Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/23395 E. 2023/637 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23395
KARAR NO : 2023/637
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/558 E., 2018/87 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. (Kapatılan) Hava Eğitim Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 05.06.2012 tarihli ve 2012/259 Esas, 2012/147 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 16.01.2012-24.02.2012 tarihleri arasında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 24.02.2012-27.02.2012 tarihleri arasında yolda ve nezarette, 14.03.2012-03.04.2012 tarihleri arasında tutuklulukta geçen sürelerin 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi uyarınca verilen cezadan mahsubuna, yasal imkansızlık nedeniyle hapis cezasının adlî para cezası ile diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesine, ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

2. (Kapatılan) Hava Eğitim Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 05.06.2012 tarihli ve 2012/259 Esas, 2012/147 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 4. Dairesinin 29.01.2013 tarihli ve 2013/365 Esas, 2013/356 Karar sayılı ilamı ile;
“…Anayasa Mahkemesi’nin, 23.01.2013 tarihli ve 28537 sayılı Resmî Gazete’de gerekçesi yayımlanmış olan, 17.01.2013 tarihli, 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararıyla; 1632 sayılı Kanun’un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “..kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile…” ibaresinin ve 1632 sayılı Kanun’un Ek 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anılan karar ile; izin süresini geçirmek suçundan yargılanmakta olan sanık hakkında belirlenmiş olan hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesi ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini engelleyen kanun hükümleri iptal edildiğinden ve sanık hakkında cezanın ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesi ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinden sanık hakkında anılan hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda araştırma, inceleme veya değerlendirme yapılması…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine (Kapatılan) Hava Eğitim Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 16.04.2013 tarihli ve 2013/367 Esas, 2013/181 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 16.01.2012-24.02.2012 tarihleri arasında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının b bendi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 24.02.2012-27.02.2012 tarihleri arasında yolda ve nezarette, 14.03.2012-03.04.2012 tarihleri arasında tutuklulukta geçen sürelerin 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi uyarınca verilen cezadan mahsubuna, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8 inci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 03.07.2013 tarihinde kesinleşmiştir.

4. Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 03.07.2013 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 25.12.2013 tarihinde kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediğinin Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2014 tarihli ve 2014/196 Esas, 2014/784 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi

üzerine Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2018 tarihli ve 2017/558 Esas, 2018/87 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) Hava Eğitim Komutanlığı Askerî Mahkemesince açıklanması geri bırakılan 16.04.2013 tarihli ve 2013/367 Esas, 2013/181 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın 16.01.2012-24.02.2012 tarihleri arasında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 24.02.2012-27.02.2012 tarihleri arasında yolda ve nezarette, 14.03.2012-03.04.2012 tarihleri arasında tutuklulukta geçen sürelerin 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi uyarınca verilen cezadan mahsubuna, karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.09.2021 tarihli ve 2018/32009 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın askerlik hizmetini yerine getirmekte iken 03.01.2012 tarihinde iki günü yol süresi olmak üzere 12 gün süre ile kanunî izne gönderildiği, izne ayrılış saati belli olmadığı için 03.01.2012 tarihinde saat 24:00’de izne ayrıldığının kabulü ile en geç 15.01.2012 tarihinde saat 24:00’e kadar birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 24.02.2012 tarihinde yakalandığı, yargılama sırasında adlî gözlem altına aldırılması sonucunda düzenlenen İzmir Asker Hastanesinin 30.03.2012 tarihli ve 4484 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğunun, 05.04.2012 tarihli Adlî Raporla 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında mütalaasına mahal bulunmadığının belirlendiği anlaşılmıştır.

2. Sanık 03.04.2012 tarihli savunmasında özetle; “Evlilik dışı olan 3,5 yaşındaki oğlu Enes Şahin’in 29.12.2011 tarihinde geçirdiği kaza sonucu yaralandığını ve Ankara Numune Hastanesinde yattığını öğrendiğini, bu nedenle izne ayrıldığını, çocuğunun 19.01.2012 tarihinde hastaneden taburcu olduğunu, o taburcu olana kadar onu bırakmak istemediğini, çocuğu taburcu olduktan sonra da maddi durumu iyi olmadığı için zamanında dönemediğini, kendisi teslim olamadan bir ihbar sonucu 24.02.2012 tarihinde polis ekipleri tarafından yakalandığını” beyan etmiş ve atılı suçu işlediğini ikrar etmiştir.

