Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/9027 E. 2023/161 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9027
KARAR NO : 2023/161
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, başkasına ait kimlik veya kimlik
bilgilerinin kullanılması,
HÜKÜM : Mahkumiyet

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 07.03.2014 tarihli ve 2014/3611 Esas, 2014/1494 İddianame numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin birinci fıkrası, 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 35 inci maddesi, 143 üncü maddesi, 151 inci maddesinin birinci fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır.
2…. 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2015/597 Esas, 2015/620 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 143 üncü maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesi, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5.000,00 TL adli para cezası; mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesi, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.320,00 TL adli para cezası; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesi, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3…. 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2015/597 Esas, 2015/620 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03.11.2020 tarihli ve 2020/7556 Esas, 2020/11652 Karar sayılı kararı ile, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/11/2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden hüküm kurulmuş olması nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2020/580 Esas, 2021/396 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 143 üncü maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesi, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5.000,00 TL adli para cezası; mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.320,00 TL adli para cezası; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesi, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuğun temyiz sebebi, hakkında hükmedilen cezayı temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuğun, olay gecesi saat 01.15 sıralarında şikayetçiye ait İnönü Mahallesi, Pir Sultan Sokakta park halinde, kilitli vaziyette bulunan 34 … 79 plakalı aracın sağ yan camını kırdığı, direksiyonun altındaki elektrik kablolarını kestiği, bu esnada fark edildiğini anlayarak eylemi tamamlayamadan olay yerinden ayrıldığı, olayı görüp ihbarda bulunan tanık M.A. nın verdiği eşkal bilgileri üzerine suça sürüklenen çocuğun olay yerinden uzaklaşmakta iken yakalandığı, yakalanma anında akrabası olan mağdur …’ün kimlik bilgilerini kullandığı, ancak polis merkezinde kimlik konusundaki beyanını düzelterek suçunu ikrar ettiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Suça sürüklenen çocuğun başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 18.12.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten itibaren 11.06.2021 olan ikinci mahkûmiyet tarihine kadar 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulduğu belirlenmiştir.

C.Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sırasında “çocuk mahkemesi sıfatıyla” görülmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 25 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Çocuk mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmaz” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak hükmün açıklandığı duruşmada Cumhuriyet savcısının katılımı ile duruşma yapılarak yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle; suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2020/580 Esas, 2021/396 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 ncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2020/580 Esas, 2021/396 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.