YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5872
KARAR NO : 2023/850
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2016 tarihli ve 2014/137 Esas, 2016/209 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddenin ikinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri, 52 nci maddesi uyarınca 18.000,00 adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. … 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2016 tarihli ve 2014/137 Esas, 2016/209 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 08.02.2021 tarihli ve 2019/9248 Esas, 2021/1245 Karar sayılı ilâmıyla özetle; sanık hakkında kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca açıldığı ve mahkemece sanığın eylemi ile bu madde kapsamındaki suçun sübut bulduğunun kabul edildiği anlaşılmakla; sanığın 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddenin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması gerekirken, sanık hakkında ceza tayininde uygulama maddelerinin 86 ncı maddenin birinci ve ikinci fıkraları olarak gösterilmesi ve sanığın yargılama konusu eylemi yönünden 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi kapsamında basit yargılama usulünün uygulanabilir hâle geldiği gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Dairemizin bozma kararı üzerine … 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2021 tarihli ve 2021/2010 Esas, 2021/767 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddenin ikinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri, 52 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 6.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına itiraz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
4. Sanık müdafinin itirazı üzerine … 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/2422 Esas, 2022/204 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddenin ikinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri, 52 nci maddesi uyarınca 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.07.2022 tarihli ve 2022/96421 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;
1.Verilen adli para cezasının gerekçe gösterilmeden 1/2 oranında artırılmasına,
2.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. … 51. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde; “Sanığın suç tarihinde … İlçesi Florya Semtinde bulunan kavşaktan florya istikametine seyrettiği sırada kavşak üzerinde bulunan ve iki ayrı yolun birleştiği taralı refüj alanında beklemekte olan katılana çarparak hayati tehlikeye maruz kalacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, ağır (6) derecede kemik kırığı oluşacak ve görme fonksiyonlarında sürekli zayıflama oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu, oluşan kazada … trafiği dışında bulunan refüj üzerinde geçiş yaparak tam kusurlu olduğu, bu suretle taksirle yaralama suçunu işlediğinin sabit olduğu, sanığın savunması, katılanın anlatımı, kaza tespit tutanağı içeriği, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulunun kusur durumuna ilişkin raporu, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun yaralanmaya ilişkin raporlarından anlaşılmakla, sanığın kusur durumu ve yaralanmanın ağırlığı gözetilerek teşdiden mahkumiyetine, sanığın savunmasında oluşan kazada kusurunun bulunmadığı beyan ederek mahkemeyi yanıltmaya çalışması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinde düzenlenen takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.
2. Sanık savunmasında kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür.
3. Katılan hakkında düzenlenen 31.03.2014 ve 11.01.2016 tarihli … Adli Tıp Kurumu Başkanlığı raporlarında; katılanın yaralanmasının, kişinin hayatını tehlikeye sokan bir durum olduğu, vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, sağ görme fonksiyonlarındaki kısıtlılığın organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu belirtilmiştir.
4. Dosya kapsamında yer alan, 14.02.2014 tarihli … Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda; sanığın yönetimindeki vasıtasıyla seyri sırasında, yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, aracının hızını yol, trafik ve vasıtasının teknik özelliğine göre ayarlamadığı, bahse konu alanına kontrolsüz yanaşarak kendi sevk ve idare hatasıyla önündeki aracı geçmek için iyice sağa yanaşarak aracını refüj içine taşırıp, sağdaki refüj üzerinde geçiş için soldan kaplamaya girerek yol dışındaki bu alanda akan trafiği bekleyen yayaya çarpması neticesi kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle olayda aslî ve tamamen kusurlu olduğu, kaza anında yolun sağında ve … trafiği alanı dışındaki refüj üzerinde bulunmakta olan katılanın, sanık sürücünün vasıtasıyla gelip, kendisine çarpması neticesi karıştığı kazada, olaya etken atfı kabil kusuru bulunmadığı, belirtilmiştir.
5. Katılanın sanık hakkında şikayetçi olduğu, uzlaşmayı istemediği ve katılma talebinde bulunduğu görülmüştür.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
Sanık müdafinin temyiz isteği yönünden;
Katılan hakkında düzenlenen 31.03.2014 ve 11.01.2016 tarihli … Adli Tıp Kurumu Başkanlığı raporlarında; katılanın yaralanmasının, kişinin hayatını tehlikeye sokan bir durum olduğu, vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, sağ görme fonksiyonlarındaki kısıtlılığın organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu belirtildiği ve bu sebeple yerel mahkemece 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a), (b) ve (e) bentleri uyarınca temel cezadan 1/2 oranında artırım yapıldığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği ancak 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi yönünden; “Sanığın daha önce de kasten suç işlemiş olduğu anlaşılmakla yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu bir kanaat edinilememiş olması nedeniyle” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmamasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/2422 Esas, 2022/204 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.