YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13912
KARAR NO : 2023/817
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/900 E., 2021/1680 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : Beraat, Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, O yer Cumhuriyet savcısı, Katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci
maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2013 tarihli ve 2013/753 Esas, 2013/733 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ve … hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, eşya müsaderesine ve nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
2. Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2013 tarihli ve 2013/753 Esas, 2013/733 Karar sayılı kararının, sanıklar ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 01.02.2021 tarihli ve 2019/2372 Esas, 2021/762 Karar sayılı ilâmıyla; nakil aracı iadesine ilişkin hükmün onanmasına; sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin ise, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. ve 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi bakımından yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2021 tarihli ve 2021/900 Esas, 2021/1680 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
b) Sanık … hakkında ise, 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 7242 sayılı Kanun ile değişik yirmiikinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 1 yıl 3 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezasının ertelenmesine, hak yoksunluklarına ve eşya müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz sebebi, müvekkilinin olayla ilgisi olmadığına, alt sınırdan
uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine ve lehe takdiri indirim maddelerinin yeterince uygulanmadığına ilişkindir.
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi, sanık … hakkında mahkumiyeti gerekirken beraat hükmü kurulmasına ilişkindir.
3. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık … hakkında mahkûmiyeti gerekirken beraat hükmü kurulmasına, araç hakkında müsadere kararı verilmemesine ve re’sen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sanık …’ın şoförlüğünü yaptığı, Suriye uyruklu sanık …’ın ise yolcu olarak bulunduğu kamyonda önleyici arama kararı ile yapılan aramada aracın şoför mahallinde ve kasasında toplam 402 karton kaçak sigaranın ele geçilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.
2. Sanık …’ın tüm aşamalarda Gaziantep’e giderken yolda el kaldıran ve yanında poşetler bulunan diğer sanık …’ı aracına aldığını, poşetlerde kaçak sigara olduğundan haberi olmadığını beyan ettiği, sanık …’ın ise kolluk aşamasında alınan ifadesinde ve bozma öncesi alınan savunmasında kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu, kaçak sigaraları Gaziantep’e satmaya götürmek amacıyla yoldan durduğu araca bindiğini, şoförü tanımadığını beyan ettiği belirlenmiştir. Sanık …’ın bozma sonrası savunması alınamamıştır.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Olay tarihinde sanık …’ın şoförlüğünü yaptığı, Suriye uyruklu sanık …’ın ise yolcu olarak bulunduğu kamyonda önleyici arama kararı ile yapılan aramada aracın şoför mahallinde ve kasasında toplam 402 karton kaçak sigaranın ele geçilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, kaçak sigaraların bir kısmının şöfor mahalinde ele geçirilmesi ve aracın durdurulması üzerine yapılan ilk kontrolünde şoför mahalindeki poşetlerde ne olduğu sorulduğunda kaçak sigara olduğunun beyan edilmiş olması hususları da değerlendirildiğinde, sanık …’ın kaçak sigaralardan haberdar olmadığına dair savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olup itibar edilemeyeceği cihetle iştirak halinde işledikleri suç nedeniyle mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1. Sanık hakkında cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiğine ve lehe takdiri indirim maddelerinin uygulanmadığına ilişkin temyiz sebepleri yerinde olmayıp hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2013 tarihli ve 2013/753 Esas, 2013/733 Karar sayılı kararı ile nakil aracını iadesine ilişkin verilen hükmün Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 01.02.2021 tarihli ve 2019/2372 Esas, 2021/762 Karar sayılı ilâmıyla onandığının anlaşılması karşısında, katılan vekilinin nakil aracı hakkında müsadere kararı verilmediğine ilişkin temyiz sebebi açısından hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin, 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun’da hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, onuncu fıkrası ve yirmiikinci fıkrası ve aynı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ayrı ayrı uygulanarak lehe Kanun’un tespiti yerine, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmalık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Yasanın 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, mahkemece sanığa yapılacak etkin pişmanlık ihtarında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının “1/2” olarak bildirilmesi gerektiği de gözetilerek, sanığa eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı yatırması halinde hakkında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanabileceği ihtarı yapılarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, Suriye vatandaşı olup Türkiye’de adresi bulunmayan sanıklara etkin pişmanlık ihtarı en uygun vasıta ile yapılmadan karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
5. Bandrolsüz olduğu hususunda itiraz ve tereddüt bulunmayan sigaralar ile ilgili keşif yapılarak sebep olmadığı yargılama giderinin sanığa yükletilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2021
tarihli ve 2021/900 Esas, 2021/1680 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilkinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2021 tarihli ve 2021/900 Esas, 2021/1680 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.