Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/4468 E. 2023/786 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4468
KARAR NO : 2023/786
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2017 tarihli ve 2016/233 Esas, 2017/599 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 50 nci maddesi uyarınca hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 07.02.2018 tarihli ve 2017/2561 Esas, 2018/398 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.08.2021 tarihli 2018/ 22618 sayılı temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi;
1. Sanığın tam kusurlu olmadığına,

2. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, lehe hükümlerin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine

3. Cezanın fazla olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü saat 08.10 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobille meskun mahalde, bölünmüş 3 şeritli Devlet karayolunda seyir halindeyken, orta şeritten sağa dönüş yapmak istediği esnada aynı istikamette sağ şeritte seyreden katılan …’ün sevk ve idaresindeki motosiklete çarptığı, kaza nedeniyle katılan …’in hayati tehlike geçirecek, 6. derece kemik kırığı olacak, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak, iyileşmesi olanağı olmayan bir hastalığa neden olacak, felç kalacak şekilde, yanında yolcu olarak bulunan katılan …’ün basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, mahkemece kazanın meydana gelmesinde sanığın asli ve tam kusurlu olduğu kabul ve tespit edilerek buna göre uygulama yapılmıştır.

2. Katılanlar sanıktan şikayetçi olduklarını beyan etmiştir.

3. Sanık savunmasında yolu kontrol ederek sağa döndüğünü, motosikleti görmediğini beyan etmiştir.

4. Tanıkların çarpma anını görmedikleri dosyadaki beyanlardan anlaşılmıştır.

5. Trafik kazası tespit tutanağında ve mahallinde yapılan keşif sonucunda bilirkişi Raşit Duygu tarafından düzenlenen 30/12/2016 tarihli raporda; ”Sanık …’ın 2918 sayılı K.T.K’nun 53/1 maddesinde belirtilen sağa dönüş kurallarına riayet etmediğinden – doğrutu değiştirme manevralarını yanlış yapması nedeniyle- asli kusurlu olduğu, katılan …’ün ise kazada kural ihlalinin olmadığı” belirtilmiştir.

6. Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Daire Başkanlığının 16/03/2017 tarihli raporuna göre; ”..Sanık …’ın, idaresindeki otomobille … istikametine doğru gerekli dikkati göstermeden seyrettiği yolun olay yeri .Otel önlerinde bu otel yanındaki sağ taraf tali yoldan gelen tur otobüsünün seyir yoluna çıkacağı zannıyla telaşa kapılıp fren tatbik ederek otobüsün çıktığı yola girmek için kontrolsüzce sağ tarafa doğru manevra yaptığında yakın mesafeden önünü kapatıp seyir durumunu bozduğu sağ tarafından seyreden katılan …’ün idaresindeki motosikletle çarpışması şeklinde neticelenen olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı bu hareketleriyle asli kusurlu olduğu; katılan …’ün ise idaresindeki motosiklet ile … istikametinden … istikametine doğru nizami seyrini sürdürdüğü yolun olay yeri . Oteli önlerinde, aynı istikamete doğru seyrederken bu otel yanındaki tali yoldan gelen tur otobüsünün anayola çıkağı zannıyla otobüsün çıktığı yola girmek için sağ tarafa doğru yakın mesafeden yaptığı kontrolsüzce manevra ile önünü kapatıp seyir durumunu bozan sanığın idaresindeki otomobille çarpışması şeklinde neticelenen bu oluş şartlarındaki olayda ihlali bulunmamasıyla kusursuz olduğu” tespit edilmiştir.

7. 28/09/2015 tarihli CD okuma ve çözümleme tutanağında; ”..Kamera saatine göre 13:11:45’de . tur şirketine ait aracın ara mahalle sokağından D-400’e çıkarak … istikametine döndüğü, 13:11:46’da 07 E 0607 plakalı … sürücüsünün aracı D-400’den ara mahalle sokağına kırdığı anda sağ şerit arkasından gelen motosikletin araca çarparak hızla yola savrulduğu, 07 E 0607 plakalı aracın hiç durmayarak olay yerinden ayrıldığı ve ara sokağa girdiği 13:11:5’de kamera görüş alanından çıktığı” belirtilmiştir.

8. Kesin doktor raporlarının, sanığın adli sicil kaydının dosyada olduğu anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen ceza miktarının az olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak uygulama yapılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde bölge adliye mahkemesinin kararında, oluş ve kabulünde, uygulamasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

Sanık müdafiinin temyiz istemi;

1. Kusur yönünden;
Kaza tespit tutanağı, keşfe binaen tanzim olunan bilirkişi raporunun, Adli Tıp Kurumu raporunun oluş ve dosya kapsamının birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, lehe hükümlerin uygulanması gerektiği yönünden: Hükmolunan ceza miktarı bakımından 5237 sayılı kanunun 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin, ceza miktarı ve katılanların zararının tazmin edilmemiş olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,

5237 sayılı kanunun 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasında uzun süreli hapis cezasının taksirli suçlarda adli para cezasına çevrilebileceği öngörülmüş ise de Bölge Adliye Mahkemesince ”..Suçun işleniş biçimi, sonucunun ağırlığı, suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın olaydaki kusur durumu ve cezanın caydırıcılık özelliği nazara alınarak sanık hakkında TCK’nın 50/4 ve 50/1-a maddelerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına” şeklindeki yasal ve yeterli gerekçe ile uygulanmasına karar verilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Cezanın fazla olduğu yönünden;

5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu ve tam kusurlu olarak bir kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir, bir kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 07.02.2018 tarihli v 2017/2561 Esas, 2018/398 Karar sayılı kararı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.