YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12703
KARAR NO : 2023/1093
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/145 E., 2021/883 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu
SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2011 tarihli ve 2011/159 Esas, 2011/203 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçundan
aynı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 2 yıl 1 ay hapis ve 160,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, suça konu kaçak akaryakıtın 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine karar verilmiştir.
2.Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2011 tarihli ve 2011/159 Esas, 2011/203 sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 03.03.2014 tarihli ve 2013/8282 Esas, 2014/3840 Karar sayılı ilâmıyla;
“… Sanık …’nün aşamalardaki savunmalarında, suça konu akaryakıtın yakalandığı petrol istasyonunun işleticisinin kendisi olduğunu, sanık Murat … ‘ın bu petrol istasyonunu işletmek için mülk sahibi Sinan … ile sözleşme yaptığını ancak sözleşme yürürlüğe girmeden kendi aralarında fesh ettiklerini beyan ettiği, sanık Murat’ın da petrol istasyonunun …’ye ait olduğu ve istasyonun satış potansiyelinin fazla olmamasından dolayı burayı çalıştırmaktan vazgeçtiğini savunduğu, sanıklar Murat ve Mahmut’un imzasının bulunduğu 18.08.2010 tarihli olay tutanağında ise, … ‘nün istasyonun 10.08.2010 tarihinden itibaren sanık Murat … tarafından çalıştırıldığını belirttiği ve buna ilişkin sanık Murat ile istasyon sahibi Sinan … arasında yapılan kira sözleşmesinin ibraz edilmesi karşısında, petrol istasyonu sahibi Sinan …’in tanık sıfatı ile dinlenilerek söz konusu yerin kimin tarafından işletildiği kesin olarak tespit edildikten sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2014/181 Esas, 2015/550 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 2 yıl 1 ay hapis ve 160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, suça konu kaçak akaryakıtın 5237 sayılı 54 üncü maddesi gereği müsaderesine karar verilmiştir.
4. Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2014/181 Esas, 2015/550 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 08.12.2020 tarihli ve 2018/7636 Esas, 2020/18076 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/11 maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/11 maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı
Yasanın ilgili hükümleri (5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2) somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2021 tarihli ve 2021/145 Esas, 2021/883 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü ve yedinci fıkraları, 63 üncü maddesi gereği 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, ertelemeye, denetim süresine ve cezanın mahsubuna, suça konu kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir.
6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.11.2022 tarihli ve 2022/55665 sayılı, zamanaşımı nedeniyle düşme görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
Beraat kararı verilmesi gerektiği, zamanaşımı dolduğu halde düşme kararı verilmemesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ve re’sen belirlenecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası gereği belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımının, aynı Kanun’un 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği suçun işlendiği 19.08.2010 tarihinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar anılan maddelerde öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3.İddia, savunma ve Tübitak-Mam analiz raporuna göre, suça konu akaryakıtın ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemede yer alan özeliklere aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2021 tarihli ve 2021/145 Esas, 2021/883 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık … hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği
gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollaması ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.