YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18570
KARAR NO : 2023/2667
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2014 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiştir.
B. Sanığın 09.09.2015 tarihli eylemi ile denetim süresi içerisinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
C. Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/706 Esas, 2016/196 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 1 yıl 8 ay hapis cezası, hak yoksunluğuna ve mükerrerliğe karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; verilen cezanın haksız ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
22.09.2013 tarihinde Silifke Açık Ceza İnfaz Kurumu görevlilerine gelen bir ihbarda; kurumda bulunan hükümlüler …, …,…,…,ve ….’ın zaman zaman bir araya gelerek uyuşturucu kullandıkları, bu uyuşturucunun kurum su kalesi kısmı ile ihata duvarı dışından belli zamanlarda atıldığı, bu bölgenin kör belge olması ve güvenlik kameralarının bulunmaması sebebiyle özellikle tercih edildiğinin belirtilmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; arazide yapılan aramada ihbarla uyuşur şekilde su deposunun yanında kırmızı bir poşete sarılı vaziyette uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, sanıktan alınan kan ve idrar numuneleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde idrar incelemesinde uyutucu-uyuşturucu madde bulunduğunun belirtildiği, bunun üzerine Silifke Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verildiği, ancak sanığın karara uymadığı ve 09.09.2015 tarihinde uyuşturucu madde ile yakalandığı, bu olaya ilişkin olarak, olay tarihinde kolluk makamlarına yapılan isimsiz bir ihbar sonucu…. ve …’in uyuşturucu ticareti yaptıklarını, geçimlerini bu yoldan sağladıklarının bildirilmesiyle aynı gün saat 23:15 sıralarında mezarlık karşısında yer alan Kalenin şehir merkezine bakan etek kısmında …. plaka sayılı park halinde
bulunan araçların üzerinde oturan ….ve yanında bulunan …’in uyuşturucu maddeler ile birlikte yakalandıklarının anlaşıldığı, sanığın yapılan tahlillerde kanında ve idrarında uyuşturucu ve uyarıcı herhangi bir maddenin bulunmadığı belirtilmiş ise de sanığın uyuşturucu madde ile yakalandığının sabit olduğu ve bu şekilde yükümlülüklere uygun davranmayarak üzerine atılı suçu işlediği sonucuna ulaşılarak açılan kamu davsında sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
1. Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa usulüne uygun tebliğ edildiğine dair belgenin dosya içerisinde denetime açık bir şekilde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 03.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklere uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesi sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/706 Esas, 2016/196 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.