YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1288
KARAR NO : 2006/2405
KARAR TARİHİ : 23.03.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla gerektirici yasal nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasa ile değişik 15.maddesinin son fıkrası hükmüne göre bilirkişilerce yapılan değer tespitinde idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün esas tutulur. Kararın dayanağını oluşturan bilirkişi kurulu raporunda değer belirlenirken anılan Yasa hükmü gözardı edilerek -belgelerin mahkemeye verildiği (davanın açıldığı) gün yerine Kamulaştırma (2004) tarihi birim fiyatlarına göre hesaplama yapılmıştır. Geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen 2005 yılı resmi verilerine göre ek rapor alınması gerektiği düşünülmeden bilirkişi kurulunun bu konudaki hatalı raporuna göre karar verilmesi,
2-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik ll.maddesinin l.fıkrasının f bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım Müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır.
Bu itibarla;
a)Saman’ın dekar başına ortalama verimi ve kg.başına toptan satış fiyatının İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilip raporların denetlenmemiş olması,
b)Kabule göre geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen İlçe Tarım Müdürlüğünün 2004 yılı veri cetvelinde buğday’ın dekar başına verimi 450 kg, ayçiçeğinin kg başına toptan satış fiyatı 0,48 YTL, dekar başına üretim gideri 116,5 YTL, şeker pancarının dekar başına verimi 5000 kg, kg başına toptan satış fiyatı 0,10 YTL, mısırın dekar başına verimi 700 kg ve kg başına satış fiyatı 0,28 YTL. olarak bildirildiği halde, sırasıyla 500 kg, 0,515 YTL, 112,365 YTL, 5300 kg, 0,108 YTL, 800 kg ve 0,351 YTL. olarak alınmak suretiyle daha yüksek değere ulaşılmış olması,
3-Dava konusu taşınmazın tamamı 9000 m2 olup 2562,34 m2’si kamulaştırılarak geriye iki ayrı parça kalmıştır. Bu durumda bilirkişilerce artan kısımlardan her birinin ayrı ayrı değerlendirilmesi bu bağlamda yüzölçümlerinin tespit edilip her bir parçanın yüzölçümü, konumu ve geometrik durumu ile kullanım amacı (tarım arazisi oluşu) gözönünde tutulduğunda küçük parçada belli bir değer kaybı söz konusu ise de büyük parçada herhangi bir değer kaybının olmayacağı da gözetilerek bilirkişiden bu konuda ek rapor alınması gerekirken arta kalan kısımların tamamı üzerinden değer kaybı verilmesi,
4-Bilirkişilerce şekerpancarının ne olduğu açıklanmayan yan gelirinin de değerlendirmeye alındığı, yan ürün küspe ise; (şekerpancarına İlçe Tarım Müdürlüğünden bildirilen toptan satış fiyatı uygulandığı halde fabrikada işlenmesinden sonra elde edilecek) küspenin gelir kapsamına alınamayacağı düşünülmeden yüksek gelir belirlenerek taşınmaza fazla bedel biçilmesi,
5-Mahkemenin gerekçeli kararının hüküm fıkrasında “harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına” denilmiş ise de dosyanın incelenmesinde dava açılırken peşin harcın tahsil edildiğine ilişkin belge dosya içerisinde bulunmamaktadır. Bu durumda harç yatırılmışsa bunu belgeleyen harç tahsil müzekkeresi örneğinin dosyaya konulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece açıklanan hususlarda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı ve oluşacak sonuç doğrultusunda usuli kazanılmış hak da gözetilerek karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.