YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1734
KARAR NO : 2009/4609
KARAR TARİHİ : 25.06.2009
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete kasko sigortalı aracın park edildiği yerden çalındığını, davalı tarafça sigorta tazminatı ödenmediğini açıklayarak, 130.000,00. TL. sigorta tazminatının, olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, aracın immobilizer sistemi bulunduğundan orijinal anahtarı olmadan çalıştırılamayacağını, çalınma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 110.000,00 TL. sigorta tazminatının, 07.09.2006 temerrüt tarihinden itibaren yürütülecek değişken oranlardaki yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin 19.02.2009 tarihli temyize cevap ve katılma yoluyla temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı, bu durumda davacı vekilinin süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK’nun 432/4. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, kasko sigorta poliçesi nedeniyle sigortacı şirketten tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece hükmedilen tazminat yönünden, ekspertiz raporunun düzenlenme tarihi olan ve davalının temerrüdünün gerçekleştiği 27.09.2006 tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil, bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte olmadığından, HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilmiş haliyle onanması gerekmiştir.
SONUÇ;Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (1) nolu bendindeki “07.09.2006” ibaresinin hükümden çıkartılmasına yerine “27.09.2006” ibaresinin yazılmasına ve hükmün davalı taraf yararına düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 67.20 TL temyiz başvuru harcının davacıdan alınmasına, ve aşağıda dökümü yazılı 4.439.20 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 25.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.