YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/17382
KARAR NO : 2023/843
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/1069 E., 2021/1917 K.
SUÇ : 4733 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına
Bakanlığı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden
Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibariyle 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun (4733 sayılı Kanunu) kapsamında kaldığı bu suçtan zarar görenin de … (kapatılan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu) (…) olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B.Sanık Müdafii İle Katılan … Vekilinin Temyizi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri
Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2012 tarihli ve 2012/590 Esas, 2012/696 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL adli para cezası ve 80,00 TL gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının ise sahibine iadesine karar verilmiştir.
2.Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2012 tarihli ve 2012/590 Esas, 2012/696 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 15.10.2015 tarihli ve 2014/16666 Esas, 2015/20352 Karar sayılı ilâmıyla;
“… II- Sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince,
1-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa’nın 8/4. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
3-Ele geçen kaçak eşyanın, nakil aracının taşıma kapasitesine göre miktar veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğunun anlaşılması ve sanığın nakil vasıtasının babasına ait olduğunu savunmuş olması karşısında, aracın iyiniyetli 3.kişiye ait olup olmadığı ve 5237 sayılı TCK’nın 54/3 maddesinde düzenlenen hakkaniyet unsurunun tespiti bakımından,
Kayıt maliki …’nun dinlenilmesi ile aracın fiilen kim tarafından kullanıldığının kolluk marifetiyle araştırılarak sonucuna göre aracın iyi niyetli 3.kişiye ait olup olmadığı ayrıca aracın hakkaniyet açısından durumu belirlenip buna göre müsaderesine ya da iadesine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/1367 Esas, 2016/319 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’ un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği ve cezada kazanılmış hak gözetilerek hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL adli para cezası ve 80,00 TL gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının ise sahibine iadesine karar verilmiştir.
4.Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/1367 Esas, 2016/319 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 01.12.2020 tarihli ve 2018/7873 Esas, 2020/17361 Karar sayılı ilâmıyla;
“…II) Sanık müdafiinin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede ise;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. madde ve fıkraları somut olaya uygulanarak, belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Dairemizin 2014/16666 E.-2015/20352 K. sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilen Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23.10.2012 tarihli hükmünün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle, sanık hakkında 4733 sayılı Yasa uyarınca temel ceza belirlendikten sonra CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek, sanığın cezasının 5 ay hapis cezasından çevrilme 3.000 TL ve gün adli para cezasından çevrilme 80 TL adli para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilme 3.000 TL ve doğrudan doğruya verilme 80 TL ayrı ayrı adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2021/1069 Esas, 2021/1917 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekicinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla, anılan Kanun’un üçüncü maddesinin beş, on ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’ un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği ve cezada kazanılmış hak gözetilerek hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL adli para cezası ve 80,00 TL gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının sahibine iadesine, katılan … İdaresi lehine 4.080,00 TL vekalet ücretine karar verilmiştir.
6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.06.2022 tarihli ve 2022/18819 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
7.Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 06.10.2022 tarihli ve 2022/5175 Esas, 2022/13503 Karar sayılı ilâmıyla; “Gıyabi kararın suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre kamu davasına müdahilliğine karar verilen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’na tebliğ edilmediği anlaşılmakla, gerekçeli kararın … yerine müdahil kurum olarak kabul edilen ”…’na” usulüne uygun olarak tebliği ile temyiz edilmesi halinde bu hususta ek tebliğname düzenlendikten sonra iadesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,” karar verilmiştir.
8.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.12.2022 tarihli ve 2022/153211 sayılı, bozma görüşlü Ek Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1.Sanığın suç kastı bulunmadığına,
2.Suça konu eşyayı hediye amaçlı aldığına,
3.Usule uygun arama kararı bulunmadan arama yapıldığına,
4.Beraat karar verilmesi gerektiğine,
5. Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına, ilişkindir.
B. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1.Katılma kararına rağmen vekalet ücretine hükmedilmemesine,
2.Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına, ilişkindir.
C.Katılan … İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Suçta kullanılan nakil aracının iadesine,
2. Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.05.07.2012 tarihinde, sanığın sürücüsü olduğu malen sorumlu adına kayıtlı aracın açık bulunan bagajından indirilen poşetler içerisindeki çeşitli marka ve hacimdeki toplam 243 adet kaçak alkollü içki ele geçirilmiştir.
2.Sanık bozma öncesinde savunmasında suça konu alkollü içkileri hediye edeceğini, ticari amacının bulunmadığını beyan etmiş, bozma sonrası alınan savunmasında ise, önceki beyanlarını tekrar ettiğini, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ve gümrük vergi miktarını ödeyecek maddi durumunun olmadığını belirtmiştir.
3.Suça konu alkollü içkilerin bandrolsüz ve gümrük kaçağı olduğuna dair bilirkişi beyanını içeren keşif
tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
4.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 4733 sayılı Kanunu kapsamında kaldığı, suçtan zarar gören kurumun … (…) olduğu, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin kamu davasına katılmasına karar verilmiş olması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık Müdafii İle Katılan … Vekilinin Temyizi Yönünden
1.Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanık savunması, bilirkişi raporu içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanığa bildirilmesi gerekirken indirim oranının 1/3 olarak bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Dairemizin 2014/16666 Esas, 2015/20352 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilen Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2012 tarihli hükmünün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle, sanık hakkında 4733 sayılı Kanun uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği kazanılmış hakkı gözetilerek, sanığın cezasının 5 ay hapis cezasından çevrilme 3.000,00 TL ve gün adli para cezasından çevrilme 80,00 TL adli para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilme 3.000,00 TL ve gün adli para cezasından çevrilme 80,00 TL ayrı ayrı adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştır.
4.Davaya katılma hakkı olan ve katılmasına verilen kendisini vekil ile temsil ettiren …
Bakanlığı adına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunması gerekirken katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi lehine vekalet ücreti hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştır.
V. KARAR
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafii İle Katılan … Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) (2, 3 ve 4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2021/1069 Esas, 2021/1917 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan … vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Ek Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.