Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/5953 E. 2023/573 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5953
KARAR NO : 2023/573
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

TUTUKLU

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/996 E., 2021/1130 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.08.2021 tarihli ve 2021/169-2021/218 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birici fıkrası ve Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2021/996 – 2021/1130 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.01.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın terör örgütü üyeliğinin sabit olmadığı ve sanığın ByLock kullanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın en son Milli Eğitim Bakanlığı’nda öğretmen olarak görev yaptığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatlı olduğu gerekçesiyle 675 sayılı K.H.K ile meslekten ihraç edildiği, sanığın 0551 (…) (..) 07 ve 0 544 (…) (..) 93 numaralı GSM hatları üzerinden ByLock İletişim Sisteminin kullanıldığına dair sorgu raporunun bulunduğu, 0551 (…) (..) 07 numaralı GSM hattı ile ilgili ByLock içeriklerinin bulunmadığı 0544 (…) (..) 93 numaralı GSM hattı ile ilgili düzenlenen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında, ID numarasının …, kullanıcı adının “meryemfetih”, şifrenin “m.6559” olduğu ve sistemin kullanımıyla ilgili sayısal verilerin de gösterildiği, Log Tablosunun mevcut olduğu, ByLock mesaj içeriklerinin de tutanakta bulunduğu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan gelen kayıtlardan bilirkişi raporuyla ByLock İletişim Sistemine ait IP adreslerine 0551 (…) (..) 07 numaralı GSM hattı üzerinden 11.08.2014-19.08.2014 tarih aralığında toplamda 10.260 kez bağlantı yapıldığı, 0544 (…) (..) 93 numaralı GSM hattı üzerinden 04.09.2014-10.04.2015 tarih aralığında toplamda 51.216 kez bağlantı yapıldığının tespit edildiği, HTS Analiz Raporu ile CG-NAT ve HTS veri kayıtlarındaki baz istasyonlarının aynı ve civar baz istasyonlarına ait olduğu, her iki hatta ilişkin alınan raporlarda hatların sanık tarafından kullanıldığının belirtildiği, ByLock tespiti yapılan GSM numarasının Ankara Cumhuriyet Başsavılığı tarafından ByLock uygulaması kullanmadıkları halde ByLock IP sine yönlendirildiği belirlenen 11.480 GSM numarası arasında bulunmadığı, sanığın kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock’u kullandığı, tanık beyanlarından; sanığın örgüt yapısı içerisinde yer aldığının, örgüt yapısı içerisinde polis eşlerine sohbet adı verilen örgütsel toplantılar düzenlediğinin, evinde örgütsel toplantı yapıldığının, örgütsel faaliyetlere ilişkin toplantılara sohbet veren olarak katıldığının, bu toplantıların darbe teşebbüsüne kadar devam ettiğinin, … kod adını kullandığının tespit edildiği, bu şekilde sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu,
Sanık müdafii her ne kadar savunmasında ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı bulunan 0544 (…) (..) 93 Gsm numaralı hattın sanığın eşi olan Halil Varıcı tarafından kullanıldığını, eşinin bu hatla ilgili olarak ceza aldığını beyan etmiş ise de; ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı incelendiğinde; tanık beyanlarından anlaşılan sanığın kod adı olan … isminin kullanıcı adında yer aldığı, sanığın kullandığı ID’yi ekleyenlerin ByLock uygulamasında sanığın ID’sine … ismini verdikleri, şifresinin; sanığın isminin baş harfi, doğum yerinin plaka numarası ve yaşadığı yerin plaka numarasından oluştuğu, sanığın kullandığı ID’de ekli olanların erkek isimleri olarak görülmesine karşın sanık tarafından verilen isimlerin kadın isimleri olduğu, bu hususun dosya içerisindeki raporlarla da belirtildiği göz önüne alındığında sanık savunmasına itibar edilmemiş, hattın sanık tarafından kullanıldığı ve ByLock indirildiği kanaatine varılmıştır.
Sanık savunmasına; ByLock iletişim sisteminin kullanımı ile ilgili BTK kayıtları, BTK’nın 21.02.2018 tarihli 2018/178324 sayılı yazısındaki açıklamalar, tanık beyanları, bilirkişi raporları, HTS analiz raporu, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı gözönüne alınarak itibar edilmemiştir.
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezanın belirlenmesinde, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmasının inandırıcı gerekçelerle ret edilmesinde ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca sonuç cezanın 6 yıl 13 ay olarak düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği;
Sanığın ByLock programını kullanmış olduğu 0551 (…) (..) 07 ve 0544 (…) (..) 93 no’lu hatlar ile … ID numarasıyla kullandığı, İlk Derece Mahkemesi kabulünde olduğu üzere kullanıcı adının tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere … adı ile kullandığı hususları dikkate alındığında ByLock kullanıcısının sanık olduğunun anlaşıldığı, bu şekliyle sanığın örgütsel haberleşme amacıyla ByLock kullandığının sabit olduğu, bu yöne ilişkin temyiz sebeplerinin yerinde olmadığı,
Yukarıda açıklanan nedenlerle, tanık beyanlarının ByLocktaki kullanıcı ismini doğruladığı, ayrıca sanığın örgütsel eylemlerine ilişkin anlatımların bulunduğu anlaşılmakla; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin Kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş ve sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2021/996 – 2021/1130 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.