3. Sanık bozma sonrası alınan 13.03.2013 tarihli ifadesinde özetle; bozma ilamı konusunda takdiri Mahkemeye bıraktığını, önceki savunmalarını tekrar ettiğini, beraatını talep ettiğini, şayet Mahkeme aksi kanıda olursa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ettiğini beyan etmiştir.

4. Sanık ihbar sonrası alınan 22.02.2018 tarihli ifadesinde de özetle; pişman olduğunu, ihbar yazısına ve Askerî Mahkemenin gerekçeli kararına bir diyeceği olmadığını, önceki savunmalarını tekrar ettiğini beyan etmiştir.

5. Birliği Komutanlığınca düzenlenen 22.01.2012 tarihli tutanakta; sanığın 03.01.2012 tarihinde gönderildiği 12 gün süreli kanuni izninden 15.01.2012 tarihinde dönmesi gerekirken dönmediği belirtilmiştir.

6. Sanığın 03.01.2012-15.01.2012 tarihleri arasında iki günü yol süresi olmak üzere toplam 12 gün süre ile kanuni izne gönderildiğine dair erbaş-er izin belgesi dava dosyasında mevcuttur.

7. Şefaatli Polis Merkezi Amirliği tarafından gönderilen 24.02.2012 tarihli yakalama tutanağında; ismini açıklamak istemeyen bir şahsın Polis Merkezine gelerek sanığın asker kaçağı olduğu yönünde ihbarda bulunması üzerine 24.02.2012 tarihinde sanığın yakalandığı belirtilmiştir.

8. Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baştabipliğinin 03.04.2012 havale tarihli yazısında; Enes Şahin’in Ankara Numune Hastanesinde yatarak tedavi görmediği, arşiv şubesi tarafından ayaktan tedavi oluş kaydına da rastlanılmadığının bildirildiği belirtilmiştir.

9. Sanık hakkında adli gözlem işlemi neticesinde düzenlenen İzmir Asker Hastanesi Sağlık Kurulunun 30.03.2012 tarihli ve 4484 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile; sanığın “disosyal kişilik bozukluğu” tanısıyla suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu belirtilmiş, aynı Hastanece düzenlenen 05.04.2012 tarihli Adli Raporda da; sanığın şuur ve hareket serbestisinin tam olduğu, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilecek düzeyde olduğu, işlediği fiil kapsamında davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tam olup azalmadığı, 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında mütalaasına mahal bulunmadığı belirtilmiştir.

10. Sanık hakkında (Kapatılan) Hava Eğitim Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 16.04.2013 tarihli ve 2013/367 Esas, 2013/181 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Ankara 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2014 tarihli ve 2014/196 Esas, 2014/784 Karar sayılı kararı dava dosyasında mevcuttur.

11. Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın gönderilmiş olduğu izinden 16.01.2012 tarihine kadar dönmesi gerekirken dönmediği, 24.02.2012 tarihinde yakalandığı, savunmasında çocuğunun 29.12.2011 tarihinde geçirdiği kaza sonucu yaralandığını ve Ankara Numune Hastanesinde yattığını, çocuğunun 19.01.2012 tarihinde hastaneden taburcu olduğunu beyan etmiş ise de bu hususların araştırıldığı, cevabî yazıda Enes Şahin’in Ankara Numune Hastanesinde yatarak tedavi görmediğinin, ayaktan tedavi oluş kaydına da rastlanılmadığının belirtilmiş olduğu, yine (Kapatılan) Askerî Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, maddî durumu iyi olmadığı için zamanında dönemediğine ilişkin özürlerin askerlik hizmetine tercih edilebilecek bir mazeret olarak kabulüne imkan bulunmadığı, buna göre “Olay ve Olgular” başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere ve tüm dosya kapsamına göre, Mahkemece, geçerli bir özrü bulunmayan ve hakkında düzenlenen Adlî Rapor ile 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinden yararlanamayacağı, Sağlık Kurulu Raporu ile de suç tarihlerinde ve hâlen askerliğe elverişli olduğu belirlenen sanık hakkında, izin tecavüzüne konu eylemin sabit

görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün, aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

2. Gerekçeli karar başlığında sanığın yolda, nezarette ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin gösterilmemesi mahallinde ikmali mümkün eksiklik olarak görülmüştür.

3. 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; hükümden sonra 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.

4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (1), (2), (3) ve (4) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2018 tarihli ve 2017/558 Esas, 2018/87 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.01.2023 tarihinde karar verildi.