YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7030
KARAR NO : 2023/485
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 20.09.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2015 tarih 2013/415 Esas 2015/14 Karar sayılı kararıyla davacı hakkında Uyuşturucu Madde İthal Etmek suçundan dolayı yapılan yargılama neticesince beraatine hükmedildiğini, kararın temyiz incelemesi neticesinde onararak kesinleştiğini, haksız tutuklama nedeniyle şimdilik 511.000,00 TL maddi tazminat ile 100,000,00 TL manevi tazminatın haksız tutuklama tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 31.10.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “davanın süresinde açılmadığını, maddi ve manevi tazminat talep etme koşullarının oluşmadığını, talep edilen tazminat miktarının yüksek olduğunu, davanın reddi gerektiğini” belirtmiştir.
3. … 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2016/386 Esas, 2018/93 Karar sayılı kararı ile ” davanın kısmen kabulüne” karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 27.03.2019 tarih 2018/3199 Esas 2019/962 Karar sayılı kararıyla “davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne ve duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın reddine” dair yeniden hüküm kurulmuştur.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 10.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile “5271 sayılı CMK’nın 302/1 nci maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasını” talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; tazminata esas olan ceza dosyasında davacının beraat ettiğini, beraat hükmünün müşteki … Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi neticesinde 03.12.2016 tarihli Yargıtay ilamı ile kesinleştiğini, kesinleştirme kararının kendilerine tebliğ edilmediğini, davanın da 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince “davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 18.877,90 TL maddi tazminatın ile 15.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 03/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine” karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 280/1-e maddesi gereğince yapılan duruşmalı yargılama neticesinde, “… 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2016 tarihli ve 2013/415 esas nolu müzekkeresinde davacı (sanık) … hakkındaki beraat kararının 02.02.2015 tarihinde kesinleştiğinin bildirildiği, tazminat davasının ise 20.09.2016 tarihinde açıldığı, CMK’nın 142/1. maddesine göre tazminat davasının açılma süresi beraat kararının kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren 3 ay, herhalde karar veya hükmün kesinleşme tarihinden itibaren 1 yıl olduğu, davacı hakkında verilen beraat kararının kesinleştiğinin davacıya tebliğ edildiğine dair bir belge bulunmaması nedeniyle dava süresinin 1 yıla uzadığı kabul edilmekle birlikte, davacı vekili tarafından açılan tazminat davası 1 yıllık süre içerisinde de açılmadığı, CMK’nın 142/1. maddesindeki 1 yıllık süre tazminat davasının açılması gereken azami süre olduğu, bu süreden sonra açılan davanın kabulü mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın yasal 1 yıllık süre hak düşürücü süre içerisinde açılmaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın reddine ilişkin yeniden hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/415 Esas – 2015/14 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu madde ithal etme suçundan 03.10.2013 – 07.04.2014 tarihleri arasında 186 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, davanın tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine tabi olduğu,
Davacının 511.000,00 TL maddi tazminat ile 100,000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, İlk Derece Mahkemesince 18.877,90 TL maddi tazminat ve 15.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair verilen kararın tarafların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesinde, … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2016 tarihli ve 2013/415 esas nolu müzekkeresinde davacı (sanık) … hakkındaki beraat kararının 02.02.2015 tarihinde kesinleştiğinin bildirildiği, tazminat davasının ise 20.09.2016 tarihinde açıldığı, davacı hakkında verilen beraat kararının kesinleştiğinin davacıya tebliğ edildiğine dair bir belge bulunmaması nedeniyle dava süresinin 1 yıla uzadığı kabul edilmekle birlikte, davacı vekili tarafından açılan tazminat davası 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra 20.09.2016 tarihinde açılmış olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinde tazminat talebinin dayanağı olan … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/415 Esas – 2015/14 Karar sayılı kararında davacı sanık hakkında uyuşturucu madde ithal etme suçundan beraatine karar verildiği, kararın müşteki … Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 03.12.2015 tarihli 2015/16303 Esas, 2015/7434 Karar sayılı ilamı ile davaya katılma hakkı bulunmayan şikayetçi idare vekilinin davacı sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 142/1. maddesine göre, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerinin kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği,bu kapsamda dava dosyasının değerlendirilmesinde, tazminat talebinin dayanağı olan … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/415 Esas – 2015/14 Karar sayılı beraat hükmünün müşteki … Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü tarafından aleyhe temyiz edildiğinden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 03.12.2015 tarihli ilamıyla kesinleştiğinin kabulü gerektiği ve beraat kararının kesinleştiğinin davacıya tebliğ edildiğine dair bir belge bulunmaması nedeniyle davacı tarafından temyize konu tazminat davasının 20.09.2016 tarihinde açıldığı göz önüne alındığında 1 yıllık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle henüz dolmadığı anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesince hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup, açıklanan gerekçeyle tebliğnamede hükmün onanması yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında dava türü olarak, “Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat” yerine, ”Maddi ve Manevi Tazminat” ibaresine yer verilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 27.03.2019 tarih 2018/3199 Esas 2019/962 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verilmiştir.