YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9088
KARAR NO : 2023/690
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/822 E., 2015/1247 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, suça konu eşyaların müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/822 Esas, 2015/1247 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, sanığın temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca tanzim olunan, 08.12.2019 tarihli ve 2015/413615 sayılı düzeltilerek onanma talepli tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
I)Sanığın temyiz sebebi; usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.20.07.2015 tarihinde önleme araması kararına istinaden Gaziantep girişinde oluşturulan uygulama noktasında Çayırağası otobüs firmasına ait yolcu otobüsünün arka koltukların gerisinde yatak olarak kullanılan bölümde yapılan aramada otobüs muavini sanık …’e ait olduğu tespit edilen 36 karton bandrolsüz kaçak sigara ele geçirilmiştir.
2.Sanık soruşturma aşamasında müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifadesinde, ele geçirilen sigaraların kendisine ait olduğunu, çocuğunun tedavi masraflarını karşılamak için satacağını beyan etmiş ise de, kovuşturma aşamasında hakim huzurunda verdiği savunmasında sigaraların kendisine ait olmadığını, otobüse kimin koyduğunu, kime ait olduklarını bilmediğini ifade etmiştir.
3.Soruşturma aşamasında sanığa gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağı ihtaratı yapılmamıştır.
IV. GEREKÇE
1. 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “23 üncü” fıkra olarak değiştirilmiştir. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63
üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
2.Sanık soruşturma aşamasında müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifadesinde ele geçirilen sigaraların kendisine ait olduğunu, satacağını beyan ederek suçu ikrar etmiş, kovuşturma aşamasında 03.12.2015 tarihinde hakim huzurunda vermiş olduğu ifadesinde, ele geçirilen sigaraların kendisine ait olmadığını, otobüse sigaraları kimin koyduğunu, sigaraların kime ait olduğunu bilmediğini beyan ederek suçu inkar etmiştir. Aradaki çelişkinin giderilmesi için sanığa önceki beyanı okunduğunda, hakim huzurunda verdiği ifadesinin doğru olduğunu belirtmiştir. Müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan
ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağı halde gerekçeli kararda sanığın ikrar içeren ifadesine üstünlük tanıması 5271 sayılı Kanun’un 148 inci maddesi dördüncü fıkrasına aykırı bulunmuştur.
3.5271 sayılı Kanunu’nun 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı olarak suça konu eşyanın müsaderesinde uygulanan yasa maddelerinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/822 Esas, 2015/1247 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.