Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/4661 E. 2023/793 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4661
KARAR NO : 2023/793
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/234 Esas, 2015/230 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 6 ay süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.09.2020 tarihli ve 2016/85954 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz nedenleri;
1.Eksik inceleme ile karar verilmesi,

2. Meydana gelen kazada sanığın kusurunun bulunmadığına,

3.Diğer temyiz nedenlerine,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Sanık …’un sevk ve idaresindeki çekici ve çekiciye bağlı yarı römork ile Viranşehir’den … istikametine seyir halinde iken kaza mahalline olan 33 km’ye geldiğinde emniyet şeridinde yürüyen …’a, aracının sağ ön köşe kısmıyla çarpması sonucu …’un öldüğü olayda, dosyada bulunan kaza tespit tutanağı ile … Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesince tanzim edilmiş olan rapor dikkate alındığında, sanığın asli kusurlu olarak taksirle öldürme suçunu işlediğini kanaatine varılmış ve buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

2.Ölen …’un babası olan … soruşturma aşamasında; ”…olay nedeniyle kimseden davacı ve şikayetçi olmadığını ” beyan etmiştir.

3.Tanık …; ”… Ben …’un kullandığı aracın arkasından kendi aracımla sağ şeritten gidiyordum. … kullandığı aracı bir anda sol şeride çekince herhalde bir lastik parçası vardır ondan kaçıyordur diye düşündüm. … birden aracını durdurdu, ben de aracımı durdurdum. Daha sonra …’un bir şahsa çarptığını gördük, olay yerine petrol istasyonundaki kişiler geldi ve ambulans çağırdırlar. Bir anda olay yerine köylülerin toplanması nedeniyle can güvenliğimizi düşünerek olay yerinden gittik, benim olay ile ilgili bilgi ve görgüm bundan ibarettir ” şeklinde beyanda bulunmuştur.

4.Ölenin kesin ölüm sebebini belirleyen, … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan ölü muayene işlemi sonrasında düzenlenen 24.04.2014 tarihli ölü muayene tutanağınında, kişinin ölüm sebebinin trafik kazası sonucu meydana geldiği düşünülen beyin travması sonucu solunum ve dolaşım sonucu öldüğü tespit edildiği görüş ve kanaati bildirilmiştir.

5.Kaza tespit tutanağında; sanığın, 2918 sayılı Kanun’un “Şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak” kuralını ihlal etmesi sebebiyle kusurlu olduğu, ölenin ise Karayolları Trafik Yönetmeliğininde belirtilen 138/c” yaya yolu bulunmayan yollarda yürümek zorunda kalan yayalar, … sürücülerine karşı görünürlüklerini sağlamak, alacakaranlık ve gece karanlığında reklektif aksesuar bulundurmak, açık renk elbise giyinmek ve ışık taşımak gibi tedbirleri almak zorundadırlar” kuralını ihlal etmesi sebebiyle kusurlu olduğu belirtilmiştir.

6.Adli Tıp … Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 12.12.2014 tarihli raporda; sanığın sevk ve idaresindeki … ile seyir halinde iken hızını aracının teknik özellikleri yol ve hava durumuna göre ayarlaması seyri esnasında zorunlu haller olmadığı sürece kendi şeridinde kalarak seyrine devam etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmemesi ve yola yeteri kadar dikkatini vermemesi neticesinde şerit ihlali yaparak emniyet şeridinde bulunan yayaya çarpması neticesinde meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile olayda asli derecede kusurlu olduğu, ölenin ise yol üzerinde gerekli önlemli alarak, kendi can güvenliği açısından, yaklaşmakta olan aracın hız ve mesafesini dikkate alması, yaya kaldırımı bulunmayan yollarda … trafiğini karşıdan görecek şekilde yolun solundan seyrine devam etmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmemesi neticesinde aydınlatmanın olmadığı bölgede … ile aynı istikamette sağ taraftan ve bankette yürüdüğü esnada meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile olayda tali derecede kusurlu olduğu belirtilmiştir.

7.Sanığa ait güncel adli sicil ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
23.04.2014 günü saat 22:00 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki çekici ve çekiciye bağlı yarı römork ile meskun mahal dışı, aydınlatmanın mevcut olmadığı, 110 km/saat hız sınırının bulunduğu, bölünmüş, iki şeritli, düz ve eğimsiz asfalt yolda seyir halindeyken, istikametine göre sağ taraftan … ile aynı yönde emniyet şeridinde yürüyen yaya …’a çarpması sonucu sanığın asli kusurlu olarak …’un ölümüne sebebiyet verdiği olayda,

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesine yönelik uygulama bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken TCK’nın 50/4. maddesi yönlendirmesi ile TCK’nın 50/1-a maddesi olarak gösterilmesi gerekirken TCK’nın 50/1-a maddesi olarak gösterilmesi ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısı ve uygulama maddesi olan TCK’nın 52/3. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi, hukuka aykırı bulunmuş olup Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

Sanığın Temyiz Talebi Yönünden Yapılan İncelemede;
1.Eksik İnceleme ile Hüküm Kurulduğu Yönünden;
Sanık, müşteki ve tanık beyanları, ölen hakkında düzenlenen otopsi raporları ile kusur durumuna ilişkin düzenlenmiş bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Kusur Durumu Yönünden;
Sanığın sevk ve idaresindeki çekici ve çekiciye bağlı yarı römork ile sağ şeritte seyir halindeyken, yola gereken dikkati vermemesi ve şerit ihlali yapması sebebiyle meydana gelen kazada kusurlu olduğu, bu durumunun olay ve olgular kısmında yer alan kaza tespit tutanağında ve … Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 12.12.2014 tarihli raporunda da belirtildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/234 Esas, 2015/230 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 5 ve 6 ncı paragrafları hükümden çıkarılması ile yerine “Sanığın kişilik ve sosyal özellikleri nazara alınarak, sanığa verilen hapis cezasının TCK’nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen adli para cezasının TCK’nın 52/3. maddesi gereğince 910 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri gözönünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20,00TL olarak hesabıyla 18.200,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.