YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1894
KARAR NO : 2023/972
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ: Gölbaşı (…) 2. Aslyiye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
Gölbaşı (…) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2019/58 Esas, 2019/247 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 5271 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 07.05.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.11.2022 tarihli ve 2021/23348 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/151157 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/151157 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, hakaret suçu yönünden kamu davasının düşürülmesine dair Gölbaşı (…) 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 17.03.2015 tarihli kararın temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 31.03.2021 tarihli ve 2020/24392 Esas, 2020/12340 kararı sayılı ilâmında, ‘…1- Sanık … hakkında yaralama suçundan kurulan hükmün temyizinde; Sanık … hakkında yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının niteliğine göre, karara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu, Anlaşıldığından, mağdur…’nun temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,…’ şeklinde açıklamalara yer verildiğinin anlaşılması karşısında,
Gölbaşı (…) 2. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın yokluğunda verilen 17.03.2015 tarihli kararın müşteki…’ya 14.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği, anılan karara müşteki tarafından süresi içerisinde 19.03.2015 tarihinde itiraz edildiği ancak bu hususta merciince bir karar verilmediği anlaşılmakla, müşteki ………..,ya yönelik eylemi nedeniyle kasten yaralama suçundan sanığın cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gölbaşı (…) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2015 tarihli ve 2014/155 Esas, 2015/135 tarihli kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un, Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması başlıklı 231 inci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan sekizinci fıkrasının birinci cümlesi ve onbirinci fıkrasının birinci cümlesi;
“…
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. …
…
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. …
…”
Şeklinde düzenlenmiştir.
Denetim süresi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usûlüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlar. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık, bu karar usûlüne uygun bir şekilde kesinleştikten sonra, beş yıl süreyle denetime tabi tutulacak ve tabi tutulduğu denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirlerine riayet etmemesi hâlinde hüküm açıklanacaktır.
2. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın itiraz edilmeksizin 24.04.2015 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu kesinleştirme işlemi usûlsüzdür.
Şöyle ki hükümlü hakkındaki inceleme konusu karara konu olan Mahkemenin 17.03.2015 tarihli ve 2014/155 Esas, 2015/135 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından, dava dosyasının mezkûr karar yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca itiraz merciince incelenmesi gerektiği belirlenmiştir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik mağdur tarafından yapılan 19.03.2015 tarihli itirazın, inceleme tarihine kadar mercice incelenmesinin yapılmadığı tespit edilmekle hükümlü yönünden 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası kapsamında denetim süresi başlamamıştır. Mahallinde öncelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazın incelenmesi için dosyanın itiraz merciine gönderilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
3. Hükümlünün ihbar konusu suçu işlediği tarihte, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usûlüne uygun olarak kesinleşmediği ve bu nedenle denetim süresi başlamadığından hükmün açıklanamayacağı dikkate alınmadan ihbar üzerine dosyanın ele alınarak hükmün açıklanmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Gölbaşı (…) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2019/58 Esas, 2019/247 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.