Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/7321 E. 2023/90 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7321
KARAR NO : 2023/90
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/834 E., 2016/332 K. sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi, 168 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın duruşmalardaki tutumuna, olayı samimi bir şekilde anlatmış olmasına, mağdurun kimliğini öğrenmesi ile beraber zararı telafi yoluna gittiğine, sanık hakkında ilgili Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesinin uygulanması ve indirim maddelerinin de bu maddede yazılı ceza miktarı baz alınarak uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mağdurun oğlu olan …’ın, gündüz vakti sayılan saat 19.20 sıralarında Zeytinburnu isimli alışveriş merkezinde kabin içerisinde pantolon denerken cep telefonunu kabinde bulunan rafa bıraktığı, pantolonu denedikten sonra telefonu almadan çıktığı, peşine sanığın kabine girerek cep telefonunu alıp olay yerinden ayrıldığı, kısa bir süre sonra telefonunun yanında olmadığını fark eden …’ın telefonunu bıraktığı kabine tekrar girdiğinde telefonu bıraktığı yerde bulamadığı, kovuşturma aşamasında mağdurun tüm zararının giderildiği anlaşılmıştır.
2. Güvenlik kamerası görüntüleri ve CD çözüm tutanağına göre erkek bir şahsın mağdurun çıkması üzerine kabine girip 3 dakika sonra kabinden çıktığı belirtilmiştir.
3. TİB kayıtlarına göre, suça konu cep telefonunun olaydan sonra ilk kez aynı gün saat 20.52’te sanığın ablası adına kayıtlı hat ile kullanıldığı tespit edilmiştir.
4. Sanığın ablası olan S.Ç.; söz konusu hattın kardeşleri olan sanık ile A.İ.B. tarafından kullanıldığını beyan etmiştir.
5. Sanığın savcılık huzurunda vermiş olduğu 01.10.2015 tarihli savunmasında; söz konusu hattı kardeşi A.İ.B.’nin kullandığını, olay tarihinde akşam saatlerinde çarşıda dolaştığı esnada bankların kenarında oturan üç kişinin telefon satmak hakkında konuştuklarını duyduğunu, telefona bakıp incelemek istediğini, sim kartını takacağı esnada söz konusu telefonun sim kart yuvasının büyük girişli olduğunu görünce yanında bulunan kardeşinin sim kartını bu telefona taktığını, sonra da telefonu şahıslara teslim ettiğini beyan etmiştir.
6. Sanığın soruşturma aşamasında 20.10.2015 tarihli kolluk huzurunda ve kovuşturma aşamasında vermiş olduğu savunmalarında ise; olay günü cep telefonunun bulunduğu iş yerinde kıyafet denemek amacıyla kabine girdiğini, söz konusu telefonu gördüğünü, telefon ile birlikte iş yerinden ayrıldığını, eve gittiğinde telefonu açmaya çalıştığını, kendi SIM kartını takmak istediğini, ancak telefonu açamayınca Çalışkan İletişim isimli iş yerine giderek telefonu sattığını beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141 inci maddesini oluşturacağına ilişkin temyiz isteği yönünden; sanığın eylemini gerçekleştirdiği yerin bina niteliğindeki alışveriş merkezi içi olması karşısında eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu yönündeki mahkemenin kabulü ile hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık müdafiinin diğer temyiz istekleri yönünden; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükmü uygulanırken, mağdurun zararının kovuşturma aşamasında giderildiği belirtilmiş ve 1/2 oranında indirim yapılmış olmasına rağmen uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin ikinci fıkrası yerine, 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin birinci fıkrası maddesinin belirtilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
4. Sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay hapis cezası olarak eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
5. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/834 Esas, 2016/332 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.