YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10495
KARAR NO : 2007/1262
KARAR TARİHİ : 19.02.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde kamulaştırmadan artan kısmın da kamulaştırılması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, kamulaştırmadan arta kalan 412 ve 263 m2 yüzölçümlü iki parça taşınmaz malın yararlanmaya elverişli olmadığı ileri sürülerek, Kamulaştırma Yasasının 12. maddesi hükümleri uyarınca bedelinin ödenmesi karşılığında kamulaştırılmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Kamulaştırma Yasasının 12. maddesinin üçüncü fıkrasına göre bir kısmı kamulaştırılan taşınmaz maldan artan kısmı yararlanmaya elverişli bir durumda değil ise mal sahibinin süresinde başvurusu üzerine bu kısmın da kamulaştırılması zorunludur. Davanın yasal dayanağını oluşturan bu fıkra hükmünün uygulanabilmesi için taşınmazın kamulaştırmadan artan kısmının yararlanmaya elverişli olmaması gerekir. Ne oranda olursa olsun yararlanılabilen bir arazi parçası için bu hükmün uygulanamayacağı da Yargıtay’ın kararlılık kazanmış içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Somut olayda, 2810 m2 yüzölçümlü 5 pafta 565 parsel sayılı taşınmazın 2135 m2.sinin kamulaştırıldığı, kamulaştırmadan arta kalan 412 ve 263 m2 yüzölçümündeki kısımların “halihazırda tarım arazisi olarak kullanıldıkları, karışık meyve bahçesi olup budama, sulama, ilaçlama gibi bakım işlemlerinin muntazaman yapıldığı” ikinci bilirkişi kurulu tarafından saptanmıştır. İkinci bilirkişi kurulu bu alanlarda teknik olarak tarımsal faaliyetlerde bulunmanın verimli olmayacağını, tarımsal bütünlüğün bozulduğunu, birinci bilirkişi kurulu ise bu kısımların ekonomik işletme büyüklüğüne sahip olmadığından rantabl üretim yapmaya müsait bulunmadığını bildirmişlerdir. Her iki parça üzerinde çok sayıda ve değişik cins ve yaşta meyve ağacı olduğu da bilirkişi raporlarıyla saptanmış durumdadır. Kamulaştırmadan artan kısımların tarımsal işletme büyüklüğüne sahip olmadıkları ve verimli üretime uygun bulunmadıkları belirlenmiş ise de bilirkişi raporlarındaki açıklamalar bu kısımların tamamen yararlanılamaz durumda olduğunun kabulüne olanak vermemektedir.
Açıklanan bu nedenle, davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.