YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1282
KARAR NO : 2009/4492
KARAR TARİHİ : 22.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait/sevk ve idaresindeki araca, davalıya ait aracın, tam kusurlu olarak çarpması sonucu hasar meydana geldiğini belirterek, hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyeti toplamı olan 11.178.00 YTL maddi ve 2.000.00 YTL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkiline ait aracın, iddia edilen şekilde bir kazaya karışmadığını, maddi ve manevi tazminat taleplerini kabul etmediklerini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, davanın kısmen kabulü ile, 7.850.00 YTL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve şartları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
HUMK’nun 275. ve takip eden maddeleri uyarınca, çözümü özel ve teknik bilgiye dayanan konularda ihtisas sahibi kişilerin vereceği rapor esas alınarak hüküm kurulması gerekir. Sonucu açık ve belli durumları ayrı olmak üzere, trafik kazalarında hasarda uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenmelidir. Bu durumda, uzmanlık alanı belli olmayan bilirkişiden hasar konusunda alınan rapora dayanılarak hüküm kurulması doğru değildir.
Ayrıca, davacı dayanağı olan 16.01.2008 tarihli tespit raporu ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, perte ayrılmasının gerekip gerekmediği hususunda herhangi bir açıklama yoktur. Mahkemece, aracın tamir edileceği benimsenerek tazminata hükmedilmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, İTÜ veya Karayolları Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan araçla ilgili yukarıda belirtilen konulanda ayrıntılı gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak, varılacak uygun sonuca göre karar vermekten ibarettir.
3- Bozma nedenine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eoden davacı ve davalıya geri verilmesine 22.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.