Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/6133 E. 2023/264 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6133
KARAR NO : 2023/264
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : … olmayanla … ilişki, tehdit, kasten yaralama, kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat

Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden, hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında kurulan … olmayanla … ilişki, tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler yönünden; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Muğla Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.05.2014 tarih, 2014/1476 Esas sayılı iddianame ile sanık hakkında çocuğun nitelikli … istismarı, yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dava açılmşıtır.

2. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2014/202 Esas, 2015/167 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemi zincirleme şekilde … olmayanla … ilişki kabul edilerek bu suçtan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, tehdit suçundan aynı Kanunun 150 nci maddesi delaletiyle 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezası ve kasten yaralama suçundan aynı Kanun’un aynı maddesi delaletiyle 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi uyarınca adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise beraatine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.09.2018 tarihli ve 14-2015/189939 sayılı, temyiz ret, onama ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Mağdurenin sanıkla … ilişkiye girmediğine dair beyanı ve alınan rapor doğrultusunda bakire olması, tanık …’un mağdurenin yanında oturmasına rağmen sanık tarafından tehdit ve darp edildiğini görmediği yönündeki beyanı nedeniyle … olmayanla … ilişki, tehdit ve kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet kararlarının bozulmasına ilişkindir.

B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
Dosya içerisindeki sanığın mağdureyi tehdit ettiği ses kayıtları nedeniyle … olmayanla … ilişki suçundan hüküm kurulmasının ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmesinin, ayrıca sanığın mağdureyi tehdit ederek çantasını alıp kaçması nedeniyle yağma suçundan hüküm kurulması gerekirken tehdit ve kasten yaralama suçlarından hüküm kurulmasının hatalı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan mağdurenin sanık ile aynı mahallede ikamet etmesi nedeniyle tanışıklıklarının bulunduğu, bu tanışıklıkları sırasında sanığın mağdureye bir takım harcamalar yaptığı ve ilişkilerinin bozulması ile parasını istemeye başladığı, 06.05.2014 tarihinde okula gitmek için evden çıkan mağdurenin önüne çıkarak tehdit ettiği, korkarak evine kaçan mağdurenin bir süre sonra yeniden otobüs durağına giderek otobüse bindiği sırada olay yerinde bulunan sanığın da otobüsü durdurarak arka kapısından bindiği ve mağdurenin oturduğu yere gelerek “Param nerede” demek suretiyle mağdureye vurmaya başladığı, bu sırada mağdurenin kendisini kaybedip bayılması üzerine sanığın mağdureye ait çantayı alarak otobüsten indiği, otobüs şoförünün ihbarı ile intikalin gerçekleştiği, mağdurenin sanığın kendisinden sürekli para isteyerek tehdit ettiği ayrıca intikal günü gerçekleşen olayda yine tehdit edip çantasını alarak kaçtığı iddiasında bulunmuş ise de sanıkla sevgili oldukları, … ilişki yaşadıkları ve sanıktan para aldığı hususlarını kabul etmediği, sanığın ise mağdure ile rızası dahilinde birden fazla … ilişkiye girdiklerini, parasını almak için ısrarcı olduğunu ve mağdureyi tehdit ettiğini ayrıca son olayda mağdureyi tehdit ederek çantasında uyuşturucu olabileceği düşüncesi ile çantasını alıp gittiği yönünde ikrarda bulunduğu, mahkemece sanığın beyanları, sanık ile mağdure arasındaki mesajlaşmalar, sanığın telefonunda tespit edilen mağdureye ait video kayıtları dikkate alındığında sanık ile mağdure arasında rızaya dayalı … ilişki yaşandığını kabul ederek … olmayanla … ilişki suçundan mahkumiyet, her ne kadar intikal günü gerçekleşen olayda sanığın mağdureyi tehdit ederek çantasını alıp kaçması eylemi nedeniyle yağma suçundan dava açılmış ise de 5237 Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 150 nci maddesi delaletiyle alacağın tahsili amacı bulunduğundan kasten yaralama ve tehdit suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet, mağdurenin beyanları dışında delil olmaması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılanlar vekilinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmesinin hatalı olduğuna ilişkin temyiz isteği yönünden; mesajlaşma kayıtları, sanığın telefonunda tespit edilen video görüntüleri dikkate alındığında; on beş yaşını doldurmuş olan mağdurenin duygusal ilişki içerisinde olduğu sanığın yanında bulunma hususunda rızasının olduğu gözetilerek verilen mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanık Hakkında … Olmayanla … İlişki Ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanık müdafiiinin … olmayanla … ilişki suçundan beraat kararı verilmesine ve katılanlar vekilinin dosya içerisindeki sanığın mağdureyi tehdit ettiği ses kayıtları nedeniyle … olmayanla … ilişki suçundan hüküm kurulmasının hatalı olduğuna ilişkin temyiz istekleri yönünden; sanığın sorgu beyanı, sanığın telefon incelemesi, mağdurenin göndermiş olduğu mesajlar ve dosya içerisindeki ses kayıtları gözetilerek sanığın eyleminin … olmayanla … ilişki suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır.

2. Sanık müdafiinin tanık …’un mağdurenin yanında oturmasına rağmen sanık tarafından tehdit ve darp edildiğini görmediği yönündeki beyanı nedeniyle kasten yaralama ve tehdit suçlarından beraat kararı verilmesine ve katılanlar vekilinin sanığın mağdureyi tehdit ederek çantasının alıp kaçması nedeniyle yağma suçundan hüküm kurulması gerekirken tehdit suçundan hüküm kurulmasının hatalı olduğuna ilişkin temyiz istekleri yönünden; dosya içerisindeki mesajlaşma kayıtlarından tespit edildiği üzere mağdurenin sanıktan sürekli olarak maddi talepte bulunduğu ve sanığa parasını ödeyeceğini söyleyerek buluşma teklif ettiği, sanığın bu suçu alacağını tahsil etmek amacıyla işlediği gözetilerek sanığın eylemlerinin tehdit ve kasten yaralama suçlarını oluşturduğu anlaşılmıştır.
3. Yukarıda bahsedildiği üzere sanığın eylemlerinin suç tarihi itibarıyla lehe olup 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında ve aynı kanunu 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen … olmayanla … ilişki ve tehdit suçlarını oluşturup, öngörülen cezaların üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükümlerinin kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

D. Tebliğname Yönünden
Onama sebebine uygun olarak mağdurenin evi terk olgusunun gerçekleşmesi nedeniyle Tebliğnamede kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden bozma, bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede … olmayanla … ilişki ve tehdit suçlarından onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) harfli alt başlıkta açıklanan nedenle, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli 2014/202 Esas, 2015/167 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz isteklerinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) harfli alt başlıkta açıklanan nedenlerle, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2014/202 Esas, 2015/167 Karar sayılı kararında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA

C. Sanık Hakkında … Olmayanla … İlişki ve Tehdit Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) harfli alt başlıkta açıklanan nedenlerle, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2014/202 Esas, 2015/167 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2023 tarihinde karar verildi.