Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/12901 E. 2023/9609 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12901
KARAR NO : 2023/9609
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27.02.2014 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında şikâyetçiye yönelik yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2014 tarihli ve 2014/104 Esas, 2014/376 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında şikâyetçiye yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi olmasına karar verilmiş, bu karar 25.07.2014 tarihinde kesinleşmiştir.

C. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2015 tarihli ve 2015/177 Esas, 2015/256 Karar sayılı kararı ile; sanığın denetim süresi içerisinde 09.09.2014 tarihinde basit hırsızlık suçunu işlediğine ilişkin … 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/832 Esas, 2015/166 Karar sayılı mahkumiyet kararının 05.03.2015 kesinleştiği ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında şikâyetçiye yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 3000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

D. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2015 tarihli ve 2015/177 Esas, 2015/256 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12.04.2017 tarihli ve 2016/971 Esas, 2017/11616 Karar sayılı kararı ile;
“Daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanıkla ilgili olarak, CMK’nın 231/11. maddesi gereğince açıklanması daha evvel geri bırakılan hükümde herhangi değişiklik yapma imkanı bulunmadığı, hükmün ilk şekliyle açıklanması gerektiği gözetilmeden, hükmedilen hapis cezası bu kez adli para cezasına çevrilmiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak;
1- Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, TCK’nın 141/1. maddesi uyarınca hükmolunan hırsızlık olması, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında, hırsızlık suçu yönünden, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
2- 02/12/2016 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,”

Nedenleriyle sair yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına, karar verilmiştir.

E. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2017/301 Esas, 2018/482 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında şikâyetçiye yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkının korunarak neticeten 3000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

F. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2017/301 Esas, 2018/482 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 19.10.2021 tarihli ve 2019/3743 Esas, 2021/24883 Karar sayılı kararı ile;
“1- Başka suçtan farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanığın 03/07/2014 tarihli celsede alınan ifadesinde, duruşmadan bağışık tutulma talebi bulunmaması karşısında, hükmün verildiği 14/12/2018 tarihli son oturumda SEGBİS yoluyla veya bizzat duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp, yüzüne karşı karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yokluğunda mahkumiyetine hükmedilmesi suretiyle CMK’nın 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, gerekçesiz karar verilerek Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması,
3- Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun sanığın adli sicil kaydında görülen ilamlardan hangisine ilişkin olduğunun kararda açıkça gösterilmemesi,
4- 17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren tehdit suçu yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,”
Nedenleriyle sair yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

G. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2022 tarihli ve 2021/370 Esas, 2022/124 Karar sayılı kararı ile;
Dosyanın geldiği aşama, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ihbar dosyası olması ve yargılamanın uzun sürmesi dikkate alınarak basit yargılama usulünün uygulanmamasına,
Sanık hakkında şikâyetçiye yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkının korunarak neticeten 3000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. GEREKÇE
Hüküm tarihinde … 1 No’lu Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanık hakkında, hüküm duruşması tutanağında; “Sanığın UYAP ortamından yapılan sorgulamada … 1 No.lu Açık Ceza İnfaz Kurumunda olduğu, açık cezaevinde bulunan hükümlülerin de Covid izni dolayısı ile dışarıda olduğu görüldü.” şeklindeki açıklamaya yer verilerek sanığın yokluğunda hakkındaki mahkûmiyet hükmü açıklanmış ise de; kısa kararın açıklandığı oturum tarihinde sanığın izinli olduğuna dair dosyada evrak bulunmadığının anlaşılması karşısında; duruşmadan vareste tutulması yönünde bir istemi de bulunmayan sanığın izinli olup olmadığı araştırılmadan, hüküm duruşmasına getirtilmeden ya da Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) sistemi aracılığıyla duruşmada hazır edilmeksizin hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle, savunma hakkı kısıtlanarak 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2022 tarihli ve 2021/370 Esas, 2022/124 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

28.03.2023 tarihinde karar verildi.