YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4666
KARAR NO : 2023/640
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
İlk Derece Mahkemesine sunulan 25.06.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda dava konusu müdahalelerin 2004 yılında yapıldıklarının tespit edilmesi karşısında, suç tarihinin “2004 yılı” olarak kabulünde zorunluluk bulunduğundan, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “03.11.2017” şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Datça Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2019 tarihli ve 2018/226 Esas, 2019/85 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan, aynı Kanun’un 65/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62, 52/2, 51/1-3 ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2019/2212 Esas, 2021/1577 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşme kararı kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, zamanaşımı koşullarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
” Yapılan keşif, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava konusu parsel üzerinde bulunan çiğdem tipi binada zemin ve 1. katta hayat bölümünün 5,44m*3,33 m kapalı alan ile yapıldığı, binanın yan tarafında kolon ve duvarlarla kapalı alan meydana getirilip kat merdiveni kapalı alan içine alındığı, sanığa ait Aktur sitesindeki evi … Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 14.02.1996 tarih 55769 sayılı kararı ile tesciline devam ettirilen 2. derece doğal sit alanı içinde olduğu, yapılan imalatların basit tamirat niteliği taşımadığı yapı niteliğinde olduğu, projelendirilmeden ve gerekli kurumlardan izin alınmadan imal edildiğini tespit edildiği, tapu kaydı incelemesinde taşınmaz üzerinde şerhin bulunmadığı, suça konu yerin koruma uygulama ve denetim bürosunun sorumluluk alanında kalmadığı, eylemin 2863 sayılı Yasanın 9. maddesinde tanımlanan inşai ve fiziki müdahale olduğu, sanığın üzerine atılı 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçunu işlediği sabit görüldüğünden eylemine uyan 2863 sayılı yasanın 65/1 maddesi gereğince 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesinde belirtilen sanığın amaç ve saiki göz önüne alınarak taktiren aşağı hadden hüküm kurulmak sureti ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri dikkate alındığında 5237 sayılı TCK’nın 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında taktiri indirim uygulanmış, Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve yargılama sürecinde gösterdiği tutum ve davranışları göz önüne alındığında, tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanaat oluşması nedeniyle sanığa verilen hapis cezasının TCK’nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmiştir.”
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. “Yapı tatil zaptında yazılı imalatların bulunduğu alanla ilgili olarak google uydu fotoğraflarının (görüntü), belediyeden varsa cephe fotoğraflarının temini için Datça Belediye Başkanlığından talepte bulunulduğu, Datça Emniyet Müdürlüğünden yapı tatil zaptında yazılı taşınmazın durumunu bilecek komşu taşınmaz maliklerinin (2-3 kişi) kimlik bilgilerinin ve adreslerinin tespitinin istenildiği ve daha sonra yapı tatil zaptına konu taşınmazın yapım tarihinin belirlenmesi bakımından keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, toplanan delillerden 10.07.2000 tarihinde satın alındığı anlaşılan taşınmaz ile ilgili sanığın 20 yıl önce taşınmazı aldığı ve bina 40 yıllık olduğu için aldığında tente yaptırdığı şeklindeki savunması ile 2004 yılında eski olduğu için eski yerleri tadil ettiği ve tadilatı ekim ayında yazlıktan ayrıldıklarında başlatıp, bahar ayında gelene kadar bitirdiklerini savunması karşısında her ne kadar 2017 yılında mühürleme işlemi gerçekleşmiş ise de; sanığın savunmasında belirttiği tarihten sonra tadilat yapıldığına dair delil elde edilemediği anlaşılan olayda zamanaşımı sürelerinin dolduğu anlaşılmıştır.”
2. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan keşif sonrası dosyaya sunulan 25.06.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda, yapı malzemelerinin kullanıldığı yıllar, imalatlardaki solmalar, yıpranmalar gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde dava konusu uygulamaların 2004 yılında yapılmış olabileceği değerlendirilmiştir.
IV. GEREKÇE
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 65 inci maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7 nci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK’nın 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104 üncü maddenin ikinci fıkrası uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 2004 yılı öncesinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK’nın 223 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2019/2212 Esas, 2021/1577 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Datça Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine
gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.