suça konu sigaraların bandrolsüz ve gümrük kaçağı olduğu tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Sanığın iş yerinde arama yapılmasına dayanak teşkil eden mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, ele geçirilen eşyaların kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği nazara alındığında, katılan vekilinin temyiz dilekçesi içeriğinde belirttiği ve sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

3.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, suça konu kaçak eşyanın tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken “suça konu imha edilerek tasfiye edilen yabancı menşeili ve bandrolsüz sigara ile kaçak eşya deposunun 2015/504 sırasına kayıtlı 120 paket yabancı menşeili ve bandrolsüz sigaranın 5607 sayılı Kanun’un 13. maddesinin yollamasıyla TCK’nın 54/4. madde uyarınca müsaderesine” şeklinde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2020/12 Esas, 2021/116 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan müsadereye ilişkin paragrafın hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “Suça konu kaçak eşya
tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollaması ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.02.2023 tarihinde karar verildi.